AnasayfaCategoryAvrupa

https://www.tourbulance.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Venedik-640x480.jpg

Birbirinden kanallarla ayrılmış 118 adanın üzerine kurulmuş romantik bir şehir Venedik. Doğal güzelliği, mimarisi ve sanat eserleri ile ün yapmış bir şehirdir. İrili ufaklı 400 kadar köprüsü ile İtalya turlarının vazgeçilmez bir destinasyonudur. Venedik Gezi Rehberi yazımızda gezilecek yerler, yeme içme kültürü ve gece hayatından bahsedeceğiz.

Venedik Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler

Birbirinden kanallarla ayrılmış 118 adanın üzerine kurulmuş romantik bir şehir Venedik. Doğal güzelliği, mimarisi ve sanat eserleri ile ün yapmış bir şehirdir. İrili ufaklı 400 kadar köprüsü ile İtalya turlarının vazgeçilmez bir destinasyonudur. Kanalları ve köprüleri nedeniyle “kanallar şehri” ve ayrıca dünyaca ünlü maskeleri ile birlikte “maskeler şehri” diye de anılmaktadır. Venedik Gezi Rehberi yazımızda Venedik’te gezilecek yerleri sizler için derledik.

Venedik Gezi Rehberi
Venedik Gezi Rehberi

Büyük Kanal

Büyük Kanal, Venedik’te su trafiğinin aktığı ana hattır. Kanal “S” şeklindedir, 3800 metre uzunluğunda ve yaklaşık 5 metre derinliğindedir. Saint Mark Basin – Santa Lucia tren istasyonu arasındaki bu su hattının genişliği ise ortalama 90 metredir.

Venedik’te ulaşım sağlarken mutlaka geçeceğiniz Büyük Kanal’ın etrafında 13. – 18. yüzyıllar arasında inşa edilen 170 kadar yapı bulunmaktadır. Genellikle zengin ailelere ait olan bu yapılar muhteşem Venedik manzarasına sahiptir. Kanal su hattı üstünde gondol, deniz otobüsü, özel bot, su taksisi gibi ulaşım araçları ile seyahat edilmektedir.

Büyük Kanal üzerinde Ponte Delgi Scalzi, Rialto ve Ponte dell’Accademia tarihi köprüleri yer almaktadır. Calatrava Köprüsü ise sonradan eklenen bir yapıdır. Kanal etrafındaki evler yapıldığı dönem ve yaşayış tarzlarının etkilerini göstermektedir. 10. yüzyılda ulaşım ve güvenliğin kolay olması nedeniyle kanal etrafındaki evler genelde tüccarlar tarafından kullanılmaktaydı.

Venedik’in görkemli geçmişinin izleri her yıl kanal etrafında düzenlenen gösteriler ile canlı tutulmaktadır. Bu organizasyonlardan en önemlisi Eylül ayında düzenlenen Regata Storica’dır ve Büyük Kanal boyunca kürek yarışları yapılır.

Rialto Köprüsü

Rialto Köprüsü, köprüler ve kanallar şehri Venedik’in en ünlü köprüsüdür. Şehrin sembollerinden olan bu köprü 16. yüzyılda yapılmıştır. Bir yarışma sonucunda eski köprünün yerine inşa edilen Rialto Köprüsü, öncesinde birçok kez tahta köprü inşa edilmiş fakat dayanıklı olmadığı için bu yapılar korunamamıştır. Örneğin; 1444 yılında Markizi’nin düğün kalabalığı nedeniyle o dönemdeki köprü çökmüştür. Şehirde en çok ziyaret edilen ve fotoğraflanan nokta olan bu yapı, çok uzun bir süre üzerinde yaya yolu ile ulaşım sağlanan tek nokta olmuştur.

Rialto Köprüsü üstünde ve civarında mücevher, ipek ve cam ürünler, hediyelik eşya satan irili ufaklı birçok dükkan bulunmaktadır. San Polo ve San Marco’yu birbirine bağlayan Rialto, inşa edildiği dönemde ticari amaçla kullanılsa da günümüzde daha çok turistik bir merkez halini almıştır.

San Marco Meydanı

San Marco Meydanı, Venedik’in en ünlü meydanıdır. Dünyanın en güzel meydanlarından biri olarak kabul edilen bu meydanın en görkemli yapıları meydanla aynı ismi taşıyan San Marco Bazilikası ve Torre dell’orologio isimli saat kulesidir. Napolyon’un “Avrupa’nın Resim Odası” olarak nitelendirdiği bu meydan 500 x 1000 metre ölçülerindedir.

Venedik’in en alçak noktalarından biri olan San Marco Meydanı, Ekim – Mart aylarında acqua alta adı verilen suyun yükselmesi durumu nedeniyle ziyaret edilemeyebilir. Tarihe tanıklık eden bu alan günümüzde festivaller, konserler ve çeşitli organizasyonlara ev sahipliği yapmaktadır. Şehrin dini ve politik merkezi olarak da kabul gören bu meydanda turistlere hitap eden dükkanlar, kafe ve restoranlar da bulunmaktadır. Şehrin en lüks otelleri ve moda markaları da burada bulunabilir.

San Marco Meydanı’nında görebileceğiniz diğer yerler arasında Cumhuriyet yönetim merkezi olan Dükler Sarayı, Aziz Mark’ın Çan Kulesi bulunur.

Torre dell’Orologio, 15. yüzyılın sonunda Venedik’te inşa edilen bir saat kulesidir. Efsaneye göre bu kulenin yapımı 3 yıl sürmüştür ve inşasında çalışan kişilerin gözleri buna benzer bir yapı yapmamaları için oyulmuştur.

San Marco Bazilikası

San Marco Bazilikası, Venedik’te bulunan en ünlü kilisesidir. Beş tane kubbesi olan bu büyük kilise bir Yunan haç planı üstüne yapılmıştır. Kubbede bulunan mozaikler Bizans mozaikleridir. Altın yaldızlı bu mozaikler nedeniyle bazilika “Altınların Kilisesi” adıyla da bilinir. Binanın İstanbul’un en ünlü yapılarından olan Ayasofya Müzesi baz alınarak yapılmış olması da dikkat çekicidir.

San Marco Bazilikası 9. yüzyılda yapılmıştır. Kilisede altın heykeller, cam işlemeleri ve oyma eserler görülebilir. Yapının dışı üç kısımdan oluşmaktadır. Beş kemerli mermer sütunların üstünde ilahiyat, kardinal heykeli ve savaşçı azizler heykeli vardır. Romanesk kabartmalar yapıda dikkat çeken diğer kısımlardandır. Eski Venedik düklerinin kilisesi olan bu yapının büyük bir kısmı 11. yüzyıldan kalmadır. Orijinali korunmuş olan Kuzey kapısı 13. yüzyıldan günümüze gelmiştir. Fakat dış cephesi 17. ve 18. yüzyıldan kalma öğelere sahiptir.

Saat Kulesi

St. Mark Meydanı’ndaki Saat Kulesi‘nin tarihi 15. yüzyıla kadar uzanıyor. Saatle birlikte bu Rönesans binası 1499 yılında inşa edilmiştir. Saatin mekanizması orijinali değildir, birkaç kez modernize edilmiştir.

Lion of Venice veya Virgin and Child gibi, kule birçok heykel ile süslenmiştir. İlginçtir, zamanın sayısal gösterimi hem Roma (saat) hem de Arapça (dakika) rakamlarla yapılmıştır.

San Marco Çan Kulesi

Aziz Mark’ın Çan Kulesi (Campanile di San Marco/ St. Mark’s Campanile) Venedik’te yer alan en yüksek yapılardan biridir. 99 metre yüksekliğindeki bu çan kulesinden San Marco Meydanı ve şehir manzarası izlenebilir.

9. yüzyılda yapılan Çan Kulesi sonrasında birkaç kez baştan yapılmıştır. Altın meleğin tepesine yerleştirildiği 16. yüzyıla kadar sürekli değiştirildi. Çan Kulesi’nde beş tane çan bulunmaktadır ve her birinin farklı bir işlevi vardır. Marangona günün başlangıç ve bitişini, Trottiera Maggior Consiglio üyelerinin acele etmesini, Mezza Terza Senatonun toplanacağını, Maleficio ise infaz ilanını işaret eder. Bu kule ayrıca adaba aykırı davrananların yukarı çekildiği bir yerdi.

Dükler Sarayı

Dükler Sarayı, Venedik’te bulunan bir saraydır. Gotik tarzda inşa edilen bu yapı her zaman yoğun ziyaretçi trafiğinin yaşandığı bir yerdir. Dükler Sarayı, 9. yüzyılda şato olarak inşa edilmiştir ve hükumet Venedik Cumhuriyeti’ni buradan yönetmiştir. Çıkan yangınlar nedeniyle birkaç kez baştan yenilenen saray, 1923 yılında müzeye dönüştürülmüştür. En temel halini ise 14. ve 15. yüzyıllarda almıştır. Sonrasında yapılan restorasyon çalışmaları bu çizgilere göre yapılmıştır.

Ahlar – İç Çekiş Köprüsü

Ahlar Köprüsü, Venedik’teki en ünlü köprülerden biridir. Adının ilginçliği ile dikkat çeken bu köprünün hikayesi eski zamanlarda mahkum edilen kişilerin duruşma ardından bu köprüden geçirilerek hapse girmesine dayanır. Köprü, 1602 yılında inşa edilmiştir. Beyaz kalkerden yapılan köprüdeki küçük pencerelerden çok küçük bir alan gözükmektedir.

Lord Byron tarafından 19. yüzyılda verilen bu ismin mahkumların Venedik’e son kez bakıp iç geçirmesinden kaynaklandığı söylenmektedir. Fakat aslında bu köprüden hafif suçlu mahkumlar geçirilmekteydi. Daha ağır suçlular Dükler Sarayı (Palazzo Ducale) altındaki kısma ya da dipteki kuyulara atılırlardı.

Köprü ile ilgili yerel bir inanışa göreyse gün batımında köprünün altında öpüşen çiftlerin aşklarının ölümsüz olacağı düşünülmektedir.

Santa Maria Della Salute Kilisesi

Santa Maria della Salute Kilisesi, 17. yüzyılda Meryem Ana’ya ithafen yapılan Venedik’te bulunan bir kilisedir. 17. yüzyılda veba nedeniyle Venedik nüfusunun 1/3’ü bu dönemde hayatını kaybetmiştir ve Santa Maria della Salute bu nedenle “Veba Kiliseleri” olarak adlandırılan dini yerlerden biridir. Bu kilisenin yapılarak Hz. Meryem’e ithaf edilme nedeni budur. Barok mimari eseri olan kilise, Vincenzo Scamozzi tarafından yapılmıştır.

Venedik Gezi Rehberi: Ne Yenir?

İtalyan mutfağının en bilinen yiyeceği makarnalardır. Şekillerine ve içlerine konulan malzemelere göre değişik adlar alırlar. İtalya’da yüzlerce makarna çeşidi bulunmaktadır. İtalya’da yemek sadece doymak için yenmez. Yemek aynı zamanda çok önemli bir sosyalleşme aracıdır. Venedik Gezi Rehberi yazımızda Venedik’te tadabileceğiniz lezzetleri sizler için derledik.

Pasta alla Carbonara

Bir spagetti çeşidi olarak anılsa da İtalyan geleneklerine göre spagettiden yapılması zorunlu değil. Kişisel tercihe göre herhangi bir makarnaya yumurta, peynir, domuz pastırması ve karabiber eklenerek yapılabiliyor.

Chicken Parmigiana

Tavuk göğsü ile rendelenmiş permesan peynirinin harika uyumu. Fırında pişirilen bu yemek, et sevenler için güzel bir damak tadı sunar. Dana eti veya pirzola şeklinde çeşitleri de vardır.

Osso Buco

Dana inciğinden yapılan bir İtalyan yemeğidir. Yağlanıp una bulanmış incik parçalarının kızartılmasının ardından diğer yan malzemeler, soğan, sarımsak, havuç, kereviz, defne yaprağı ile birlikte fırında pişirilmesi ile elde edilir. Üzerine domates sosu dökülerek servis edilir.

Minestrone

Kabak, ıspanak, soğan, havuç, pirinç, patates ve kuru fasulye bileşenlerinden oluşan vitamin deposu bir İtalyan çorbasıdır. Çorbaya ayrıca, fesleğen, sarımsak ve zeytinyağı karışımından oluşan bir de sos ilave edilir.

Carciofi alla Giudia

Romalı Yahudilerin tipik yemeği. Taze enginarların özel bir metotla kızartılmasıyla yapılır. Dışı kıtır kıtır, içi yumuşak ve sulu bir şekli vardır.

Fiori di Zucca

Kabak çiçeğinin ançuez ve mozerella ile doldurulup kızgın yağda kızartılmasıyla oluşturulur.

Bruschetta

Geleneksel anlamıyla fırınlanmış ekmeğe sarımsak sürüldükten sonra reyhan ve ince doğranmış domateslerin konulmasıyla yapılıyor. İtalyan tostu da denilebilir. Güzel bir atıştırmalık.

Filetti di Baccala

Fileto morina balığının kızartılmasıyla elde edilen çıtır çıtır ama çok da yağlı olmayan bir aperatif.

Panini

İtalyanlar sandviç konusunda ustadır ve pek çok sandviç çeşidi bulunur. Bunlardan biri de Panini’dir. Izgarada pişirilir ve en temel iki malzemesi domates ve maruldur. Jambon, pesto sosu vb. eklemeler yapılabilir.

Strozzapreti

Ev yapımı makarna.

Lasagna

Adını pişirildiği kaptan alsa da, makarna, et ve beşamel sosun kombinasyonundan oluşan leziz bir İtalyan yemeği.

Risotto

Et, tavuk veya sebze suyunda pişirilerek krema kıvamına getirilmiş bir tür pirinç pilavı. İtalyan mutfağının önemli yemeklerinden biri olan risotto, İtalya’da pirincin en yaygın tüketim şekillerinden biridir. Pek çok yörede pilava soğan ve şarap katılarak pişirilir.

Tortellini

İçi peynir veya kıyma ile doldurulan makarna çeşidi. Üzerine, ekşi sos veya domates sosu eklenir. Permesan peyniri ise olmazsa olmazıdır.

Suppli

Fransız kökenli bir kelime olan ‘sürpriz’ den türemiş aperatif bir yemek. Kızarmış pirinç topları içindeki erimiş mozarella lezzeti. Genelde bolonez sos ile servis edilir.

Gnocchi alla Romana

İtalyan buğdayı olan “semolina”, süt, yumurta sarısı ve muskat ile yapılıyor. Diğer Gnocchi’lerden farklı olarak, Roma usulü Gnocchi kaynatıldıktan sonra peynir eklenerek fırınlanıyor.

Coda alla Vaccinara

Sığır kuyruğunun soğan, havuç, pırasa, kereviz, defne yaprağı ve kekik ile haşlandıktan sonra domates sosuyla servis edilmesiyle elde ediliyor. Bütün lezzetlerin ve baharatların iç içe geçmesi için saatlerce pişiriliyor.

Pizza alla Romana

Roma usullü pizza ince çıtır çıtır bir hamurdan yapılmış, zeytinyağı ve biberiye ile renklendirilmiş bir pizza.

Tiramisu

Kahve, bisküvi ve Mascarpone adı verilen özel bir krem peynirle yapılır. Şekerini abartmadığınız sürece, yumuşak ve lezzetli bir kekiniz olur.

Panna Cotta

İtalyanların en lezzetli tatlılarından biridir. Kalın bir krema tabakası, yumurtanın sarısı ve balın karışımıyla yapılır. Fırında düşük ısıda pişirilir. Panna cottaya İtalyanlar “pişirilmiş krema” derler.

Ciambelle Al Vino

Şaraba bandırılarak yenilen bir çeşit bisküvi.

Crostata Di Ricotta

Tereyağı ile yapılan gevrek bir hamur ve bunun üzeri, meyve marmelatı, çikolata kreması, ya da ricotta bazlı bir krema ile kaplanılarak yapılan bir İtalyan tartı.

Gelato

İtalyan dondurması. İlk yapıldığında dağlardan gelen kar ile meyvelerin karışımıyla oluşmuş fakat günümüzde daha kremsi bir yapısı ve daha zengin bir lezzeti var.

Venedik Gezi Rehberi: Ne İçilir?

Venedik Gezi Rehberi yazımızda Venedik’te tadabileceğiniz içecekleri sizler için derledik.

Espresso

Koyu kavrulmuş, Türk Kahvesi kadar olmasa da, yeteri kadar ince çekilmiş İtalya’ya özgü bir kahve türüdür.

Cappuccino

Espresso ile sıcak sütün kaynatılmasıyla yapılan bir kahve türü.

Macchiato

Az miktarda genellikle köpürtülen süt içeren espresso kahve türüdür. İtalyanca’da macchiato “lekeli, “benek benek” anlamına gelir. Bu nedenle caffè macchiato ‘nun doğrudan çevirisi “lekeli kahve” ya da süt benekli kahvedir.

Mocha

Diğer adıyla mocaccino, caffè latte’nin çikolata aromalı çeşididir. Mocha’nın birçok çeşidi vardır. Mocha’da çikolata şurubu, tatlı kakao tozu, dövülmüş kakao kullanılabilir. Mocha koyu acı kakaolu veya sütlü çikolata içerebilir.

Fontana Candida Frascati

Hafif ve lezzetli bir şarap.

Prosecco

Adını üzüm ve şarabın üretildiği Trieste yakınlarındaki Prosecco köyünden alan bir beyaz şarap.

Bellini

Prosecco ve şeftali püresi veya nektar ile yapılan bir kokteyldir.

Grappa

Hacmen yüzde 35-60 alkol içeren, kokulu, üzüm bazlı bir prina brendi. Grappanın tadı, şarabınkine benzer, kullanılan üzümün türüne ve kalitesine ve ayrıca damıtma işleminin özelliklerine bağlıdır.

Aperol Spritz

Şarap temelli bir kokteyldir.

Campari

Alkol ile sudaki bitki ve meyve infüzyonundan elde edilen bir aperatif olarak kabul edilen likördür. Koyu kırmızı rengi ve acımtırak tadı vardır.

Negroni

Cin, vermouth rosso ve portakal kabuğu ile süslenmiş bir kısmı Campari’den oluşan popüler bir kokteyldir.

Vermouth

Alkolle takviye edilerek güzel kokulu bitki ve baharatlarla aromatize edilmiş bir tür şaraptır.

Martini

Beyaz şaraba şeker, alkol, su, karamel, baharat ve güzel kokulu bitkilerin eklenmesiyle hazırlanan içkidir.

Limoncello: Limon likörü.

Peroni, Moretti, Menabrea: Yerel bira markaları.

Te: Çay

Venedik Gece Hayatı

Genelde romantik kanal turları ve kültür turları ile popüler olan şehirde gece hayatı da oldukça renklidir. Birbirinden eğlenceli çeşitli bar, pub ve clublarda keyifli vakit geçirilmektedir. Venedik Gezi Rehberi yazımızda Venedik’te gece hayatı mekanlarını sizler için derledik.

Bacaro Caz

Canlı ve neşeli bu kokteyl bar, bir restoranla birleştirilmiştir. Rialto Köprüsü’ne sadece iki dakika yürüme mesafesindedir. Genç ve trendy görünen bu bar, eşsiz bir kokteylle damak zevkinizi şımartır. Bira ve şarap çeşitleri kapsamlı olduğu kadar seçmedir de. Gün içinde açık olduğu saatler 13.00 ile 02.00 arasındadır.

Akropol

Venedik’in ana kısmında gerçek gece kulüpleri yoktur, ancak Lido bölgesinde gece partilerine dair mekanlar bulunmaktadır. Buradaki yerlerden biri olan Akropol, 70’lerden günümüze müzik ziyafetleri sunar.

Piccolo Mondo

Burası Venedik’in ünlü dans mekanlarından biridir. Kesinlikle bir gece kulübü olduğu söylenememesine rağmen bir bara göre daha çok disko müzik çalıyor ve dans pisti bulunuyor. Piccolo Mondo, saat 04.00’e kadar hizmet vermektedir.

Venedik Caz Kulübü

Santa Margherita ve Santa Barnaba arasında yer alır. Canlı caz kulübünde, pazartesi-cumartesi arası düzenli olarak yerel ve uluslararası müzisyenler sahne alırlar. Yer bulma sıkıntısı çekmemek, önceden online rezervasyon yapılmalı.

Scuola Grande San Rocco

Tintoretto’nun çok sayıda çalışmasının da içinde bulunduğu bu önemli yapılar eşsiz sanat çalışmalarıdır. Adını aldığı bitişiğindeki kilise Scuola ile birlikte yerel müzisyenler tarafından icra edilen klasik müzik, güzel sanatlar turu ve kültür geceleri için kapılarını açar.

Gran Teatro La Fenice

Bu muhteşem tiyatro 1700’lerin sonlarında inşa edilmiştir. 1996’da bir yangında harap olmuş, ancak restore edilerek birkaç yıl içinde eski ihtişamına kavuşmuştur. Venedik mimarisinin ilham verici bir parçası olan bu mekan yıl boyunca opera, klasik müzik konserleri ve bale performanslarına ev sahipliği yapar.

Diğer şehir rehberleri için Şehir Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz…

https://www.tourbulance.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Barselona-640x480.jpg

Akdeniz’in incilerinden, İspanya’nın Madrid’den sonraki en büyük şehri Barselona, Tourbulance ile Otobüsle Avrupa Turu kapsamında gezdiğimiz popüler noktalardan biri. Barselona Gezi Rehberi yazımızda gezilecek yerler, yeme içme kültürü ve gece hayatından bahsedeceğiz.

Barselona Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler

Akdeniz’in incilerinden, İspanya’nın Madrid’den sonraki en büyük şehri Barselona, Tourbulance ile Otobüsle Avrupa Turu kapsamında gezdiğimiz noktalardan biri. Son yıllarda popüler bir şehir olarak yılda 8 milyonun üzerinde ziyaretçi almaktadır. Barselona’yı ziyaret edecekler için görülmesi gereken birçok nokta bulunuyor. Barselona Gezi Rehberi yazımızda Barselona’da gezilecek yerleri sizler için derledik.

Barselona Gezi Rehberi
Barselona Gezi Rehberi

Sagrada Familia

Yapımına 1882 yılında başlanan, mimar ve kiliseyi yaptıran vakıf arasında fikir ayrılıkları oluşunca Katalanlar’ın gururu mimar Gaudi’nin tabiri caizse kendini işe adamasıyla yıllarca devam eden ve hala hem faaliyette olup hem de inşaat alanı olan bir kilise, Sagrada Familia. Barselona ziyaretlerinde mutlaka görülmesi gereken yapılardan. Halktan toplanan paralar ve turist ziyaretine açıldıktan sonra gelen giriş ücretleri ile yapımının 2030’da bitmesi planlanıyor. Dolayısıyla halk arasında “bitmeyen kilise” olarak da biliniyor.

Park Güell

Bahçe-şehir olarak tasarlanmasına rağmen daha sonra şehir parkına dönüştürülmüş rengarenk bir yer Park Güell.. İçerisinde evler, birçok etkinlik için toplanılacak bir meydan ve bahçeler 1914 yılında yarım bırakılmış ve 1922’de halka açılmış. Parka girildiğinde sanki bir masalın ortasına dalmış gibi bir his uyandırıyor.

Casa Mila

1900’lü yıllara başlarken şehrin varlıklı kişilerinden Pere Mila ve ailesi için mimar Gaudi tarafından yapılmış 8 katlı bir apartman. Taş ocağı ismiyle de tanınan bu yapı, iki avlu etrafında dalga şeklindeki formuyla, doğal taşların biçimlendirilip kullanılmasıyla ve ağır demir işçiliği içeren ön cephesiyle dikkatleri direkt üzerine çekiyor. Ayrıca bu yapı Barselona’nın ilk yeraltı kapalı otoparkına sahip. Çatısında her ne kadar insana garip gelen heykel bahçesini andıran bacalar olsa da Casa Mila‘daki şehir manzarası efsane.

Casa Batllo

Sanayici Josep Batllo’nun isteği üzerine 1906 yılında tamamlanan Casa Batllo, ilk katında yer alan balkonlardaki sütunlardan dolayı “Kemikler Evi” olarak da anılmaktadır. Salvador Dali, ön cephedeki duvarları ve pencereleri “gölün sakin suları”na benzetmiştir. 2005 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren yapının dikkat çeken bir bölümü de ön cephenin üst kısmında çatıyı kaplayan ve bir sürüngenin sırtını andıran dik, dar ve renkli şekildeki Ejderha Sırtı’dır.

La Rambla Caddesi

Şehirlerin olmazsa olmazlarından caddeler, mutlaka halkın ve o şehri ziyaret eden insanların akın ettiği mekanlardır. Barselona’da yerel halkın ve turistlerin ziyaret etmekten bıkmayacağı, sosyal hayatın kalbi olan La Rambla Caddesi ise mağazalar, cafe, bar ve restoranların bulunduğu uğrak bir yer. Katalonya Meydanı ve Kristof Kolomb heykeli arasındaki bu cadde Tourbulance ile Otobüsle Avrupa Turu kapsamında ziyaret edilecek yerlerden.

Mercat de La Boqueria

Şehir ve çevresinde yetişen taze sebze ve meyvelerin, et-balık çeşitlerinin, çiftlik ürünlerinin satıldığı sadece Barselona değil İspanya’nın da en ünlü kapalı pazarıdır Mercat de La Boqueria. La Rambla Caddesi üzerinde yer alan bu pazarda taze meyve sebze dışında yemek yemek de mümkün. Katalan mutfağının tadına bakmaya cadde üzerindeki bu pazardan başlayabilirsiniz. Pazarın tarihi bazı kaynaklara göre 1217 yılına kadar uzanıyor. Yerel halk kadar Barselona’yı ziyarete gelen turistler de bu pazara ilgi gösteriyor.

Barri Gotic

Barselona şehrinin kalbi ve tarihinin başladığı kısım olan Gotik Mahallesi’ndeki bir çok yapı 11. yy. ile 16. yy.lardan kalma. Katalonya Hükümet Binası, Barselona Belediye Binası ve Barselona Katedrali bu bölgede yer alıyor.

Poble Espanyol

Montjuic Tepesi’nde yer alan açık hava müzesi olarak adlandırılan İspanyol Köyü. Ülkedeki ünlü binaların ve caddelerin küçük ölçekli replikalarıyla oluşturulmuştur. Köyde tüm İspanya’daki 117 özel binanın kopyası bulunmakta ve bu binalar zamanın mimar ve sanatçıları tarafından yapılmış. Ana meydanda kafeler, çevre sokaklar ve ara yollarda el sanatları için kırka yakın atölye bulunmaktadır. Yöre halkından zanaatkarlar tarafından el işi cam-seramik, Toledo kakmaları ve Katalan işi bez sandaletleri bulunabilir.

Tibidabo

Barselona şehrine hakim, üzerinde 1902 yılında yapımına başlanan 60 yılda tamamlanan Kutsal Yürek Kilisesi’nin bulunduğu 512 metre yüksekliğe sahip bir tepe. Konumu sebebiyle ziyaretçilerine doğal güzelliklere ek olarak panoramik şehir manzarası da sunuyor. Tepede ayrıca eski moda oyuncakların çalışmakta olduğu Parc d’Atraccions del Tibidabo yer alıyor.

Barceloneta

Ciutadella’daki kalenin yapımından dolayı evlerinden olan insanlara yer sağlamak için 1753 tarihinde tasarlanan küçük restoranları ve kafeleriyle ünlü olan, limanın yanında dar sokakları, küçük meydanları ve eski barlarıyla geleneksel bir yapıya sahip semttir. 18. Yy.dan bu yana daha çok işçi ve balıkçıların yaşadığı bölgede her odasının sokağa bakan bir penceresi bulunan iki üç katlı evler ile samimi bir mahalle ortamı yaratılmıştır. Ayrıca şehir merkezine en yakın plaja sahip Barceloneta‘ya gelip bir de denize girebilirsiniz.

Barselona Katedrali

Şehrin en önemli dini yapılarından olan Barselona Katedrali’nin, önce bir Roma tapınağı daha sonra da bir cami olan temellerin üzerindeki yapımına 1298 yılında başlanmıştır. 20. Yy.nın başlarında tamamlanmış olması nedeniyle 7 yüzyıllık bir döneme dair semboller ve mimari ile doludur. Katalan gotik mimarisini en iyi örneklerinden biri olduğu düşünülmektedir. Şu an aynı zamanda başpiskoposluk merkezidir.

Picasso Müzesi

Pablo Picasso daha hayattayken adına açılan ilk müze olma özelliğini taşıyan bu kültürel tesis, sanatçının hayatının bir dönemini geçirdiği ve Orta Çağ’da malikane olarak kullanılmış Palacio de Berenguer d’Aguliar içerisinde faaliyet göstermektedir. 1963 yılında kapılarını ziyaretçilerine açmıştır. Pablo Picasso’nun tanınmış eserlerinden daha çok ilk dönem çalışmaları sergilenen bu tesis tüm dünyadaki en önemli ve büyük koleksiyona sahiptir.

Camp Nou Stadyumu

Barselona Futbol Kulübü’nün maçlarını oynadığı, 55 bin metrekarelik bir alana kurulu olan, 99.354 kişi kapasiteli bir stadyumdur. Futbol meraklılarının mutlaka görmek isteyeceği bu stadyumda ayrıca Barselona Kulübü’nün tarihini, kazandığı kupaları ayrıca tarihe geçen futbolcuların hatıralarını görsel ve işitsel sunumlarla ziyaretçilerine sunan müze ile hediyelik eşya mağazası bulunuyor.

Barselona Gezi Rehberi: Ne Yenir?

Genel olarak İspanya kendine has lezzetler barındırsa da Barselona hem Katalan halkının yemek kültürüne hem de Endülüs’ten kalma lezzetlere ev sahipliği yapıyor. Tourbulance ile Otobüsle Avrupa Turu kapsamında şehri gezerken yiyebileceğiniz atıştırmalıklardan, sabah, öğle ve akşam yemekleri için çeşitli lezzetlere rastlamak mümkün. Barselona Gezi Rehberi yazımızda Barselona’da tadabileceğiniz lezzetleri sizler için derledik.

Churros, Empanada, Merendas, Pasteles, Belem, Pan de Dios sabah işe giderken kahvaltı yerine veya gece partiden sonra eve giderken insanların yediği atıştırmalık hamurişleridir. Churros, kızartılmış bir hamur işidir. Empanada, mantar ve biftek ile yapılır, Merendas, Pasteles, Belem, Pan de Dios ise domuz eti ve peynir içermektedir. Bocadillos ise bir sandviç çeşididir. Genelde iki çıtır baget ekmeğin içerisine peynir, et, tortilla veya omlet koyulur.

Tapas

Her türlü ana yemeğin yanında tüketilen birçok çeşidi olan aperatif bir yiyecektir.

Tomaquet

Zeytinyağı, peynir ve domates ile lezzetlendirilen ekmek dilimleridir. Lezzetli Katalan atıştırmalıklarından.

Paella

Pirinç, sebze, tavuk, ördek, tavşan etleri ve fasulyeden oluşan, pirinç, deniz ürünleri ve sebzelerden oluşan ve pirinç, tavuk, deniz ürünleri, sebze, zeytinyağı ve safran içeren şeklinde olmak üzere 3 çeşidi bulunan bir ana yemektir.

Gazpacho

Domates, zeytinyağı, sarımsak, salatalık ve ekmek dilimleriyle hazırlanan ve soğuk servis edilen ünlü İspanyol çorbasıdır.

Solomillo

Dana ızgara biftek.

Xai estefat amb Pesols

Bezelyeli kuzu eti. (sulu yemek tarzında)

Suquet de Peix

Kabuklu deniz mahsullü yahni / çorba.

Pescaditos Fritos

Hamsi cinsi balık tava.

Mar y Muntanya

Et ve deniz ürünlerinin bir arada kullanıldığı yemekler.

Esqueixada

Biber, domates, soğan, kırmızı şarap, sarımsak ve bir mezgit çeşidi ile yapılan salatadır.

Escalivada

Izgara edilmiş sebzelerin, zeytinyağı ve bazı yemişler ile servis edilen halidir.

Allioli

Zeytinyağı ve sarımsak ile ile hazırlanan bir sos çeşididir.

Crema Catalana

Fransız Krema Brulee’ye benzeyen şeker, yumurta, tarçın ile yapılan bir tatlı türüdür.

Mato

Tuzsuz keçi peynirinin bal ve fındık ile servis edildiği tatlı çeşididir.

Panellets

Badem, yumurta ve çam fıstığı ile hazırlanan top şeklinde servis edilen tek lokmalık tatlıdır.

Barselona Gezi Rehberi: Ne İçilir?

İspanya’da alkollü veya alkolsüz bir şeyler içmek için çok fazla seçenek mevcut. Barselona Gezi Rehberi yazımızda Barselona’da tadabileceğiniz içecekleri sizler için derledik.

Cava

Soğuk içilen köpüklü beyaz veya pembe şarap, şampanya ile aynı şekilde üretilir.

Sangria

İspanya’ya has şaraptan yapılan bir pançtır. Sıcak yaz günlerinin gün boyu içilen en popüler içeceklerindendir.

Moscatell Şarabı

Emporda bölgesinin muskat üzümünden yapılan bu tatlı beyaz şarap diğer muskat şaraplarından daha kıvamlıdır. Yemek öncesi değil yemekle birlikte veya yemek sonrası içilir.

Horchata

Valencia’ya has bu içecek yer bademi, susam tohumu, pirinç, şeker ve su karışımı ile yapılır. Soğuk olarak ve genelde tatlı bir çörekle birlikte tüketilir.

Estrella Damm ve San Miguel Katalan birası, Cruzcampo, Mahou ve Alhambra diğer İspanyol biralarıdır.

Tinto de Verano

Buzlu kırmızı şarap ve limonata karışımı bir içecektir.

Calimocho

Kırmızı şarap ve kola karışımı bir içecektir.

Rebujito

Endülüs’te türemiş beyaz şarap veya sherry ile gazoz karışımı bir içecektir.

Cremat

Havaneres gecelerine özel hazırlanan romlu kahve.

Cafe con Leche, sütlü kahve.

Cafe Solo, espresso.

Te Negra/ Te Clasico, siyah çay.

Cacaolat, popüler bir milkshake markasıdır.

Barselona Gece Hayatı

Gece hayatı denince akla gelen Londra, Berlin, Paris, Amsterdam gibi şehirleri geride bırakmayacak kadar hareketli gece hayatıyla, pub ve gece kulüpleri, canlı müzik mekanları ve ünlülerle denk gelinebilecek lüks lounge kulüplerinde vakit geçirebilirsiniz. Barselona Gezi Rehberi yazımızda Barselona gece hayatı mekanlarını sizler için derledik.

Dry Martini Coctail Bar

Barselona’nın en ünlü barmeni Javier de las Muelas tarafından işletilen klasikleşmiş bu bar dünyanın en iyi 20 kokteyl barından biri seçilmiştir. Loş ışık ve beyaz takım elbiseli şık barmenlerle kendinizi film sahnesinde hissedeceğiniz bu bar, ağırlıklı orta yaş kitleye hitap eder.

El Bosc de les Fades

La Rambla’nın bitimine yakın bu büyükçe bar şehrin en tuhaf barlarından biri. İçeriye girdiğinizde kendinizi karanlık bir ormanda bulacak hatta biraz sabrederseniz gök gürültüsü ve yağmur sesleri ile bir yere saklanmak isteyeceksiniz.

Razzmatazz

Şehrin ilk, en eski ve en önemli müzik kulübüdür. Çok iyi ses sistemi ile dünyaca ünlüdür. Son derece geniş bir alanda, farklı büyüklüklerde beş ayrı bölümden oluşur.

Sidecar Factory Club

Turistlerin de rağbet ettiği La Rambla’ya çok yakın bu bodrum mekanında “indie, rock ve blues” konserleri dinleyebilirsiniz. Konser sonrası mekan kulüp olarak devam eder.

Bikini

Les Corts semtinde, bulunması biraz zor olan sakin bir sokakta yer alan, her zaman tıka basa dolu bu modern gece kulübü konser ve kulüp mekanı olarak ikiye ayrılmıştır. Çok iyi ses sistemi ile tanınır. Caz, Hip Hop konserleri ve ilginç dans gösterileri ile şehrin en popüler kulüplerinden biridir. Barselona gece hayatının bir klasiğidir.

Carpe Diem Lounge Club

Her gün restoran olarak 23:30’a dek, Lounge Club olarak ise 00:00-03:30 arası açıktır. Giriş Ücreti; 40 €. Plaja ve denize bakan şehrin en pahalı kulüplerinden biridir. Kıyafet kodu vardır ve şansınız varsa müşteriler arasında dünyaca ünlü futbolcuları dahi görebilirsiniz. Oryantal tarzda egzotik bir dekora sahip mekanda iki kişilik yatakların bulunduğu bölümlerden birini 150 € karşılığı kiralayabilirsiniz. Bir çok kimse yakınlardaki Opium ve Shoko’ya gitmeden önce buraya uğrar. Terastan deniz manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz. Günlük kıyafetle içeriye alınmayabilirsiniz.

Catwalk

Perşembe-Pazar 00:00-06:00. Giriş Ücreti; 15-18 €. Gençlerin şık kıyafetlerle geldiği ağırlıklı house ve tekno müzik çalan bu 1000 kişi kapasiteli gece kulübü iki katlıdır. Lounge alanı da vardır ve Arts Hotel’in altındadır.

Club Opium

İnternet üzerinden misafir listesine kayıt olursanız 02:00’ye dek giriş ücretsiz. Plajın hemen önünde, elektronik müzik çalan şehrin en cool klüplerinden biri. Restoran, lounge ve açık hava bölümleri var.

Barselona akşamlarının bir vazgeçilmezi olan flamenko izlemeden dönmek istemeyenler için;

Tablao de Carmen, (Poble Espanyol) İspanya’nın en ünlü flamenko sanatçısı Carmen Amayo‘nun adını taşıyan bu flamenko kulübü Barcelona’nın en köklülerinden biridir. 150 kişilik mekan Plaça de Espanya’da Sihirli Havuz “La Font Magica” yakınındaki Poble Espanyol’un içindedir. Kulübün tarihi Sevilla Panayırı’ndan esinlenmiş otantik bir dekoru vardır. Yemek servisi de vardır, Endülüs içeceği tatlı sherry veya sangria ise ücretsizdir. 1 saat süren iki show yapılır. Saat 16:00’dan sonra giderseniz “Poble Espanyol”a ücretsiz girip küçük bir İspanya gezisi de yapabilirsiniz.

Palacio del Flamenco, 2006’da açılan ve eski bir tiyatro salonundan çevirme bu yeni flamenko salonu 450 kişilik kapasitesi ile Barcelona’nın en büyük Flamenko kulübüdür. Her akşam 18:40’tan itibaren yemekli veya yemeksiz üç performans vardır. Farklı fiyatlardaki farklı yemek menülerinden dilediğiniz birini de alabilirsiniz. Yemekler şov öncesidir. Biri 40 dakika diğer ikisi ise 60’ar dakika süren performansların her biri farklı konseptlerdedir ve ortalamanın üzerinde beğeni alır.

Barselona’da Çekilmiş Filmler

Barselona Gezi Rehberi yazımızda baş rolünde Barselona yer alan filmler ile sokaklarında, mekanlarında kaybolacağınız filmleri sizler için derledik.

A Gun in Each Hand, 2012

Çoğunlukla La Ribera bölgesinde geçen filmde orta yaş krizine giren 40’lı yaşlarındaki bir grup arkadaşın hikayesi konu ediliyor.

Biutiful, 2010

Javier Bardem’in başrolde oynadığı filmde, yönetmen Alejandro González Iñárritu, Barselona’nın kenar mahallelerinde Uxbal’ın duygusal ve ruhani çalkantılarına tanıklık ediyoruz.

Vicky Cristina Barcelona, 2008

Woody Allen’in yönetmenliğini yaptığı filmde Scarlett Johansson, Penelope Cruz ve Javier Bardem gibi önemli isimler yer alıyor. Filmde Vicky ve Christina yazlarını geçirdikleri İspanya’da önemli bir sanatçı ve onun eşiyle tanışırlar ve bu insanlar arasında sıra dışı bir ilişki gelişir.

Perfume: The Story of Murderer, 2006

Oldukça farklı bir polisiye olan film Patrick Süskind’in romanından uyarlandı. Film, bütün dönemlerin en başarılı ve ilgi çekici cinayet filmlerinden biri olarak kabul ediliyor.

El Taxista Ful, 2005

Filmde, taksi şoförü José’nin zorlu yaşamı konu ediliyor.

El Gran Gato, 2003

Ventura Pons’un yönettiği müzikalde sanatçı Javier Patricio’nun yaşamı konu ediliyor.

L’Auberge Espagnole (The Spanish Apartment), 2002

İspanyolca öğrenmek için İspanya’ya gelen Xavier’in etrafında dönen olayları konu edinen filmde aynı dili konuşmasalar bile insanlar için aşk ve dostluğun ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.

Barcelona, 1994

Barselona’da karşılaşan iki Amerikalı kuzen, iki kızla karşılaşırlar ve hayatları tamamen değişir. Filmde aşkla birlikte çok farklı konular da birlikte işlenmektedir.

Gaudi Afternoon, 2001

Yaşamına Barselona’da devam eden Cassandra’nın sıradanlaşan hayatı, karşısına çıkan Amerikalı Frankie’nin yaşamına girmesiyle değişir.

Diğer şehir rehberleri için Şehir Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz…

https://www.tourbulance.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Ljubljana-2-640x480.jpg

Tourbulance Büyük Avrupa Turu’nda Venedik’ten sonra Avrupa ve Balkanlar’ın refah seviyesi yüksek ülkelerinden biri olan Slovenya’nın başkenti Ljubljana’ya gidiyoruz. Ljubljana Gezi Rehberi yazımızda gezilecek yerler, yeme içme kültürü ve gece hayatından bahsedeceğiz.

Ljubljana Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler

Tourbulance Büyük Avrupa Turu’nda Venedik’ten sonra Avrupa ve Balkanlar’ın refah seviyesi yüksek ülkelerinden biri olan Slovenya’nın başkenti Ljubljana’ya gidiyoruz. Gölleri, şelaleleri, dağları, ormanları, mağaraları ve bir çok doğal güzellikleriyle gezilecek bir çok noktaya sahip bir şehir. %75’i ormanlarla kaplı bir ülke olan Slovenya, “Avrupa’nın doğal parkı” olarak, Ljubljana ise kelime anlamı dolayısıyla “sevilen” olarak anılıyor. Ljubljana Gezi Rehberi yazımızda Ljubljana’da gezilecek yerleri sizler için derledik.

Ljubljana Gezi Rehberi
Ljubljana Gezi Rehberi

Ljubljana Kalesi

Ljubljana’da en çok ziyaret edilen noktalardan bir tanesi olup, 375 metre yüksekte bir tepeye 11. Yy.’da yapıldığı düşünülmektedir. Açık havalarda kale manzarası çok güzeldir. Ljubljana Kalesi‘ne yürüyerek veya füniküler ile çıkılabilmektedir. Avluyu gezmek ücretsiz olup içeride Sloven yemekleri yenilebilecek bir de restoran bulunuyor.

Ejderha Köprüsü

Şehrin simgesi ejderha olunca ejderhaları her yerde görmek mümkün. Güç ve cesareti simgeleyen ejderhalar nehir kenarında yürüyüş yaparken kesinlikle dikkatinizi çekçektir. Bir rivayete göre bakire kızlar köprüden geçerken ejderhalar kuyruk sallarmış. 1895 depreminde zarar gören Kasaplar Köprüsü’nün yerine inşa edilen ve 1901 yılında kullanıma açılan Ejderha Köprüsü, Vodnik Meydanı’ndaki pazaryerinin kuzeyinden şehrin modern bölümüne bağlantı sağlamakta ve Dünya’da betondan yapılan ilk köprü olduğu söylenmektedir. Köprünün bağlantı noktalarına yapılan ejderha heykelleri ile şehrin en çok fotoğrafının çekildiği yerlerden biri.

Üçlü Köprü

Ljubljana da bir çok Avrupa şehri gibi ortasından geçen bir nehirle ikiye ayrılmış durumda. Nehrin üzerindeki bir çok köprüden en popüleri ise Üçlü Köprü diye bilinen ve şehrin eski kısmını Preseren Meydanı’na bağlayan köprüdür. 1931 yılında var olan köprüye bir  yaya yolu daha eklenerek şimdiki halini almış. Köprü, yaya ve bisiklet ulaşımına açık ve şehirde bir buluşma noktasıdır. Güzel havalarda bir çok sokak sanatçısını burada görebilir ve Ljubljana Nehri’ni seyredebilirsiniz.

Preseren Meydanı

Slovenya’nın ulusal marşının yazarı olan ulusal şair France Preseren’den adını alan meydan, şehrin ana meydanı ve buluşma noktasıdır. Preseren Meydanı‘nın bir köşesinde şairin heykeli de bulunmaktadır. Meydandaki en gösterişli yapı Fransız Kilisesi’dir. Ljubljana’da festival, yürüyüş ve çeşitli etkinlikler bu meydanda gerçekleşir.

Fransız Kilisesi

Fransız Kilisesi, pembe rengiyle Preseren Meydanı’nın en çok dikkat çeken yapısıdır. Aziz Francis’in kurduğu Fransizkan tarikatının öncülüğünü yaptığı kilise tarikatın geleneğine uygun olarak somon pembesi renginde yaptırılmıştır. İlk olarak eski bir kilisenin yerine 1646-1660 yılları arasında inşa edilmiş daha sonra geliştirilip şimdiki görünümünü almıştır.

Metelkova

Zamanında Yugoslavya ordusuna ait kışla benzeri bir yer olan Metelkova adlı bölge, 1991 yılından sonra belli bir grup tarafından sosyal merkez haline getirilmiş. İçerisinde sanat galerileri, barlar, tasarım stüdyoları, konser alanları vb. etkinlik yapıları mevcut. Akşam saatlerinde insanlar bu bölgeye akın ediyorlar ve çeşitli konserler izleyip barlarında eğleniyorlar. Turistler ve Erasmus öğrencileri hatta yerel halk bile geceleri bu bölgede takılıyor.

Belediye Binası

Şehir merkezinde kale bölgesinde yer alan Belediye Binası 1484 yılında inşa edilmiş. Ljubljana’nın kendine özgü sokaklarının arasında bulunan bu binanın 4 avlusunda kardeş belediyelerin düzenlediği şehir sergilerinden amatör sanatçıların güzel sanatlarla ilgili çalışmalarının gösterimine kadar pek çok farklı etkinlik ile karşılaşabilirsiniz. Belediye binasında ayrıca Ljubljana’yı nasıl geliştirdikleri hakkında bilgi veren bir dev dijital ekran var.

Aziz Nicholas Katedrali

Ciril Metedov Meydanı’nda bulunan 1707 tarihinden beri ayakta duran ikiz kuleli, yeşil kubbeli bu katedral, 18. Yy.’da gotik tarzdaki kilisenin yerine barok stille yeniden inşa edilmiş. Güney duvarındaki oyuklara yerleştirilmiş kumtaşı heykeller ve freskler ile yine güney tarafında yer alan demir kabartmalı Cennet Kapısı olarak adlandırılan kapı ile en çok ilgi çeken yapılar arasında.

Cumhuriyet Meydanı

Slovenya’nın 1991 yılında bağımsızlığını ilan ettiği, yakınındaki Ursuline Manastırı’nın bahçelerinin bulunduğu alana 1960 yılında inşa edilmiştir. Meydanın yakınlarında parlamento binası, yeraltı alışveriş merkezi veya illüzyon müzesini görebilirsiniz.

Tivoli Parkı

Ljubljana’nın, Avrupa’nın en yeşil şehirlerinden biri olmasının sebebi de belki de bu park. Şehir merkezine çok yakın bir bölgede olan ve beş kilometre karelik bir alana sahip bu park 1813 yılında birkaç farklı parkın birleştirilmesiyle oluşturulmuş. İçerisinde çeşitli ağaç ve kuş türlerini barındıran bu parkı bisikletle gezebilir ve keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Slovenya Ulusal Müzesi

Slovenya’nın en eski ve en büyük müzesi olan bu yapı 1821 yılında kurulmuştur. Tivoli Parkı’nın yakınındadır. Taş Devri’nden Roma dönemine kadar bir çok eseri bünyesinde barındırır. 400.000’den fazla eser bulunan ve Slovenya tarihini merak edenler için görülmesi gereken bir noktadır.

Bled Gölü

Alpler ve eteğindeki Bled Gölü, Slovenya’daki gizli cennet olarak adlandırılıyor. Tourbulance Büyük Avrupa Turları’nda misafirlerin çok sevdiği bir destinasyon olan ve aslında bir buzul gölü olan Bled, deniz seviyesinden 475 metre yüksekte bulunuyor. Gölün en derin noktası 30 metre. Çok fazla büyük olmayan bu gölün ilgi çekici noktalarından biri de ortasındaki ada. Tourbulance Büyük Avrupa Turu’nda uğrayacağımız Bled Gölü’ndeki bu küçük ada Slovenya’nın tek adası. Göz yaşı damlası şekline benzetilen ada, Bled şehrinin ilgi çekici noktası ve fotoğraflarının ana odağıdır. Gölün ortasındaki bu küçük adaya ulaşmak için “Plenta” adı verilen gondol tarzı kürekli kayıklar kullanılıyor. Adaya gidiş dönüş ulaşım ücreti yaklaşık 12 euro ve hareket edebilmek için minimum 10 kişi olmak gerekiyor. Adaya varıldığında 17. Yy.’da yapılmış bembeyaz boyanmış olan Assumption Kilisesi ziyaretçileri karşılar. Rivayete göre eğer erkek eşini bu merdivenlerden kucağında taşıyarak çıkarırsa, bu o çiftin iyi bir evliliğe adım attığına yorumlanırmış.

Ljubljana Gezi Rehberi: Ne Yenir?

Çevresindeki ülkelerin ve biraz da Akdeniz etkisi altında kalan Slovenya, et yemekleri ağırlıklı bir mutfağa sahip. Önden çorba sonra ana yemek ve salata tarzında, ülkemize yakın bir yemek kültürleri var. Aynı zamanda oldukça geniş deniz ürünleri menüsüne de sahipler. Ljubljana Gezi Rehberi yazımızda Ljubljana’da tadabileceğiniz lezzetleri sizler için derledik.

Kahvaltıda genel olarak fırından yeni çıkmış taze ekmek, yumurta çeşitleri, et ürünleri, ev yapımı marmelatlar, bal, tereyağı servis edilir. Çocuklar ve gençler için popüler kahvaltı türü mısır gevreği çeşitleri ile süttür. En eski geleneksel kahvaltıda ise elma, domuz pastırması ve sütlü lapadır fakat artık çoğu yerde servis edilmemektedir.

Plaçinke

Balkanlar’da ve Slovenya’da yaygın, kahvaltılar veya kahve eşliğinde servis edilen bir çeşit krep. Yapılırken içerisine ceviz koyulur, üzerine sıcak çikolata veya reçel sürülüp yenebilir.

Burek

Öğle yemeğini ayak üstü geçiştirmek isteyenlere gezerken iyi bir atıştırmalık. Aslında herkesin bildiği bir yiyecek. Börek, ıspanaklı, patatesli, kıymalı, peynirli.

Kraski Prsut

Havada kurutulmuş bir çeşit İtalyan kökenli jambon çeşididir. Yemeklerden önce şarap ve peynir ile servis edilen atıştırmalıktır.

Burger

Yerel yemekler dışında alternatif bir yiyecek türü. Daha büyük köfteleri, farklı baharatlarla harmanlanmış ekmekleri, patates kızartması ve ev yapımı lezzetli soslarıyla güzel bir atıştırmalık.

Goulash

Orta Avrupa’da karşınıza sıkça çıkacak bir çorba çeşidi. Gulaş – “KUL AŞI” olarak çıkış noktasının Osmanlı’dan olduğu söylenmektedir. Genelde ekmeğin içerisinde servis edilir ve bolca etlidir. İçerisinde patates, havuç, soğan, çeşitli etler olabilir. İsteğe göre tek çeşit etten de yapılır. Çok lezzetli ve doyurucu bir çorbadır.

Gobova Juha

Karışık mantarlar ile birleştirilip hafif bir kremayla servis edilen mantar çorbasıdır. Çorbaların içerisinde bazen karışık olarak sosis ve sucuk olabilir.

Idrian Zlikrofi

Görsel olarak mantıya benzese de bu yemek Hırvat kökenli bir tür patates köftesidir. İçerisinde domuz pastırması kullanılır, üzerine domates ve fesleğenli sos ile servis edilir.

Matevz

Fasulye püresi, patates ve tavuk etinden yapılan bir geleneksel bir yemektir.

Cevapcici

Genel olarak balkanlarda görebileceğiniz İnegöl köfte ve İzmir Tire köfteye benzer bir köfte çeşididir. Pleskavica ise yine balkanlarda çokça görülebilecek düz yuvarlakça büyük bir köftedir içerisinde kaşar vardır.

Struklji

Tercihe bağlı olarak et, peynir veya sebze ile doldurulan bir tür mantı.

Rıcet

Bir çok baklagilin birleşmesiyle oluşur. İçerisinde genelde pirinç, mısır, soğan, fasulye gibi malzemeler bulunur.

Polenta

Sadece Ljubljana’da değil Slovenya hatta Avrupa’da da tüketilen bir yiyecektir. Mısır unundan yapılır ve bir çok yemeğin ana malzemesidir. Bazen de üzerine pastırmalı bir sos dökülerek tek başına tüketilir.

Kremna Rezina

Bled bölgesine özgü bir tatlıdır fakat ülkenin her yerinde bulunabilir. İçi krema dışı milföy ile kaplı hafif bir tatlıdır. İçerisine Rum, krema, limon kabuğu kullanılan tatlının bir o kadar hafif ve lezzetli olması yılda en çok satılan tatlı olmasının sebebi olabilir. Misafirlerimiz, Tourbulance Büyük Avrupa Turu’nda uğrayacağımız Bled Gölü’nde bu tatlının tadına bakabilirler.

Gibanica

Tamamen eskilerden gelen bir lezzet. Yerel bir hamur işi tatlısı olan bu lezzetin içerisinde elma, gelincik tohumu, kuş üzümü ve ceviz bulunuyor ve üzeri milföy ile kaplanıyor.

Prekmurje

İçerisinde haşhaş, üzüm ve krema bulunan hafif bir yöresel kek çeşidi. Akşamüzeri kafelerde çay veya kahve yanında oldukça fazla tüketiliyor.

Potica

Görüntüsü zebra keki andıran, fındık ezmesi, bal, maya ve yumurta kullanılan Slovenya tatlısı. Hafif tadıyla beş çayının vazgeçilmezleri arasında.

Ljubljana’da Ne İçilir?

Ljubljana Gezi Rehberi yazımızda Ljubljana’da tadabileceğiniz içecekleri sizler için derledik.

Teran, Primorska Bölgesi’nden gelen üzümlerden yapılan şarap. Meyve kokulu özel bir lezzet.
Cvicek, Slovenya’nın en özel, içimi hoş ve hafif, kehribar rengindeki şarabıdır.
Sljivovica, erikten yapılan ve minik bardaklarda içilen, alkol oranı yüksek bir içkidir. Erik rakısı olarak da bilinir.
Lasko, Union¸Slovenya’ya has bira çeşitleridir.
Borovnicevec¸ yabanmersini likörü.
Tropinovec, üzüm ve kiraz başta olmak üzere bir çok meyve aroması içeren konyak benzeri içkidir.
Cockta, kola ile aynı renkte, kafeinsiz ve kuşburnundan yapılan bir içecek. Çok sevilen özel bir tat ve cafelerin vazgeçilmezi. 1950’lerde kolanın yerini alsın diye üretilmiş.

Slovenya’nın genelde her bölgesinde kahve İtalyan usulü içiliyor. Çay, bitki çayları, çikolata ise diğer sıcak içecekler.

Ljubljana Gece Hayatı

Genç nüfusun fazla olmamasına karşın erasmus öğrencilerinin çokça olduğu şehirde gece hayatı olmazsa olmazlardan. Canlı müzik, diskotek, bar, pub gibi gece takılmak için şehirde nehir kenarından şehir merkezinin içlerine doğru bir çok mekan bulabilirsiniz. Ljubljana Gezi Rehberi yazımızda Ljubljana’daki gece hayatı mekanlarını sizler için derledik.

Parlament Pub

Öğrenci kesiminin mutlaka uğradığı güzel bir mekan. Genelde bar olarak kullanılır fakat pazartesi geceleri öğrenci partileri yapıldığı için kulüp adı almıştır. Bira ve kokteylleri çok ucuzdur ve giriş ücretsizdir.

Metelkova

Yugoslavya döneminden kalma askeri bir komplekse kurulmuş olan Metelkova Mesto birkaç binadan oluşmaktadır ve her binada farklı müzik türü bulunabilir. Cuma geceleri özel partiler yaparlar.

KMS

Yerli Slovenya halkının en çok tercih ettiği ve içindeki atmosferi mükemmel olan bir ortamdır. Cumartesi geceleri bayanlara giriş ücretsizdir.

Club Cirkus

Daha çok orta sınıf ve üst sınıfın geldiği bu mekan için giriş ücreti olarak 5 eurodur. Canlı performans sergileyen djleri mükemmeldir. Canlı müzik gruplarının da sahne aldığı bu mekan oldukça iyidir.

Club TOP Six

Ljubljana kentindeki en şık gece kulüplerinden biridir. Girişte elbise kontrolü yapılmaktadır. Sloven bir tanıdığınız varsa giriş daha kolay olabilir. Şehir merkezinde Nama binasının terasındadır.

Club K4

K4 House, Techno, Drum ‘n’ Bass, Breakbeat, Dubstep, Funk, Nu Rave, Electro, Hip Hop, Rock ve arasında kombinasyonlar ile geniş bir yelpazede çağdaş müzik türleri ile çeşitli bir program sunmaktadır.

Rich Club

Ljubljana kentinin en yeni ve şehir merkezinde olan kulübüdür. Adından da anlaşılacağı üzere daha çok zenginlerin takıldığı bir kulüptür. Tekno ve güncel pop müzikler çalınmaktadır.

Patrick’s Irish Pub

Precna Sokak’ta bulunan ve şehrin en sevilen barlarından biridir. Sıcak bir atmosferde Guinness biralar ve yerel biralar satılır. Maçların bulunduğu günlerde ekranlarda maçlar yayınlanır.

Diğer şehir rehberleri için Şehir Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz…

https://www.tourbulance.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Köln-640x480.jpg

Tourbulance ile Otobüsle Avrupa Turu kapsamında Prag’dan sonra kolonyayı bulan şehir olarak bilinen Köln’e gidiyoruz. İsmini kolonyadan alan Köln şehrindeki 1.000.000 nüfusun yaklaşık 100.000’i Türkler oluşturuyor ve Almanya’nın dördüncü büyük şehri olarak da biliniyor. Köln Gezi Rehberi yazımızda gezilecek yerler, yeme içme kültürü ve gece hayatından bahsedeceğiz.

Köln Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler

Ren nehri üzerinde bulunan bu şehir için Köln’ü görmeyen Almanya’yı görmüş sayılmaz diyorlar, çok da doğru diyorlar. Bu şehir ziyaretçilerine çok keyifli ortamlar sunuyor. Muhteşem kiliseleri, büyüleyici manzaraya sahip köprüleri, başkent Berlin’den daha az gelişmesine rağmen modern yapıları ve mimarisi, alışveriş hazzını doyasıya yaşayacağınız caddeleri, tatlı mı tatlı duyulmuş bira salonları, dünyaca bilinen müzeleri ve karnavalları… Köln Gezi Rehberi yazımızda Köln’de gezilecek yerleri sizler için derledik.

Köln Gezi Rehberi
Köln Gezi Rehberi

Köln Katedrali

Köln şehrinin en gösterişli ve beğenilen yapısı olan Köln Katedrali’nin yapımı 1200’lü yıllarda başlayıp tamamlanması 1800’lü yılların sonuna dayanır. İkiz kuleye sahip gotik yapı olan bu katedral iç yapısı ayrı dış yapısı apayrı büyüleyici bir manzara sunuyor. Dileyen ziyaretçiler uzun basamakları tırmanıp şehrin en yüksek noktasından manzaranın keyfini tadabilirler. Katedral, UNESCO tarafından dünya mirası listesinde yer alıyor.

Eski Şehir (Old Town)

Şehrin tarih kokan bu meydanı en işlek noktalardan biri olarak biliniyor. Yan yana ve daracık binaların yer aldığı Eski Şehir (Old Town) meydanında çokça meşhur bira salonları, barlar ve restoranlar bulunuyor. Ayrıca müzeler, kiliseler ve çeşmeler de burada yer alıyor.

Köln Hava Tramvayı

İkinci dünya savaşının sonrasından itibaren faaliyette olan bu tramvaya binerek şehri ve Ren nehrini bir kuş gibi keyif alarak izleyebilirsiniz.

Dünyaca Ünlü Müzeleri

Birçok müzeye ev sahipliği yapan şehrin başta görülmesi gereken müzeleri bizce Roma-Germen Müzesi, Şehir Müzesi, Ludwig Müzesi, Arkeolojik Bölge Müzesi’dir.

Hayvanat Bahçesi

1800’lü yılların ortasında kurulan Köln Hayvanat Bahçesi içerisinde 1.000’e yaklaşık tür ve kocaman bir akvaryum bulunuyor.

Melaten Mezarlığı

Sincap, yarasa gibi türler için koruma alanı ilan edilen bu mezarlık parka benzer yapısı ve birçok heykele ev sahipliği yaptığı için ziyaretçilerin gezebilecekleri bir mezarlık aslında. Gelen ziyaretçiler buraya Köln’ün önde gelen ailelerinin mezarlarının burada olduğunu bildiği için geliyor. Köln’ün adını aldığı kolonyanın mucidi Farina ailesinin mezarı da burada bulunuyor.

Köln Merkez Cami

Türk İslam Birliği tarafından yakın zamanda yapılan bu camii modern bir yapıya sahip. İki adet 55 metre uzunluğunda minaresi bulunuyor.

Roman Kiliseleri

Saint Gereon, Saint Kunibert, Saint Severin ve Saint Maira im Kapitol gibi kiliselerin yer aldığı bu 12 Roman kilisesi şehrin en önemli kültürel mirasları arasında yer alıyor.

Sinagog

1899 yılında yapımı tamamlanan ve şehrin en büyük Sinagog olan tarihi binayı 1938 yılında Naziler yakmış. İkinci Dünya Savaş’ından hemen sonra restore ediliyor.

Çikolata Müzesi

Küçüklüğümüzde izlediğimiz Charlie’nin Çikolata Fabrikası filminin üzerine burayı gezmek harika bir duygu bırakıyor. Old Town’a yakın olan bu müzede çikolata tarihini öğrenebilir, çikolata çeşmelerinden hem tadabilir, hem de güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz.

Köln Gezi Rehberi: Ne Yenir?

Tourbulance ile Otobüsle Avrupa Turu kapsamında uğrayacağımız Köln mutfağında patates ve et ön plandadır. Türk nüfusunun çokça olduğu Köln’de kebap da yiyebilirsiniz. Şehirde çok sayıda kebap salonları bulunuyor. Tabii ülkemizdeki gibi hazır yiyecekler için çok sayıda Fastfood restoranları bulunuyor.

Soorbrode: Kırmızı lahana ile birlikte yapılan bir et yemeği.
Reivkooche: Patates gözlemesi
Halve Hahn: Hollanda peyniri ile yapılan bir tür atıştırmalık
Flönz: Sosis
Himmel un Aad: Elma ve patates püresi ile hazırlanmış bir çeşit sos
Meetbrötchen: Ekmek üzerine soğan ve domuz eti harcı ile yapılan bir çeşit atıştırmalık

Köln Gezi Rehberi: Ne İçilir?

Köln’de alkollü ve alkolsüz bir şeyler içmek için çok fazla sayıda seçenek mevcut. Ama ilk akla gelen içecek Kölsch birasıdır. 20 ve üzerinde markası olan bu birayı bira salonlarında bulabilirsiniz. Küçük bardaklarla servis edilir ve çok hafif bir içkidir.

Köln Gece Hayatı

Tourbulance ile Otobüsle Avrupa Turu kapsamında göreceğimiz Köln şehri hareketli bir gece hayatına sahip. Şehirde pub, gece kulüpleri, canlı müzik mekanları gibi yerlerde keyifli zaman geçirebilirsiniz. Yazımızda çokça bahsettiğimiz bira evlerinde de gece hayatını yaşayabilirsiniz. Köln’de İngiliz barları da bulunur. Rudolfsplatz ve Alstadt bölgelerinde sayıları daha çok olan mekanların başında Früh am Dom, Pepe ve Rosebud geliyor. Bunlardan daha hareketli mekanlar için Alter Wartesaal, Studio 672 ve ya Underground’u tercih edebilirsiniz. Ünlü müzisyenlerinde ara ara sahne aldığı canlı müzik mekanı Lanxess Arena ise favoriler arasında.

Diğer şehir rehberleri için Şehir Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz…

İtalya’nın önemli turizm merkezlerinden biri olan Pisa, Toskana Bölgesi’nde yer alan küçük bir şehirdir. Ziyaretçilerinin Pisa Kulesi ile tanıdığı bu şehir, rönesansın tarihi dokusunu derinlemesine yaşatmaktadır. Ayrıca içinde bulunduğu bölge de zengin sanat eserleri ve şarapları ile tanınmaktadır. Pisa Gezi Rehberi yazımızda gezilecek yerler, yeme içme kültürü ve gece hayatından bahsedeceğiz.

Pisa Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler

İtalya’nın önemli turizm merkezlerinden biri olan Pisa, Toskana Bölgesi’nde yer alan küçük bir şehirdir. Ziyaretçilerinin Pisa Kulesi ile tanıdığı bu şehir, rönesansın tarihi dokusunu derinlemesine yaşatmaktadır. Ayrıca içinde bulunduğu bölge de zengin sanat eserleri ve şarapları ile tanınmaktadır. Pisa Gezi Rehberi yazımızda Pisa’da gezilecek yerleri sizler için derledik.

Pisa Gezi Rehberi
Pisa Gezi Rehberi

Şövalyeler Meydanı

Pisa’nın Orta Çağ döneminde siyasi merkezi olarak kabul edilen Şövalyeler Meydanı, 16. Yüzyıldan sonra Aziz Stephan Şövalyeleri Meclisi’nin karargahlarından biri haline geldi ve şövalyelerin eğitimleri bu noktada gerçekleşti. Pek çok tarihi olaya şahitlik etmesi sebebiyle Pisa için özel bir yere sahip meydan, günümüzde halkın buluşma noktası ve şehrin ünlü üniversitelerinden biri olan ”Scuola Normale di Pisa” kurumuna ev sahipliği yapıyor.

Snopie Müzesi

Eşsiz mimarisi ve etkileyici freskleri ile sanat severlerin hayranlığını kazanan Sinopie Müzesi, 14. ve 15. yüzyıldan kalma nadide eserlere ev sahipliği yapan bir müze. Dönemin pek çok duvar çizimine yer veren müzede, o dönemi anlatan kısa filmler ve fresko boyama konusundaki incelikler anlatılır.

Palazzo della Carovana

1564 yılında inşa edilen Plazzo della Carovana, Aziz Stephan Şövalyeleri’nin ikamet ettiği saray olarak kullanılmış tarihi bir yapı. Ziyaretçilerine şövalyelerin kişisel eşyalarını ve o dönemden kalma mobilyaları sunan müzeyi, ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.

Opera Del Duomo Müzesi

Pisa’nın sanata verdiği önemi en net şekilde görebileceğiniz Opera Del Duomo Müzesi, 1986 yılından beri hizmet veren şehrin etkileyici sanat merkezlerinden biri. Orta Çağ’dan kalma heykelleri gözlemleyebileceğiniz müzede, 19. yüzyılın başından itibaren bir dizi restorasyon çalışmasından geçen müzenin yer aldığı tarihi binanın, ihtişamlı mimarisi de görenleri kendine hayran bırakmaktadır.

Plazzo Blu

Sahip olduğu mavi renkten adını alan Plazzo Blu, kent merkezinde yer alan sergiler ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan tarihi bir yapı. 8. yüzyılda Plazzo’yu satın alan Rus sahiplerinin zevkine göre tasarlanan bina, Pisa’nın en ünlü sanat merkezlerinden biri olarak bilinir.

San Matteo Ulusal Müze

Şehrin önemli sanat merkezlerinden biri de San Matteo Ulusal Müzesi’dir. Orta Çağ’dan kalma pek çok esere yer veren müzede; Nicola Pisano, Donatello gibi dünyaca ünlü pek çok sanatçının koleksiyonlarını görebilmeniz mümkün. 13.  yüzyıldan, 15. yüzyıla kadar dönemin en ünlü sanatçıları tarafından yapılan antik resim koleksiyonuna, dini heykel ve antik seramik koleksiyonlarına ev sahipliği yapan müze, şehre gelen sanatseverlerin mutlaka ziyaret ettiği gezi noktaları arasında yer alır.

San Paolo a Ripa D’Arno

Şehrin mimarisiyle görenleri kendine hayran bırakan kilisesi San Paolo a Ripa D’arno, bir Roma Katolik kilisesidir. 1032 yılından bugüne hizmet veren kilisenin 925 yılında inşa edildiği bilinmektedir. Bir dizi restore çalışmasından geçtikten sonra kilisenin arka tarafına Romanesk mimarinin bir ürünü olan Aziz Agatha Şapeli inşa edildi.

Pisa Anıt Mezarlığı

1277 yılından günümüze kadar gelen Pisa Anıt Mezarlığı, 1146 yılında yaşanan Haçlı Seferlerinde yaşamını yitiren Ubaldo Lanfranchi ve dönemin Pisa Başpiskoposu anısına yaptırılan mezar alanıdır. Rivayete göre mezarlığın olduğu bölüme gömülen cesetlerin çürümeyeceği ve yüz yıllar geçse de bu topraklarda gömülü olan bedenlerin muhafaza edildiği söyleniyor. Reparata Kilisesi eski vaftizhanesinin kalıntılarının olduğu bölümde yer alan eski mezarlık, Pisa’nın UNESCO tarafından koruma altına alınan mabetlerinden biridir.

Pisa Charterhouse

Carthus dönemine ait olan manastır Pisa Charterhouse, Pisa’nın 10 kilometre dışında Doğal Tarih Müzesi’ne ait eski bir dini yapıdır. 1366 yılında inşa edilen manastır, Val Graziosa tarafından tasarlanmış, 17 ve 18. yüzyılarda ise bir dizi restore çalışmasından geçerek Barok mimarisi kullanılarak yenilenmiştir. Günümüzde şehrin önemli turistik merkezlerinden biri olarak gösterilen yapının ziyaretçileri de bir hayli fazla..

Putti Çeşmesi

Putti Çeşmesi, Pisa Kulesi’nin hemen önünde yer alan şehrin tarihi çeşmelerinden biridir. Çocuk melekler olarak tasvir edilen üç çocuk heykelinin yer aldığı anıt çeşme, sanat severlerin dikkatle incelediği şehrin en önemli heykel çalışmalarından biri olarak kabul edilir.

Mucizeler Meydanı

Alan içinde; Pisa Kulesi, Pisa Katedrali, Pisa St. John Vaftizhanesi, Campanile ve Abidevi Mezarlık bulunur. Dünya çapında en iyi mimari yapılardan sayılırlar ve Avrupa orta çağ sanatının iyi birer yansıması olarak kabul edilirler. Çoğu yeri yeşil ve canlı çimlerle kaplı alan beyaz mini surlarla çevrelenmiş haldedir.

Pisa Kulesi‘ni ziyarete gelenlerin kalabalığıyla sürekli canlı olsa da katolikler için dini bir merkezdir. Tek bir alanda bir çok yapıyı görme imkanı sağlaması döneminin şartları için bir yenilikti. Şimdilerde halen etrafında ışığını kesen yapılar bulunmadığından, Mucizeler Meydanı son derece parlak ve ışıl ışıl bir yer. Pisa Kulesi’ne dalıp, gezmemek büyük kayıp olacaktır. Özenle korunan çimlere basmak yasaklanmış, bu nedenle uyarı alabilirsiniz.

Pisa Katedrali

Şehrin en büyük dini yapısı olan Pisa Katedrali, Mucizeler Meydanı’nda yer alıyor. Romanesk tarzında inşa edilen yapı 1062 yılında askeri bir zafer sonrası yapılmış. Dış cephesinde siyah ve beyaz mermer kullanılmış. Yapımının ardından yangın çıkmış olmasına rağmen mozaik gibi çoğu eser zarar görmemiş. Özellikle içeride bulunan Hz. İsa mozaiği önem taşıyor.

Vaftizhane

Ülkenin en büyük vaftizhanesi burası. Dönemin ünlü azizlerinin heykelleri romanesk yapının dış cephesini süslüyor. Özelliği ise akustiği. İçeride koronun söylediği bir şarkı kilometreler öteden duyulabiliyor.

Pisa Kulesi

11. yüzyılda yapılan bir hata 14.500 tonluk bir eğiklikle sonuçlandı. Bu yanlış hesap ise bir şehrin gururu haline dönüşerek eğik Pisa Kulesi’ni görmek için dünyanın her tarafından milyonlarca ziyaretçinin İtalya’ya gelmesine sebep olmuştur.

Pisa Kulesi, meydanda yer alan katedralin çan kulesi olarak 1173 yılında inşa edilmeye başlanmıştır. İlk beş yıl dik duran kule, üçüncü katının tamamlanmasından sonra ağırlığından dolayı eğilmeye başlamıştır. İtalyan vatandaşlarının oldukça şaşırdıkları bu durum araştırıldıktan sonra kulenin temelinde bulunan yoğun kil karışımının kuleyi tutmak için yeterince güçlü olmadığı ortaya çıkmıştır

Pisa Gezi Rehberi: Ne Yenir?

İtalyan mutfağı basitliğe ve minimalizme önem verir. Genelde her yemekte 4 ila 8 parça arası malzeme bulunur. Detaylı hazırlama yöntemlerindense malzemelerin kalitesi ön plandadır. Her mevsim ziyaretçi alan Pisa şehrinde de İtalyan mutfağının eşsiz lezzetleri ziyaretçilerini beklemektedir. Pisa Gezi Rehberi yazımızda Pisa’da tadabileceğiniz lezzetleri sizler için derledik.

Pasta alla Carbonara

Bir spagetti çeşidi olarak anılsa da İtalyan geleneklerine göre spagettiden yapılması zorunlu değil. Kişisel tercihe göre herhangi bir makarnaya yumurta, peynir, domuz pastırması ve karabiber eklenerek yapılabiliyor.

Chicken Parmigiana

Tavuk göğsü ile rendelenmiş permesan peynirinin harika uyumu. Fırında pişirilen bu yemek, et sevenler için güzel bir damak tadı sunar. Dana eti veya pirzola şeklinde çeşitleri de vardır.

Osso Buco

Dana inciğinden yapılan bir İtalyan yemeğidir. Yağlanıp una bulanmış incik parçalarının kızartılmasının ardından diğer yan malzemeler, soğan, sarımsak, havuç, kereviz, defne yaprağı ile birlikte fırında pişirilmesi ile elde edilir. Üzerine domates sosu dökülerek servis edilir.

Minestrone

Kabak, ıspanak, soğan, havuç, pirinç, patates ve kuru fasulye bileşenlerinden oluşan vitamin deposu bir İtalyan çorbasıdır. Çorbaya ayrıca, fesleğen, sarımsak ve zeytinyağı karışımından oluşan bir de sos ilave edilir.

Carciofi alla Giudia

Romalı Yahudilerin tipik yemeği. Taze enginarların özel bir metotla kızartılmasıyla yapılır. Dışı kıtır kıtır, içi yumuşak ve sulu bir şekli vardır.

Fiori di Zucca

Kabak çiçeğinin ançuez ve mozerella ile doldurulup kızgın yağda kızartılmasıyla oluşturulur.

Bruschetta

Geleneksel anlamıyla fırınlanmış ekmeğe sarımsak sürüldükten sonra reyhan ve ince doğranmış domateslerin konulmasıyla yapılıyor. İtalyan tostu da denilebilir. Güzel bir atıştırmalık.

Filetti di Baccala

Fileto morina balığının kızartılmasıyla elde edilen çıtır çıtır ama çok da yağlı olmayan bir aperatif.

Panini

İtalyanlar sandviç konusunda ustadır ve pek çok sandviç çeşidi bulunur. Bunlardan biri de Panini’dir. Izgarada pişirilir ve en temel iki malzemesi domates ve maruldur. Jambon, pesto sosu vb. eklemeler yapılabilir.

Strozzapreti

Ev yapımı makarna.

Lasagna

Adını pişirildiği kaptan alsa da, makarna, et ve beşamel sosun kombinasyonundan oluşan leziz bir İtalyan yemeği.

Risotto

Et, tavuk veya sebze suyunda pişirilerek krema kıvamına getirilmiş bir tür pirinç pilavı. İtalyan mutfağının önemli yemeklerinden biri olan risotto, İtalya’da pirincin en yaygın tüketim şekillerinden biridir. Pek çok yörede pilava soğan ve şarap katılarak pişirilir.

Tortellini

İçi peynir veya kıyma ile doldurulan makarna çeşidi. Üzerine, ekşi sos veya domates sosu eklenir. Permesan peyniri ise olmazsa olmazıdır.

Suppli

Fransız kökenli bir kelime olan ‘sürpriz’ den türemiş aperatif bir yemek. Kızarmış pirinç topları içindeki erimiş mozarella lezzeti. Genelde bolonez sos ile servis edilir.

Gnocchi alla Romana

İtalyan buğdayı olan “semolina”, süt, yumurta sarısı ve muskat ile yapılıyor. Diğer Gnocchi’lerden farklı olarak, Roma usulü Gnocchi kaynatıldıktan sonra peynir eklenerek fırınlanıyor.

Coda alla Vaccinara

Sığır kuyruğunun soğan, havuç, pırasa, kereviz, defne yaprağı ve kekik ile haşlandıktan sonra domates sosuyla servis edilmesiyle elde ediliyor. Bütün lezzetlerin ve baharatların iç içe geçmesi için saatlerce pişiriliyor.

Pizza alla Romana

Roma usullü pizza ince çıtır çıtır bir hamurdan yapılmış, zeytinyağı ve biberiye ile renklendirilmiş bir pizza.

Tiramisu

Kahve, bisküvi ve Mascarpone adı verilen özel bir krem peynirle yapılır. Şekerini abartmadığınız sürece, yumuşak ve lezzetli bir kekiniz olur.

Panna Cotta

İtalyanların en lezzetli tatlılarından biridir. Kalın bir krema tabakası, yumurtanın sarısı ve balın karışımıyla yapılır. Fırında düşük ısıda pişirilir. Panna cottaya İtalyanlar “pişirilmiş krema” derler.

Ciambelle Al Vino

Şaraba bandırılarak yenilen bir çeşit bisküvi.

Crostata Di Ricotta

Tereyağı ile yapılan gevrek bir hamur ve bunun üzeri, meyve marmelatı, çikolata kreması, ya da ricotta bazlı bir krema ile kaplanılarak yapılan bir İtalyan tartı.

Gelato

İtalyan dondurması. İlk yapıldığında dağlardan gelen kar ile meyvelerin karışımıyla oluşmuş fakat günümüzde daha kremsi bir yapısı ve daha zengin bir lezzeti var.

Pisa Gezi Rehberi: Ne İçilir?

Pisa Gezi Rehberi yazımızda Pisa’da tadabileceğiniz içecekleri sizler için derledik.

Espresso

Koyu kavrulmuş, Türk Kahvesi kadar olmasa da, yeteri kadar ince çekilmiş İtalya’ya özgü bir kahve türüdür.

Cappuccino

Espresso ile sıcak sütün kaynatılmasıyla yapılan bir kahve türü.

Macchiato

Az miktarda genellikle köpürtülen süt içeren espresso kahve türüdür. İtalyanca’da macchiato “lekeli, “benek benek” anlamına gelir. Bu nedenle caffè macchiato ‘nun doğrudan çevirisi “lekeli kahve” ya da süt benekli kahvedir.

Mocha

Diğer adıyla mocaccino, caffè latte’nin çikolata aromalı çeşididir. Mocha’nın birçok çeşidi vardır. Mocha’da çikolata şurubu, tatlı kakao tozu, dövülmüş kakao kullanılabilir. Mocha koyu acı kakaolu veya sütlü çikolata içerebilir.

Fontana Candida Frascati

Hafif ve lezzetli bir şarap.

Prosecco

Adını üzüm ve şarabın üretildiği Trieste yakınlarındaki Prosecco köyünden alan bir beyaz şarap.

Bellini

Prosecco ve şeftali püresi veya nektar ile yapılan bir kokteyldir.

Grappa

Hacmen yüzde 35-60 alkol içeren, kokulu, üzüm bazlı bir prina brendi. Grappanın tadı, şarabınkine benzer, kullanılan üzümün türüne ve kalitesine ve ayrıca damıtma işleminin özelliklerine bağlıdır.

Aperol Spritz

Şarap temelli bir kokteyldir.

Campari

Alkol ile sudaki bitki ve meyve infüzyonundan elde edilen bir aperatif olarak kabul edilen likördür. Koyu kırmızı rengi ve acımtırak tadı vardır.

Negroni

Cin, vermouth rosso ve portakal kabuğu ile süslenmiş bir kısmı Campari’den oluşan popüler bir kokteyldir.

Vermouth

Alkolle takviye edilerek güzel kokulu bitki ve baharatlarla aromatize edilmiş bir tür şaraptır.

Martini

Beyaz şaraba şeker, alkol, su, karamel, baharat ve güzel kokulu bitkilerin eklenmesiyle hazırlanan içkidir.

Limoncello: Limon likörü.

Peroni, Moretti, Menabrea: Yerel bira markaları.

Te: Çay

Pisa Gece Hayatı

Öğrencilerin çoğunlukta olduğu Pisa şehrinde gece hayatı da oldukça renklidir. Canlı müzik ve dans etmek için iyi yerler barındırsa da asıl eğlence mekanları şehir merkezinin biraz dışında. Versay Sahili, bu konuda oldukça etkili bir bölge. Ünlü disko ve barlar bu bölgede bulunuyor. Pisa Gezi Rehberi yazımızda Pisa’da gece hayatı mekanlarını sizler için derledik.

Chupiteria Pisa

Gençler arasında “şat dünyası” olarak adlandırılan Chupiteria, gece takılmak için oldukça havalı bir mekan. Küçük gibi görünse de ziyaretçilerine sonsuz sayıda kombinasyonda şat listesi sunmaktadır.

Boccaccio

Pisa’nın dışında beş farklı dans pistine sahip popüler bir gece kulübü. Mekana gelen ziyaretçilerin müzik zevklerine göre seçebileceği altı farklı bölüm bulunmakta.

La Borsa

Gençler ve özellikle üniversite öğrenciler için en gözde mekanlardan biri. Dış masalar neredeyse her zaman doludur. Uzun yıllar boyunca yerel halk için harika aperatifler ve büfe yemekleriyle favori mekan olmuştur.

Diğer şehir rehberleri için Şehir Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz…

https://www.tourbulance.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Prag-640x480.jpg

Geçmişte Çekoslovakya’nın başkenti, şimdilerde Çekya’nın başkenti olan Prag, Orta Bohemya’da Vltava Nehri’nin üzerinde yer alır. Geniş bir kitle tarafından dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak bilinir. Prag Gezi Rehberi yazımızda gezilecek yerler, yeme içme kültürü ve gece hayatından bahsedeceğiz.

Prag Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler

Geçmişte Çekoslovakya’nın başkenti, şimdilerde Çek Cumhuriyeti’nin başkenti olan Prag, Orta Bohemya’da Vltava Nehri’nin üzerinde yer alır. Geniş bir kitle tarafından dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak bilinir. “Avrupa’nın Kalbi”, “Masal Şehir”, “Altın Şehir” gibi isimlerle de anılmaktadır. Şehrin bir başka özelliği de II. Dünya Savaşı sırasında çok fazla zarar almamış olmasıdır. Bu sayede geçmişten günümüze birçok tarihi yapı ve mekan halen ayaktadır. Prag Gezi Rehberi yazımızda Prag’da gezilecek yerleri sizler için derledik.

Prag Gezi Rehberi
Prag Gezi Rehberi

Astronomik Saat

Old Town Meydanı’nda bulunan ünlü Astronomik Saat, Prag’ın en ünlü simgelerinden biri. Saat’in bu kadar ünlü olmasının en önemli nedeni, günümüzde hala çalışabiliyor olan dünyanın en eski saati olması. 1410 yılında yapıldığı düşünülen saat, orta çağın gök bilimine dair ipuçları verir. Günümüze kadar çok fazla tamir ve onarımdan geçmesine rağmen hala varlığını sürdüren Astronomik Saat, 12 saat dilimini ve 12 burcun sembollerini taşır.

Jan Hus Anıtı

Jan Hus Antı, Prag Eski Şehir Meydanı’nın ortasında yer alıyor. Jan Hus kilisenin köklü değişiklikler geçirmesini savunduğu için 1415 yılında bu meydanda kazıkta yakılmıştır. Jan Hus için yapılan bu anıtın alt kısmında “Gerçek er ya da geç ortaya çıkacaktır.” yazmaktadır. Dinsel reformcu ve Çek kahramanı Jan Hus adına yapılan bu eser, Hus’un ölümünün 500. yılında 1915’te açılmıştır. Anıtta Protestanlar ve ulusal uyanışın simgesi genç bir anne figürü bulunmaktadır. Hus figürü ise inançlarından vazgeçmektense ölmeyi tercih etmeyi temsil eder.

Tynn Kilisesi

Eski şehir meydanındaki en güzel yapılardan biri de Tynn kilisesi. Gotik tarzdaki Kilisenin inşasına 14. yüzyılda başlansa da ancak 1511 yılında bitirilebiliyor. Kilisenin dış mimarisinde gotik öğeler kullanılsa da kilisenin iç mimarisi barok etkileri taşıyor. Ayrıca Kilisenin ön tarafında Tynn School adı verilen bir bina bulunuyor kiliseye buradan giriş yapabiliyorsunuz.

Tynn Kilisesi, Protestan bir kilise olup şehre gelen yabancılar için inşa ediliyor. Tynn Kilisesi‘nin kuleleri 80 metre uzunluğunda. Kuleleri gerçekten çok ihtişamlı, meşhur Disney şatosunun Tynn Kilisesi’nden ilham alınarak çizildiği söyleniyor.

Wenceslas Meydanı (Vaclav Meydanı)

Şu anki görünümüne 19. yüzyılda ulaşan Wenceslas Meydanı, etrafını saran lüks mağazalar, restoranlar ve eğlence mekânları sayesinde günümüzde Prag’ın en popüler yerleri arasında sayılıyor. Orta Çağ’da at pazarına ev sahipliği yapan meydan, 1969’da Jan Palach’ın kendisini yakması ve komünist rejimin yıkılmasına neden olan Kadife Devrim gibi ülke tarihi için önemli pek çok politik olayın merkezinde yer almış.

Karl Köprüsü (Charles Köprüsü)

1357 yılında Prag’da inşa edilen şehrin en ünlü köprüsüdür. Köprü, Prag Kalesi ve Mala Strana ile Stare Mesto’yu birbirine bağlar. Judith Köprüsü yerine inşa edilen bu köprü, 516 metre uzunluğunda 13 metre yüksekliğindedir. Vltava Nehri üzerinde bulunan Karl Köprüsü, büyük seller yaşasa da ayakta kalmıştır ve yüzyıllarca yaya yolu olarak kullanılarak günümüze gelmiştir. Köprü mimari olarak tek başına bir yapıt olmasının yanı sıra üzerinde bulunan 30 kadar heykelle de dikkat çeker. Bu heykellerin hepsi replikadır ve orijinalleri Ulusal Galeri Lapidarium’da bulunmaktadır.

Prag Belediye Sarayı

Art Nouveau anlayışına bağlı kalınarak 1906-1912 yılları arasında inşa edilen Prag Belediye Sarayı, 1918’de Çekoslovakya’nın kuruluşunun açıklandığı yer olarak tanınıyor. Bohemya krallarının 1383’ten 1483’e kadarki zaman aralığında kullandıkları kraliyet sarayının alanı üzerinde yükselen yapı inşa edilirken dönemin önde gelen 30 sanatçısı katkıda bulunmuş.

Dış cephesi heykellerle süslü belediye sarayında girişte konukları görkemli “Prag’a Bağlılık” mozaiği karşılıyor. Çek Cumhuriyeti’nin en büyük konser salonu Smetana’ya ev sahipliği yapan binanın içerisinde ayrıca bir kafe ve restoran faaliyet gösteriyor.

John Lennon Duvarı

Fransız Büyükelçiliği’nin çaprazında yer alan meydana bakan duvar, 1980’de John Lennon’ın öldürülmesinin ardından Praglı gençler tarafından yapılan resimler sayesinde adeta bir anıta dönüşmüş. Komünist rejimin ülkeye hâkim olduğu dönemlerde gizli polisin periyodik olarak temizlediği John Lennon Duvarı, her defasında politik resimler ve Beatles’ın şarkı sözleriyle yeniden doldurulmuş.

1989’dan sonra hava şartları ve çizilen diğer grafitiler nedeniyle sanatçıya ait resimden geriye sadece gözleri kalsa da sonrasında buraya gelen turistlerin katkısıyla duvar kısa sürede yeniden Lennon’ın ve barış mesajlarının ön planda olduğu bir yer haline gelmiş.

Prag Ulusal Müze

Ulusal Müze, Prag’ın Vaclav Meydanı’na hakim bir konumda bulunan müzedir. Müze, 1890 yılında yapılmıştır. Neo Rönesans mimari etkileri kullanılarak yapılan bina Josef Schulz tarafından tasarlanmıştır. Müzenin girişindeki rampa kısmın etrafı alegorik figürlerle süslüdür.

Geçici sergilerin de olduğu Ulusal Müze’de mineraloji, arkeoloji, nümizmatik ve tabiat tarihi temalı koleksiyonlar görülebilir. Bu koleksiyonların çoğu Bohemyadan’dır. Müze içerisinde Çek bilim adamı, yazar ve sanatçıların büst ve heykelleri de mevcuttur.

Prag Ulusal Tiyatro

Varlığıyla ülkenin bağımsızlığının ve dilinin sembolü olması amaçlanan Prag Ulusal Tiyatro, kapılarını sanatseverlere ilk olarak 1881 yılında açmış. Ancak ülke genelinde toplanan bağışlarla inşa edilebilen gösterişli yapı açıldığı sene meydana gelen yangında ağır hasar alınca, zorunlu olarak 2 yıllık meşakkatli bir yeniden yapım sürecine alınmış.

Kentin çeşitli yerlerinde yeni binaların inşa edilmesi sonucunda tamamen sembolik hale gelen yapının tarihi boyunca pek çok klasik opera gösteriminin yanı sıra çeşitli bale performansları da Prag seyircisinin beğenisine sunulmuş.

Franz Kafka Müzesi

Tarihte edebiyat dünyasının önemli isimlerinden biri olan Franz Kafka‘yı ağırlamış olan Prag, şimdi de Kafka hayranı turistlerin uğrak merkezi haline gelmiştir. Kafka müzesi de bu anlamda Prag’ın en önemli müzelerinden biri haline gelmiştir. Prag’da Charles Köprüsü‘nün hemen sağ tarafında bulunan ve labirenti andıran iç düzenlemesiyle en sıra dışı müzelerden birisidir.

Prag Kalesi – Kale Bölgesi

9. yüzyılda Prag’a hakim bir tepede yapılan Prag Kalesi, şehrin en önemli gezi noktalarından biri. Premysl Hanedanı’nın kalesi olan Prag Kalesi, sonrasında Roma Germen İmparatorluğu’nun merkezi olarak kullanılmıştır. Günümüzde Cumhurbaşkanlığı Ofisi olarak kullanılan kalenin birçok kısmı 16. yüzyılda yenileme çalışmaları sonucunda yapılmıştır.

Aziz Vitus Katedrali

Prag Kalesi içerisinde yer alan ünlü Aziz Vitus Katedrali, Prag’da saray kilisesi olarak inşa edilmiş ünlü katedraldir. Katedral 1344 yılında inşa edilmiştir ve inşasından günümüze Prag kral ve kraliçelerinin taç giyme yeri ve ebedi istiratgahı olmuştur.

Eski Kraliyet Sarayı

Eski Kraliyet Sarayı, 9. yüzyılda yapılan Prag’daki saraydır. Bohemya kral ve kraliçelerinin ikametgahı olan Eski Kraliyet Sarayı günümüzde başbakanların göreve başlama ve resmi ziyaretlerin açılış yeri olarak kullanılmaktadır. Sarayın güneybatısından Bohemya Şansölye Binası’na geçilebilir. Burası I. Ferdinand’ın hizmetinde olan iki Katolik yöneticinin Protestan asilzadeleri tarafından camdan atılması ile bilindiği yerdir.

Altın Yol

Altın Yol, Prag Kalesi’nin en popüler bölümlerinden biri olan yoldur. Kale duvarının iç kısmında yer alan yolda renkli evler bulunmaktadır ve bu evlerde eskiden zanaatçılar işlerini icra etmekteydiler. Bunun yanı sıra bu sevimli evlerin bazıları mağaza, galeri gibi amaçlarla da kullanılmıştır.

Dans Eden Ev

Prag’da yer alan bir ofis binasıdır. Ancak binanın dış mimarisi o kadar ilginçtir ki turistler bu eve bayılırlar. Prag ziyaretinizin bir anında illaki karşınıza çıkacak olan bu sıra dışı görünümlü evin resimlerini bolca çekmeyi sakın unutmayın. Binaya dans eden ev denilmesinin nedeni ise dış cephesinin adeta dans edermişçesine dönüyormuş gibi narin ve hareketli görünüyor olmasıdır. Bina iki adet insanın dans eden görüntüsü şeklinde inşa edilmiştir.

Yahudi Meydanı – Eski Sinagog

Josefov ya da Türkçe karşılığı ile Eski Yahudi Mahallesi, Prag’da Vltava’nın sol kısmında yer alan bir yerleşim yeridir. Adından da anlaşılacağı üzere bir Yahudi yerleşim yeridir. Yahudilerin Prag’a ne zaman geldiği tam olarak bilinmemekle birlikte 13. yüzyılda ilk Yahudi yerleşim yerlerinin oluşturulduğu düşünülmektedir.

Josefov, Yahudilerin 500 yıl boyunca etrafı duvarlarla çevrili şekilde yaşadıkları alandır. II. Joseph döneminde Yahudiler ile ilgili kuralların yenilenmesi üzerine bölgeyi terk eden topluluklar olmuştur. Josefov’un bir kısmı 19. yüzyılın sonunda Parizska gibi caddelere yer açmak için yıkılmıştır. Eski Yahudi Yerleşim Merkezi Josefov’da yer alan Eski Yeni Sinagog, 13. yüzyıldan kalma Prag’ın en önemli sinagogudur. Tarihi boyunca yangın, sel, Nazi işgali gibi durumlara rağmen Yahudiler için her zaman işler durumda olan dini bir yapıdır.

Prag Gezi Rehberi: Ne Yenir?

Avrupa’da kuzeye çıktıkça yemek çeşitliliği azalmaktadır. Karasal iklim yaşayan topraklar genelde çok çeşitli sebze yetiştirmeye müsaade etmez. Orman bakımından zengin olan bu topraklarda oldukça zengin mantar çeşitleri mutfaklara etki etmektedir. Deniz ürünlerinin birkaç yerel tatlı su balığı dışında Çek mutfağında yeri yok gibi. Bunun dışında domuz, dana ve tavuk eti mutfaklarda son derece geniş yer kaplıyor. Prag Gezi Rehberi yazımızda Prag’da tadabileceğiniz lezzetleri sizler için derledik.

Aslında Prag’da kahvaltı kültürü bize benziyor biraz, çünkü tuzlu ağırlıklı kahvaltıları var. Ekmek yanında daha çok salam, sosis gibi etleri, yumurta ve peynir yemeyi tercih ediyorlar. Eğer kahvaltıda tatlı yiyecekler tüketecekler ise bu daha çok reçel veya donut olabiliyor.

Öğle yemeği önemli bir öğün. Dolayısıyla akşam yemekleri daha sade. Hafif ya da yağlı ve ağır olabilir ancak çok çeşit içermeyen akşam yemekleri tercih ediliyor.

Bramboracka

Patates çorbası.

Goulash

Kuşbaşı et ve çeşitli sebzeler ile birlikte yapılan meşhur çorba.

Pinena Paprika

Dolmaya benzeyen bir lezzet. Domates sosu ile servis edilir. Yanında dilim ekmek veya patates püresi bulunur.

Smazeny

Kızarmış peynir. Patates kızartması, salata ve sosla servis edilen bir atıştırmalık.

Svickova

Bonfile eti yanına krema sos ve ekmek dilimleri ile servis edilen oldukça tuzlu bir et yemeği çeşidi.

Rizek

Her türlü etten yapılabilen bu yemek Schnitzel’e benzer. Yanında dilim haşlanmış patates veya püresi ile servis edilir.

Pecena Kachna

Izgarada kızartılarak hazırlanan ördek. Dilim veya yarım olarak servis edilir.

Knedliky

İçerisinde çilek, kayısı gibi meyveler konulan suda haşlanan mantara benzer bir hamur işi.

Rajska Omacka

Svickova’nın domates soslu olanıdır. Aynı şekilde yanında dilim ekmek ile servis edilir.

Bramborovy Salat

Çek geleneksel yemeklerinin olmazsa olmazıdır. Bir çeşit zeytinyağlı, soğanlı patates salatası.

Klobasa

Kızarmış Çek sosisleri.

Chlebicek

Dilim ekmeğin üzerine peynir, jambon, yeşillik ve yumurta gibi yiyeceklerin eklenmesiyle oluşturulan bir atıştırmalık.

Medovnik

Yoğun ceviz tadı veren bir kek. Görüntüsü pastaya benzemekle birlikte bal ve reçel ile servis edilir.

Smazene Zampiony

Mantarın un ve yumurtaya bulanarak kızartılması ile yapılan bir yemek. Atıştırmalık olarak servis edilir. Yanında patates ve salata tercih edilir.

Langose

Yağda kızartılan bir hamur çeşidi. Üzerine kaşar ve sos eklenerek servis edilir.

Trdelnik

Neredeyse her köşe başında bulunabilecek bir atıştırmalık hamur işi. Pişirilmiş rulo hamurun üzerine tarçın ve şeker atılır içerisine de çikolata ve dondurma eklenir.

Prag Gezi Rehberi: Ne İçilir?

Prag Gezi Rehberi yazımızda Prag’da tadabileceğiniz içecekeleri sizler için derledik.

Absinth

Çeşitli bitkilerin damıtılarak fermante edilmesiyle elde edilen, alkol oranı yüksek bir içkidir. Ana bileşenleri alkol, pelin ve yeşil anasondur.

Kofola

Çekoslovakya döneminde yasaklanan Coca Cola ve Pepsi gibi kola markaları yerine kendi ürettikleri bir çeşit kola.

Moravian

Çevre bölgedeki üzümlerden yapılan beyaz şarap.

Becherovka

Sindirimi kolaylaştıran karanfil ve tarçın aromalı bir likör. %38 alkol oranı bulunmaktadır.

Pilsner Urquel

Yerel Çek bira markası. Aynı zamanda dünyanın ilk hafif birası.

Budweiser Budvar

Yerel Çek bira markası.

Krusovice

Yerel Çek bira markası. Zamanında kraliyete bira sağladıklarından logolarında Avusturya İmparatorluk Tacı vardır.

Kozel

Yerel Çek bira markası. Siyah bira olarak da anılır. Şuan dünyada en çok satan bira markasıdır.

Slivovice

Erik rakısı.

Svarak

Sıcak şarap.

Medovina

Ballı alkollü içki. Bal ve su ile yapılan bu içecek oldukça lezzetli. İçerisine çeşitli aromalar katılabiliyor.

Grog

Rumlu çay.

Fernet

Sert yerel bir likör.

Prag Gece Hayatı

Gece hayatıyla nam salmış şehirlerden biri olan Prag’da şehir karanlığa büründüğünde bambaşka bir hayat ortaya çıkar. Sokaklar ışıl ışıl bir hal alır geceleri ve her kesime ait çeşitli mekanlar kapılarını misafirlerine açar. Sabahın ilk saatlerine kadar bu eğlence durmaksızın devam eder. Haziran – Ağustos dönemi kendi nüfusuna ek olarak şehirdeki tüm turistlerin de akın ettiği eğlence mekanları girişlerinde kalabalık sıralar görmek mümkündür. Bu dönemlerde eğlencenin sokaklara taşması da bir gelenek haline gelmiştir. Prag Gezi Rehberi yazımızda Prag’ın gece hayatı mekanlarını sizler için derledik.

Karlovy Lazne

Old Town bölgesinde Charles köprüsünün hemen yanında bulunan en popüler kulüplerden biridir, ayrıca Avrupa’nın en büyük kulübü unvanına sahiptir. 5 katlı ve her katında farklı müziklerle ve aksiyonlarla eğlenebilirsiniz.

M1 Lounge Bar

Şehirde özellikle turistler tarafından tercih edilen popüler barlarından biridir. İçerideki akustik, R&B, hip-hop ve dj performansları haftanın her günü dolu olmasını sağlıyor.

Duplex Bar

Kafe, restoran ve bar keyfini tek bir yerde yaşamak istiyorsanız burası tam size göre. Diğer gece kulüplerine göre biraz daha pahalı olan bu lüks mekan, Prag gece hayatı alanında popüler bir yere sahip.

Darling Cabaret

Prag’daki en ünlü striptiz kulübüdür. Giriş ücreti yaklaşık 300 Koruna. Masaya içki söylediğinizde siparişlerinizle birlikte özel dans şovlarının ve özel loca fiyatlarının yer aldığı bir menü de geliyor.

Diğer şehir rehberleri için Şehir Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz…

https://www.tourbulance.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/aerial-view-of-marseille-pier-vieux-port-saint-jean-castle-a-640x480.jpg

Fransa’nın en eski şehri olan Marsilya, 2600 yıla dayanan tarihi ve yaklaşık 300 gününü güneşli geçirmesiyle yaz turizmi merkezidir. Ayrıca şehrin büyük gelir kaynağı limanlarıdır. Akdeniz’in en büyük ticari limanına sahiptir. Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgede bu iklimde yetişmeye elverişli bitkiler de yetiştirilir. Dolayısıyla tarım da büyük geçim kaynaklarından biridir. Marsilya Gezi Rehberi yazımızda gezilecek yerler, yeme içme kültürü ve gece hayatından bahsedeceğiz.

Marsilya Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler

Fransa’nın en eski şehri olan Marsilya, 2600 yıla dayanan tarihi ve yaklaşık 300 gününü güneşli geçirmesiyle yaz turizmi merkezidir. Ayrıca şehrin büyük gelir kaynağı limanlarıdır. Akdeniz’in en büyük ticari limanına sahiptir. Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgede bu iklimde yetişmeye elverişli bitkiler de yetiştirilir. Dolayısıyla tarım da büyük geçim kaynaklarından biridir. Marsilya Gezi Rehberi yazımızda Marsilya’da gezilecek yerleri sizler için derledik.

Marsilya Gezi Rehberi
Marsilya Gezi Rehberi

Vieux Port

St Nicholas Kalesi ve St Jean Körfezi’nden görülebilen ve yelkenli direkleri ile dolup taşan Vieux Port (Old Port of Marseille), şehrin kalbinde yer alıyor. Eski liman olarak da bilenen Vieux Port, Marsilya’da gezintiye çıkmak ve şehrin atmosferini doğrudan hissedebilmek için tercih edebileceğiniz ideal yerler arasında bulunuyor. Limanın güney rıhtımı; barlar, kafeler, balık lokantaları ve butik dükkanlar gibi eğlenceli mekanlara da ev sahipliği yapıyor.

Notre-Dame de la Garde

 Zengin mimari detayları ile büyüleyen Notre-Dame de la Garde (Romano Bizans Bazilikası) Marsilya’nın en yüksek noktası olan La Garde (162m) üzerinde bulunuyor. 1853-1864 yılları arasında inşa edilmiş olan yapı; renkli mermerleri, tematik duvar resimleri ve sıra dışı mozaikleri ile büyülüyor. 12 metre yüksekliğinde bir kaide üzerine yerleştirilen Kilisenin çan kulesi, 9.7 metre yüksekliğindeki Meryem Ana yaldızlı heykeli ile taçlandırılıyor.

Chateau d’If

Fransa’nın Alcatraz‘ı olarak biliniyor. 1527 yılında inşa edilen ve 17. yüzyılda bir cezaevi olarak kullanılan şato, Vieux Port’un 3.5 km batısında bulunuyor. Alexandre Dumas’ın “Monte Kristo Kontu” romanı için de esin kaynağı olan tarihi şato Chateau d’If, görkemli yapısı ile göz dolduruyor.

Marseille Cathedral

Neo-Roma ve Bizans mimarisinin güzel bir örneği olan Marseille Cathedral (Cathédrale Sainte-Marie-Majeure de Marseille), 19. yüzyılda Fransa’da inşa edilen tek katedral olma özelliği taşıyor. Beyaz mermerler ve kırmızı-yeşil taşlar kullanılarak dekore edilen yapı, kubbeli dizaynı ve dekoratif mozaik işçiliği ile ilginizi çekmeyi başarıyor.

Palais Longchamp

16. Yüzyılda yaşanan kuraklığın su kanalları ile çözüme kavuşturulması anısına inşa edilen Palais Longchamp, Fransa’daki ilk hayvanat bahçelerinden birine ev sahipliği yapıyor. Görkemli saray içindeki doğal tarih müzesi ve devasa çeşmeler, içeriye adım atıldığı ilk andan itibaren ziyaretçilerini büyülemeyi başarıyor.

La Canebiere

Marsilya’nın en ünlü caddesi olan La Canebiere, Vieux Limanı’ndan, Reform Kilisesi’ne (Réformés) kadar uzanıyor. Şehrin kalabalık alışveriş alanları içinde yer alan caddede, hem yöresel hem de uluslararası markalara ait hediyelik eşya dükkanlarına ve giyim mağazalarına ulaşabilmek mümkün oluyor.

Longchamp Bulvarı

Rönesans mimarisinden izler taşıyan yapıların ve Avrupa’nın en önemli gözlem evlerinden biri olan Observatoire de Marseille’nın bulunduğu Longchamp Bulvarı (Boulevard Longchamp), şehrin sembolik buluşma noktaları arasında yer alıyor.

La Vieille Charite

Le Panier mahallesinden birkaç sokak ötede dünyaya gelen yerel mimar ve heykeltıraş Pierre Puget’in (1620-94) kentin yoksulları için tasarladığı barınak La Vieille Charité, sıra dışı mimarisi ile öne çıkıyor. Neo-klasik merkez şapeli ve şık avlusu ile daha zarif bir çağın izlerini taşıyan mimari komplekse ücretsiz olarak giriş yapabilmek de mümkün oluyor.

Fort Saint-Jean ve Fort Saint-Nicolas

Marsilya’ya gelen ziyaretçilerin şehir merkezinden kaleye doğru giderken, Vieux Limanı çevresini ve civarın eşsiz manzarasını doyasıya izlemesine olanak tanıyor.

Marsilya Gezi Rehberi: Ne Yenir?

Akdeniz ikliminin hakim olduğu bu bölgede, tipik Akdeniz sebze ve meyveleri, liman şehri olması sebebiyle oldukça çeşitli deniz ürünleri, ticaret ağı sebebiyle diğer kültürlerin kattığı lezzetler, Marsilya’da mutfağı çeşitlendirmiştir. Marsilya Gezi Rehberi yazımızda Marsilya’da tadabileceğiniz lezzetleri sizler için derledik.

Moules Mariniere

Şarap soslu istiridyedir.

Couscous

Sebze veya et yahnisi ile servis edilen makarna türüdür.

Bouillabaisse

Yahni-çorba arası zengin içerikli bir yemektir. İçinde iskorpit, orfoz gibi balık çeşitleri, midye, kalamar, karides gibi deniz mahsulleri bulunur. Bazen midye, karides ve hatta yengeç gibi deniz mahsulleri kabukları ile de pişirilip servis edilebilir.

Aioli Marseillais

Buharda pişmiş sebzeler, sebzelerin yanına bazen haşlanmış yumurta, balık veya diğer çeşit buharda pişmiş kabuklu deniz mahsulleridir.

Bourride

Balık yahnisidir.

Piets et paquets a la Marseillaise

İşkembe ve paça” anlamına gelen bu yemek bizim işkembe ve paça çorbamızdan farklı olarak çorba şeklinde değil sulu yemek biçimindedir.

Navettes de Marseille

Kayık biçimli, portakal çiçeği aromalı geleneksel bisküviler. Bazıları galete gibi uzun da olabilir.

Confit de Canart

Ördek konfi, Fransız mutfağının vazgeçilmezleri arasındadır. Dövülmüş sarımsak ve tuz ekleyerek kendi yağı ile uzun bir süre pişirilen ördek eti, pişirildikten sonra yanında fırınlanmış patates, dağ kekiği gibi ürünlerle servis edilebiliyor.

Salyangoz(Escargot)

İçerisine krema, maydanoz, tuz, karabiber atılan salyangozlar tereyağı ile karıştırıp fırında kısa bir süre pişirildikten sonra servis ediliyor.

Krep

Neredeyse her caddede bulabileceğiniz yiyeceklerin başında yer alan krep, tatlı ve ya tuzlu çeşitleri bulunabiliyor.

Kurbağa Bacağı

Ülke mutfağında önemli bir yere sahip olan kurbağa bacağı; iyice temizlenip kızartılıyor. Üzerine kekik, tereyağı ve sarımsak ekleniyor. Kızartılmış ekmek ile servis ediliyor.

Soğan Çorbası

Et suyu, soğan ve un ile yapılan çorbayı kızartılmış ekmek ile birlikte servisini görebilirsiniz.

Croque Monsieur-Madame

Salam ve eritilmiş peynir ile yapılan bir çeşit tost diyebiliriz. Artık ülkemizde de çokça görebildiğimiz bu tostlardan Croque Monsieur salam ve peynirli olanı, Crouqe Madame ise bunlara ilave üzerine yumurta kırılmış halidir.

Steak Tartare

Sinirleri ayıklanmış bonfile etini en küçük parçalara ayırarak yan malzemeleri olan kıyılmış biber ve maydanoz ile karıştırılıp ekmek üzerinde servis edilir. Üzerine çiğ yumurta da kırılan steak tartare çiğ yenilen bir et türüdür.

Entrecote

Dananın en lezzetli yerlerinden biri olan Antrikot etini Fransız mutfağında çokça görebiliriz.

Le Pan Bagnat

Harika bir ton balıklı sandviç. Ekmek olarak bazı yerler baget kullansa da bazı yerlerde hamburger ekmeği kullanılıyor.

Foie Gras

Ördek yağı, arpacık soğanı, tuz ve karabiber ile pişirilen kaz ciğeri, kızarmış ekmek ve bal ile birlikte servis ediliyor.

Tartalette

Küçük küçük envai çeşit tartları Fransız mutfağında çokça karşılaşabilirsiniz.

Croissant

Ülkemizde de çokça yayılan kruvasan kahvaltılarda çok tercih ediliyor.

Steak Frites

Çeşitli sebzelerle birlikte servis edilen ızgara biftek

Beef Bourguignon

Kırmızı şarapta bekletilmiş biftek, sarımsak, soğan, mantar ve taze sebzelerle hazırlanıp servis ediliyor.

Nicoise

Genellikle marul, domates, haşlanmış yumurta, ton balığı, zeytin, ançuez ve yeşil fasulyeden oluşan bir salata.

Ratatouille

Karabiber, kekik, nane ve diğer baharatlarla tatlandırılan bir sebze yemeği. Yüksek ısıda, çok az yağla kısa sürede pişirilen sebzeler daha sonra fırınlanıyor.

Cassoulet

Ördek, domuz, keçi veya inek etiyle kuru fasulyenin yavaş ve çok uzun sürede pişirilmesiyle elde edilen bir yemek.

Iles Flottantes

Adı vanilya sosu içerisinde yüzen bezelerden dolayı aslında “yüzen ada” anlamına gelen tatlı klasik bir tatlı.

Clafoutis

Meyve sosu içerisinde kek denilebilecek Clafoutis’in orjinali kirazla yapılıyor. Ancak mevsimine göre farklı meyvelerle yapılmış seçenekler de son derece yaygın

Sufle

İçi erimiş çikolatadan oluşan kakaolu kek.

Creme Brulee

Fransız mutfağından dünyaya uzanan bu tatlı yapımı için; toz şeker ve vanilya ile karıştırılan yumurtası sarısı kaynatılmış süt ve kremaya ekleniyor ve bunlar tereyağı ile karıştırılıyor. Fırında uzunca bir süre pişirildikten sonra üzerine esmer şeker ekleniyor. Meyvelerle, nane yaprakları ile bir kapta servis edilebiliyor.

Makaron

Fransa’da rengarenk ve çok fazla çeşidi bulunan makaronlar çay ya da kahvenin yanında çokça tercih ediliyor.

Marsilya Gezi Rehberi: Ne İçilir?

Marsilya Gezi Rehberi yazımızda Marsilya’da tadabileceğiniz içecekleri sizler için derledik.

Soixante Quinze: Cin, şampanya, şeker ve limon suyu ile oluşturulan bir kokteyl.

Café au Lait: Bir tür sütlü kahve.

Citron Pressé: Buzla dolu uzun bir bardakta taze sıkılmış limon, su ve şeker karışımı bir içecek.

Kır/Kır Royal: Şampanya kadehinde servis edilen, beyaz şarap veya şampanya ile Crème de cassis (kan renginde, tatlı, kuş üzümü aromalı bir likör) karışımından oluşan bir aperatif kokteyl.

Pastıs: Güçlü bir anason veya meyan kökü tadı olan, tipik olarak sütlü, canlandırıcı bir tad oluşturmak için maden suyu ile seyreltilerek yapılan bir içecek.

Chocolate Chaud: Sıcak çikolata veya sıcak kakao, genellikle eritilmiş çikolata veya toz kakao, sıcak süt veya su ve şeker içeren sıcak içecek.

Lea D’Asco: Absint, cin ve lillet likörü ile oluşturulan bir içecek.

Sherry Cherie: Curracao likörü, demirhindi suyu ve şampanya ile oluşturulan bir içecek.

Capri C’est Fini: Kiraz domatesleri, fesleğen, balzamik sirke, şeker kamışı ve Rom ile yapılan bir kokteyl.

Tijuana Swizzle: Tekila, biber şurubu, kayısı, zencefil ve misket limon ile yapılan bir kokteyl.

Chamber G n T: Citadelle cin ve Feverfew tonik ile yapılan ve bir menekşe ile süslenmiş içki.

Bloody Mary: Taze üzüm domatesleri, barbekü acıları ve kızılcık suyu ile yapılan bir kokteyl.

1789 Bastille: Bastille viski, baharatlı bir aperatif olan Bonal Quina ve Lillet ile oluşturulan bir içki.

La Piste Verte: Meyve suyu, votka ve bal karışımı bir içecek.

Bordeaux: Yerel şarap markası

Cote du Rhone: Yerel şarap markası

Corbier: Yerel şarap markası

Muscadet: Yerel şarap markası

Marsilya Gece Hayatı

Marsilya’da gece hayatı daha çok şehrin en önemli noktalarından biri olan Vieux Port civarında şekillenmektedir. Paris kadar renkli ve canlı olmasa da genel olarak ziyaretçilerine tatmin edici bir gece hayatı sunuyor. Marsilya Gezi Rehberi yazımızda Marsilya’da gece hayatı mekanlarını sizler için derledik.

U.percut: Geniş bir içki menüsüne sahip olan mekanda, canlı DJ performansları dinleyebilir, caz müziğin tadını çıkarabilirsiniz.
Waaw: Waaw, ziyaretçilerine bir bardan çok daha fazlasını sunuyor. Mekanda dilerseniz keyifli bir akşam yemeği yiyebilir, müziğin tadını çıkarabilir dilerseniz de film, müzik, festival gibi sanatsal etkinliklere dahil olabilirsiniz.
Le Refectorie: Muhteşem deniz manzarasına karşı, DJ performanslarıyla farklı kokteylleri denemek isterseniz bu mekan tam size göre.
Baby Club: Zebrayı andıran siyah beyaz çizgili tasarımıyla dikkat çeken kulüp, keyifli bir parti için şehirdeki en iyi seçeneklerin başında geliyor.
La Caravelle: Özel localarıyla rahat bir eğlenme ortamı sunan mekanda haftanın belirli günlerinde caz müziği içinizde hissetme şansını yakalayabilirsiniz.
Polikarpov: Şehirde en iyi votkaları içebileceğiniz mekanların başında geliyor.
Troleybüs: Mekan özellikle tekno müziğe meraklı ziyaretçilerini hayli memnun ediyor.
Au Petit Nice: Gecenizi lezzetli biralarla süslemek istiyorsanız bu mekan ilk sıranızda yer almalı.

Diğer şehir rehberleri için Şehir Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz…

https://www.tourbulance.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Roma-2-640x480.jpg

Antik Roma Krallığı, Roma İmparatorluğu ve Roma Cumhuriyetine başkentlik yapmış, 2500 yıllık tarihe sahip bir şehir Roma. Yılda milyonlarca turistin ziyaret ettiği, geçmişi günümüze taşıyan eşsiz mimari yapıları, dünyaca ünlü mutfağı, restoranları, eğlence merkezleri, modaya renk veren tasarımcıları ve sayısız alışveriş yerleri ile hareketli bir şehirdir. Roma Gezi Rehberi yazımızda gezilecek yerler, yeme içme kültürü ve gece hayatından bahsedeceğiz.

Roma Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler

Antik Roma Krallığı, Roma İmparatorluğu ve Roma Cumhuriyetine başkentlik yapmış, 2500 yıllık tarihe sahip bir şehir Roma. Yılda milyonlarca turistin ziyaret ettiği, geçmişi günümüze taşıyan eşsiz mimari yapıları, dünyaca ünlü mutfağı, restoranları, eğlence merkezleri, modaya renk veren tasarımcıları ve sayısız alışveriş yerleri ile hareketli bir şehirdir. Roma Gezi Rehberi yazımızda Roma’da gezilecek yerleri sizler için derledik.

Roma Gezi Rehberi
Roma Gezi Rehberi

Kolezyum

Roma‘daki en önemli tarihi ve turistik yapıların başında gelen devasa Kolezyum temelde bir arkeolojik kalıntı. Ancak bu kadar basit değil elbette. 2 bin yaşındaki bu yapı dünyanın en çok turist çeken yapılarından biri olmakla birlikte zaman içerisinde yıpranmış, bazı bölümleri yıkılmış veya deforme olmuş. Öte yandan hala ilk günkü ihtişamını koruyarak gezginlere, gözlerini kapattıklarında arenada çığlık çığlığa bağıran on binlerce izleyiciyi, yaşanan gladyatör dövüşlerini, saldıran ve öldüren yırtıcı hayvanları zihinlerinde canlandırabilme etkisini yaratabiliyor. Elbette Roma’nın Dev Arenası sadece gladyatör dövüşleri gibi saldırgan oyunlara ev sahipliği yapmadı. İdamlar, tiyatro oyunları ve çeşitli gösterilerin, zaman zaman da kutlamaların yapıldığı Kolezyum, günümüzde Roma’ya giden her gezginin ilk uğrak noktalarından da biri.

Constantinus Kemeri

Kolezyum’un hemen dışında ve yanında yer alıyor. Tarihçesinin de Kolezyum’la direkt bir bağlantısı yok ancak yan yana olduğu için birlikte görülebilecek yerlerden biri.. Roma’nın ilk Hıristiyan hükümdarı Constantin’in Maxentius’a karşı kazandığı zaferi onurlandırmak için Roma Senatosu tarafından M.S. 312 yılında yaptırılan 21 metre yüksekliğindeki yapı yan yana 3 kemerli girişten oluşuyor.

Roma Forumu

Geçmişi Milattan da öncesine dayanan Roma Forumu bugün bizlere tapınaklar, bazilikalar, zafer takları, kemerli sütunlardan oluşan bir arkeolojik kalıntı olarak görünse de aktif olarak kullanıldığı 1000 yıllık süreçte Roma‘nın siyasi, ticari ve hukuksal hayatının merkeziymiş. Elbette Forum ilk yapıldığında bu kadar büyük değilmiş ancak şehir büyüdükçe Roma Forumu da yeni yapılarla büyümüş ve ilkel bir çarşıdan Roma İmparatorluğu’nun yönetim merkezine dönüşmüş.

Venedik Meydanı

Roma’nın en işlek meydanlarından olan Piazza Venezia, şehrin merkezi sayılır. İtalya’nın Kral II. Victor Emmanuel’in yönetimi altında birleşimini kutlamak amacıyla yaptırılan ünlü Vittorio Emanuele II Abidesi meydan çevresinde yer alan en önemli yapılardandır.

Meydanın batı tarafında yer alan Palazzo Venezia, sanat sergilerine ev sahipliği yapan bir Rönesans sarayıdır. Saray, 1455-64 yılları arasında, daha sonra II. Paulus adıyla Papa olan Venedik Kardinali Pietro Barbo için inşa edilmiştir. Kimi zaman papalık konutu, kimi zaman da Venedik elçiliği olarak kullanılan saray 1916 yılından bu yana devlete aittir.

Günümüzde saray Museo del Palazzo Venezia’ya (Venedik Sarayı Müzesi) ev sahipliği yapmaktadır. Saray, balkonundan Mussolini’nin dinleyicilerine hitap etmesi ile de ünlüdür.

Vittorio Emanuele II Abidesi

Roma’nın ünlü anıtlarından olan Vittorio Emanuele II Abidesi, şehrin hareketli meydanlarından Piazza Venezia’da (Venedik Meydanı) yer alır. Altare della Patria olarak da bilinen anıt, Giuseppe Sacconi tarafından Birleşmiş İtalya Krallığı’nın ilk kralı II. Vittorio Emanuele’yi onurlandırmak için 1885-1911 yılları arasında yapılmıştır.Bu anıtın inşası için civardaki birçok yapı kaldırılmıştır. Kaldırılan yapılar arasında Tower of Paul III (III. Paul Kulesi), Palazzo Venezia’yı bağlayan köprü ve tepenin eteklerinde bulunan diğer birkaç bina da vardır.

Vittorio Emanuele II Abidesi’nin alt kısmında İtalya Birleşme Müzesi (Museum of Italian Unification) bulunmaktadır. Abidenin üst bölümünde bir seyir terası yer almaktadır. Dilerseniz Roma’nın güzel manzarasını bir de bu noktadan seyredebilirsiniz.

Trevi Çeşmesi – Aşk Çeşmesi

Aşk Çeşmesi diye bilinen Roma’nın La Dolce Vita diye lakap takılan bölgesindeki Trevi Çeşmesi(Fontana Di Trevi) kenti ziyaret eden her turistik uğrak noktası. Hatta turistik seyahatler bir yana, iş için Roma‘ya gidenler bile diğer tarihi yapıları görmeseler de biraz zaman yaratıp Trevi Çeşmesi’ne mutlaka uğruyorlar. Aslında yılda 10 milyona yakın kişinin ziyaret ettiği çeşmeyi bu kadar popüler yapan tek bir sebep de yok. Yapımındaki ince zanaatkarlık, nefis bir estetik kurgu, zamanla ortaya çıkan ve bu çeşmenin önündeki havuza para atmanın kişiye tekrar bir Roma seyahati vaat etmesi geleneği, gece ışıklandırmalarıyla çeşmenin nefes kesici güzellikte görünmesi bu sebeplerden belki de sadece birkaçı. Ancak sebep her ne olursa olsun güzeller güzeli Trevi Çeşmesi Roma’daki En Romantik Yer olarak zihninizde yer etmeye aday.

Rivayete göre çeşme adını Roma İmparatorluğu döneminde askerlere su kaynağı gösteren bakire Trivia‘dan almış. Ayrıca Trevi Meydanı’na çıkan 3 yoldan dolayı isminin İtalyanca’da 3 Yol anlamına gelen Tre Vie kelimelerinin birleşiminden de türediği de söyleniyor.

İspanyol Merdivenleri

İspanyol Merdivenleri ve merdivenlerin bulunduğu Piazza di Spagna (İspanyol Meydanı), Roma’nın en hareketli bölümlerinden biridir. Adını bölgede yer alan İspanyol Elçiliği’nden alan meydan, gece gündüz hem Romalıların hem de turistlerin en sevdiği yerlerden biridir. Meydanının bu kadar popüler olmasının nedeni meydanda yer alan şehrin ünlü merdivenleridir. 1723-1726 yılları arasında Francesco De Sanctis tarafından Kral XV. Louis için tasarlanan İspanyol Merdivenleri’nin yapım amacı üst bölümünde yer alan Trinita dei Monti Kilisesi’ne meydandan ulaşım sağlamaktır.

Pantheon

Pantheon, Antik Roma döneminden kalan ve en iyi şekilde korunmuş olan bir tapınaktır. Günümüzdeki Pantheon aynı yerde yapılan üçüncü yapıdır. Önceki iki yapı yangınlarda tahrip olmuştur. Pagan Roma tanrılarına adanan Pantheon, M.S. 118 – 125 yılları arasında inşa edilmiştir. Yapı, 609 yılında Bakire Meryem Kilisesi olarak kutsanmıştır ve bu Antik Roma’nın neden en iyi korunmuş binası olduğunu açıklayabilir.

Pantheon aynı zamanda krallar, ressamlar ve mimarların mezarlarının bulunduğu bir yerdir. Mihrabın solundaki şapelde Rönesans ustası Raffaello bir Roma lahdinde gömülüdür. 19. yüzyıl Kraliçesi Margherita eşi Kral I. Umberto ile yandaki şapelde yatmaktadır. Rotundanın (Daire şeklinde kubbeli bina veya oda) karşı tarafında birleşik İtalya’nın ilk kralı olan II. Vittorio Emanuele’nin cenaze anıtı bulunur.

Navona Meydanı

Navona Meydanı (Piazza Navona), Roma’nın en güzel ve hareketli meydanlarından biridir. Şehrin kalbinde yer alan meydan gece gündüz devamlı hareketlidir. Elips biçimindeki meydanın bulunduğu alanda İmparator Domitian tarafından M.S 1. yüzyılda yaptırılan bir stadyum yer almaktaydı. 30.000 kişi kapasiteli olan stadyumun yıllar içinde yıkılması ile ve Papa X. Innocent (1644-1655) bölgenin yeniden düzenlenmesini istemesinin ardından Navona Meydanı hayat bulmuştur.

Fiori Meydanı

Campo de Fiori, gece gündüz Roma’nın en hareketli meydanlarından biri. Rönesans binalarıyla çevrili olan bu meydan, sabahları burada kurulan sebze-meyve pazarının hareketliliğine, akşamları da kafe ve barlarda toplanan gençlerin eğlencelerine sahne oluyor.

Tiber Nehri ile Navona Meydanı arasında yer alan Campo dei Fiori’nin adı efsaneye göre Pompeo’nun sevdiği kadın Flora’dan almıştır. “Fiori” İtalyancada “çiçek” anlamına gelir. İsim aslında Ortaçağ’da, alan çayır çimenlikken verilmiştir. Başka bir inanışa göre ise meydana bu ismin verilmesinin nedeni verimsiz olan bu alanın verimli ve renkli hale getirilmesidir.

Popolo Meydanı

Piazza del Popolo (Popolo Meydanı), neoklasik tarzda tasarlanmış bir meydan olup Roma’nın en çok ziyaret edilen alanlarından biridir. Buraya şehrin kuzeyinden, bir zamanlar Porta Flaminia olarak adlandırılan, Antik Roma’dan kalmış bir geçit olan Porta del Popolo’dan geçerek varabilirsiniz. Meydanın günümüzdeki hali Giuseppe Valadier tarafından 1811 ve 1822 yılları arasında tasarlanmıştır.

Meydanın tam ortasında, Roma’nın en eski ve en uzun dikili taşlarından biri olan bir Mısır dikili taşı bulunmaktadır. Popolo Meydanı’nda, ünlü İtalyan Barok dönemi heykeltıraşı ve mimarı Gian Lorenzo Bernini tarafından tasarlanmış Santa Maria dei Miracoli ve Santa Maria adlı ikiz kiliseler bulunmaktadır. Avrupa’nın en güzel meydanları arasında yer alan meydan adını Santa Maria del Popolo Bazilikası‘ndan alıyor ve “Halk Meydanı” anlamına geliyor.

Aziz Melekler Kalesi

Castel Sant Angelo, Roma’nın en önemli tarihi yapılarından biridir. Görkemli bir kale olan yapı, adını, Papa Büyük Gregorius’un burada Melek Mikail’i gördüğü dinsel deneyimden alır. Kale, M.S 139 yılında Hadrianus ve ailesinin mozolesi olarak yapılmış, daha sonra İmparator Aurelianus’un yaptırdığı kent duvarlarına dâhil edilmiş, Ortaçağ’da kaleye dönüştürülmüş ve siyasi karmaşa dönemlerinde papaların ikametgâhı olmuştur. Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan burada esir tutulanlar arasında yer almıştır.

Kalenin önünde Ponte Sant Angelo (Hadrian Köprüsü)yer alıyor. Hadrian Köprüsü, Roma’da bulunan en güzel köprüler arasında yer alır. Köprünün yan yüzeyleri travertendir. Tiber Nehri’ni 3 kemer ile geçen köprü Castel Sant Angelo ile seyre değer bir manzara oluşturur.

Trastevere Semti

İsmini Tiber Nehri’nin diğer tarafında olmasından alan ve Roma şehir merkezinden bu nehirle ayrılan Trastevere Bölgesi, Vatikan’ın güneyinde yer alıyor. Nehrin diğer tarafına geçenlerin hayran kaldıkları, şahane yerel pizza ve pastaları, şarapları, birbirinden şirin kafeleri, mikro birahanelerle dolu Arnavut kaldırımlı sokakları, sarmaşık kaplı tavernalarıyla hem bohem hem de oldukça estetik bir semt.

Roma Gezi Rehberi: Ne Yenir? 

Peynir ve şarap, İtalyan mutfağının önemli ögeleri arasındadır. Kahve (özellikle de Espresso) İtalyan mutfağında önemli bir yer tutar. En bilinen yiyeceklerden biri de tabii ki makarnadır. Dünya’nın en güzel şehirlerinden biri olan Roma’da İtalyan mutfağının birbirinden güzel lezzetleri ziyaretçilerini bekliyor. Roma Gezi Rehberi yazımızda Roma’da tadabileceğiniz lezzetleri sizler için derledik.

Pasta alla Carbonara

Bir spagetti çeşidi olarak anılsa da İtalyan geleneklerine göre spagettiden yapılması zorunlu değil. Kişisel tercihe göre herhangi bir makarnaya yumurta, peynir, domuz pastırması ve karabiber eklenerek yapılabiliyor.

Chicken Parmigiana

Tavuk göğsü ile rendelenmiş permesan peynirinin harika uyumu. Fırında pişirilen bu yemek, et sevenler için güzel bir damak tadı sunar. Dana eti veya pirzola şeklinde çeşitleri de vardır.

Osso Buco

Dana inciğinden yapılan bir İtalyan yemeğidir. Yağlanıp una bulanmış incik parçalarının kızartılmasının ardından diğer yan malzemeler, soğan, sarımsak, havuç, kereviz, defne yaprağı ile birlikte fırında pişirilmesi ile elde edilir. Üzerine domates sosu dökülerek servis edilir.

Minestrone

Kabak, ıspanak, soğan, havuç, pirinç, patates ve kuru fasulye bileşenlerinden oluşan vitamin deposu bir İtalyan çorbasıdır. Çorbaya ayrıca, fesleğen, sarımsak ve zeytinyağı karışımından oluşan bir de sos ilave edilir.

Carciofi alla Giudia

Romalı Yahudilerin tipik yemeği. Taze enginarların özel bir metotla kızartılmasıyla yapılır. Dışı kıtır kıtır, içi yumuşak ve sulu bir şekli vardır.

Fiori di Zucca

Kabak çiçeğinin ançuez ve mozerella ile doldurulup kızgın yağda kızartılmasıyla oluşturulur.

Bruschetta

Geleneksel anlamıyla fırınlanmış ekmeğe sarımsak sürüldükten sonra reyhan ve ince doğranmış domateslerin konulmasıyla yapılıyor. İtalyan tostu da denilebilir. Güzel bir atıştırmalık.

Filetti di Baccala

Fileto morina balığının kızartılmasıyla elde edilen çıtır çıtır ama çok da yağlı olmayan bir aperatif.

Panini

İtalyanlar sandviç konusunda ustadır ve pek çok sandviç çeşidi bulunur. Bunlardan biri de Panini’dir. Izgarada pişirilir ve en temel iki malzemesi domates ve maruldur. Jambon, pesto sosu vb. eklemeler yapılabilir.

Strozzapreti

Ev yapımı makarna.

Lasagna

Adını pişirildiği kaptan alsa da, makarna, et ve beşamel sosun kombinasyonundan oluşan leziz bir İtalyan yemeği.

Risotto

Et, tavuk veya sebze suyunda pişirilerek krema kıvamına getirilmiş bir tür pirinç pilavı. İtalyan mutfağının önemli yemeklerinden biri olan risotto, İtalya’da pirincin en yaygın tüketim şekillerinden biridir. Pek çok yörede pilava soğan ve şarap katılarak pişirilir.

Tortellini

İçi peynir veya kıyma ile doldurulan makarna çeşidi. Üzerine, ekşi sos veya domates sosu eklenir. Permesan peyniri ise olmazsa olmazıdır.

Suppli

Fransız kökenli bir kelime olan ‘sürpriz’ den türemiş aperatif bir yemek. Kızarmış pirinç topları içindeki erimiş mozarella lezzeti. Genelde bolonez sos ile servis edilir.

Gnocchi alla Romana

İtalyan buğdayı olan “semolina”, süt, yumurta sarısı ve muskat ile yapılıyor. Diğer Gnocchi’lerden farklı olarak, Roma usulü Gnocchi kaynatıldıktan sonra peynir eklenerek fırınlanıyor.

Coda alla Vaccinara

Sığır kuyruğunun soğan, havuç, pırasa, kereviz, defne yaprağı ve kekik ile haşlandıktan sonra domates sosuyla servis edilmesiyle elde ediliyor. Bütün lezzetlerin ve baharatların iç içe geçmesi için saatlerce pişiriliyor.

Pizza alla Romana

Roma usullü pizza ince çıtır çıtır bir hamurdan yapılmış, zeytinyağı ve biberiye ile renklendirilmiş bir pizza.

Tiramisu

Kahve, bisküvi ve Mascarpone adı verilen özel bir krem peynirle yapılır. Şekerini abartmadığınız sürece, yumuşak ve lezzetli bir kekiniz olur.

Panna Cotta

İtalyanların en lezzetli tatlılarından biridir. Kalın bir krema tabakası, yumurtanın sarısı ve balın karışımıyla yapılır. Fırında düşük ısıda pişirilir. Panna cottaya İtalyanlar “pişirilmiş krema” derler.

Ciambelle Al Vino

Şaraba bandırılarak yenilen bir çeşit bisküvi.

Crostata Di Ricotta

Tereyağı ile yapılan gevrek bir hamur ve bunun üzeri, meyve marmelatı, çikolata kreması, ya da ricotta bazlı bir krema ile kaplanılarak yapılan bir İtalyan tartı.

Gelato

İtalyan dondurması. İlk yapıldığında dağlardan gelen kar ile meyvelerin karışımıyla oluşmuş fakat günümüzde daha kremsi bir yapısı ve daha zengin bir lezzeti var.

 

Roma Gezi Rehberi: Ne İçilir?

Roma Gezi Rehberi yazımızda Roma’da tadabileceğiniz içecekleri sizler için derledik.

Espresso

Koyu kavrulmuş, Türk Kahvesi kadar olmasa da, yeteri kadar ince çekilmiş İtalya’ya özgü bir kahve türüdür.

Cappuccino

Espresso ile sıcak sütün kaynatılmasıyla yapılan bir kahve türü.

Macchiato

Az miktarda genellikle köpürtülen süt içeren espresso kahve türüdür. İtalyanca’da macchiato “lekeli, “benek benek” anlamına gelir. Bu nedenle caffè macchiato ‘nun doğrudan çevirisi “lekeli kahve” ya da süt benekli kahvedir.

Mocha

Diğer adıyla mocaccino, caffè latte’nin çikolata aromalı çeşididir. Mocha’nın birçok çeşidi vardır. Mocha’da çikolata şurubu, tatlı kakao tozu, dövülmüş kakao kullanılabilir. Mocha koyu acı kakaolu veya sütlü çikolata içerebilir.

Fontana Candida Frascati

Hafif ve lezzetli bir şarap.

Prosecco

Adını üzüm ve şarabın üretildiği Trieste yakınlarındaki Prosecco köyünden alan bir beyaz şarap.

Bellini

Prosecco ve şeftali püresi veya nektar ile yapılan bir kokteyldir.

Grappa

Hacmen yüzde 35-60 alkol içeren, kokulu, üzüm bazlı bir prina brendi. Grappanın tadı, şarabınkine benzer, kullanılan üzümün türüne ve kalitesine ve ayrıca damıtma işleminin özelliklerine bağlıdır.

Aperol Spritz

Şarap temelli bir kokteyldir.

Campari

Alkol ile sudaki bitki ve meyve infüzyonundan elde edilen bir aperatif olarak kabul edilen likördür. Koyu kırmızı rengi ve acımtırak tadı vardır.

Negroni

Cin, vermouth rosso ve portakal kabuğu ile süslenmiş bir kısmı Campari’den oluşan popüler bir kokteyldir.

Vermouth

Alkolle takviye edilerek güzel kokulu bitki ve baharatlarla aromatize edilmiş bir tür şaraptır.

Martini

Beyaz şaraba şeker, alkol, su, karamel, baharat ve güzel kokulu bitkilerin eklenmesiyle hazırlanan içkidir.

Limoncello: Limon likörü.

Peroni, Moretti, Menabrea: Yerel bira markaları.

Te: Çay

Roma Gece Hayatı

Roma’da gece hayatı gerçek anlamıyla gece başlıyor. İtalyanlar, akşam yemeklerini uzun bir zamana yaydıkları için çoğu mekan gece yarısı açılıyor ve geç kapanıyor. Hatta bazen özel etkinlikler olduğunda güneş doğduğunda bile eğlence devam ediyor. Şarap barları, club’ları, canlı müzk mekanları ve kafeleri ile Roma, gece eğlencesi için çok sayıda seçenek sunar ziyaretçilerine. Roma Gezi Rehberi yazımızda Roma’da gece hayatı mekanlarını sizler için derledik.

Locanda Atlantide

Roma’da genç nüfusun çok yüksek olduğu San Lorenzo’nun enerjisini ikiye katlayan Locanda Atlantide, kentin en meşhur eğlence mekanlarından. Çeşitli canlı performansları ile dünyaca ünlü isimleri de sahnesinde ağırlayan gece kulübü, tüm gece eğlenilebilecek güvenli bir tercih.

Goa

Ara sıra Avrupa’nın en ünlü, çoğunlukla ülkenin en iyi DJ’lerinin performans gösterdiği mekânda, house ve techno müzik türlerinin popüler örneklerine, özel gecelerde etnik ya da alternatif müzik türlerine rastlanabilir. Enerjinin hiç düşmediği Goa, ayrıca ilginç bir geleneğe sahip. Buraya gelenler, ritimlerin coşkusunu sıra dışı ve renkli kostümleriyle zirveye ulaştırıyor.

Akab Club

Şehrin en eski dans kulüplerinden olan Akab, farklı konsepti ve dolu dolu eğlence anlayışı ile Roma gece hayatının olmazsa olmazı. Kulüp, her akşam farklı bir müzik tarzına odaklanıyor. Perşembe günü hip hop müzik, cuma indie ve electro, cumartesi popüler müzik akşamı olarak belirleniyor.

Big Mama

Jazz ve blues sevenlere Roma’nın samimi havasını, müziği ve sahne gösterileriyle kanıtlayan mekân; aynı zamanda dans etmek için ideal. Canlı performanslara yer veren Big Mama, lezzetli içecekleriyle konuklarına mükemmel bir gece sunuyor.

Antico Caffè della Pace

Piazza Navona yakınlarında bulunan Antico Caffè della Pace, 18. yüzyıldan bu yana şairlerin, artistlerin, yazarların ve komedyenlerin favori mekanı olagelmiştir. Sarmaşıklarla bezenmiş ön cephesi, süslü ve rahat iç mekanı, antikaları ve uyumsuz masaları ile son derece ilginç ve keyifli bir mekandır.

Freni e Frizioni

Eski bir araba galerisi olan bu mekan, sonradan bara dönüştürülmüştür. Mekanın adı da buradan gelmektedir (Debriyaj ve Fren). Akşamın erken buluşma yeridir. Bir nevi günün yorgunluğunun atılıp sohbetlerin edildiği, o esnada aperatiflerin atıştırılıp, içkilerin yudumlandığı mekandır.

Diğer şehir rehberleri için Şehir Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz…

https://www.tourbulance.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Alexander-Nevski-640x480.jpg

Roma, Bizans ve Osmanlı gibi büyük medeniyetlerin izlerini taşıyan ve tarihi MÖ. 8.yy’a kadar dayanan başkent Sofya, kültürel açıdan büyük bir birikime sahiptir. Balkan yarımadasının merkezinde bulunan Bulgaristan’ın en büyük şehridir. Sofya Gezi Rehberi yazımızda gezilecek yerler, yeme içme kültürü ve gece hayatından bahsedeceğiz.

Sofya Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler

Roma, Bizans ve Osmanlı gibi büyük medeniyetlerin izlerini taşıyan ve tarihi M.Ö. 8.yy’a kadar dayanan başkent Sofya, kültürel açıdan büyük bir birikime sahiptir. Balkan yarımadasının merkezinde bulunan Bulgaristan’ın en büyük şehridir. Sofya Gezi Rehberi yazımızda Sofya’da gezilecek yerleri sizler için derledik.

Sofya Gezi Rehberi
Sofya Gezi Rehberi

Aleksandr Nevski Katedrali

Mimari özellikleri nedeniyle Sofya gezilecek yerler listenizin ilk sırasına alabileceğiniz Aleksandr Nevski Katedrali (Alexander Nevsky Cathedral), Bulgaristan’ın bağımsızlığını kazanmasını sağlayan Rus – Osmanlı Savaşı’nda ölen 200.000’e yakın Slav kökenli asker anısına inşa edilmiş. 1912 yılında tamamlanarak kullanıma açılan katedral, göz alıcı güzelliğini Neo-Bizans mimarisi ve altın kaplama kubbesi sayesinde kazanıyor. Çeşitli büyüklüklerde 12 çanı bulunan yapı, dünyanın en büyük Ortodoks katedralleri arasında sayılıyor.

Banyabaşı Camii

Komünizm çöktükten sonra aslına uygun olarak restore edilen kubbesi ve minaresinin yüksekliğiyle dikkat çeken Banyabaşı Camii (Banya Bashi Mosque), Sofya kent merkezindeki popüler Osmanlı yapılarından birisi. 1576 yılında Mimar Sinan tarafından inşa edilen Banyabaşı Camii, günümüzde Sofya’da ibadete açık tutulan tek Müslüman ibadethanesi konumunda. Giriş ücreti ödemeden ziyaret edebileceğiniz yapının içerisinde 700 kişi ibadet edebiliyor.

Aziz George Rotunda Kilisesi

Erken Hristiyanlık dönemine ait Aziz George Rotunda Kilisesi (Church of St. George), Sofya’da inşa edilmiş en eski yapı unvanını taşıyor. Mimari bilgisi olan gezginlerin adından anlayabileceği üzere dairesel tasarıma sahip kilise, 3. yüzyılın sonunda veya 4. yüzyılın başında inşa edildiği düşünülen daha büyük bir yapı kompleksinden günümüze ulaşan tek bölüm. Osmanlı döneminde cami olarak kullanılmış yapının arka tarafında, Roma döneminden kalma bir yolun bozulmamış kısmını görebilirsiniz.

Vitosha Bulvarı

Sofya’nın ana alışveriş bölgesi konumundaki Vitoşa Bulvarı (Vitosha Boulevard), pek çok ünlü Batılı markanın mağazaları ile zengin menülü kafe ve restoranlarla dolu bir yer. Adını Sofya yakınındaki bir dağdan alan bulvar, 1. Dünya Savaşı döneminde inşa edilen kamusal binalar sayesinde önemli bir ticari merkez haline gelmiş.

Ulusal Doğal Tarih Müzesi

Alanında ülkenin en eski, Balkanlar’ın ise hem en eski hem de en zengin içeriklisi olan Ulusal Doğal Tarih Müzesi (National Museum of Natural History), Prens Ferdinand’ın emriyle 1889 yılında kurulmuş. Kurulduğu dönemde prensin kuş, memeli ve kelebeklerden oluşan kişisel koleksiyonunun sergilendiği müze, günümüzde Bulgaristan’ın ve dünyanın çeşitli yerlerinden getirilen canlı örneklerinin ölü veya diri olarak sergilendiği tek ulusal enstitü konumunda. Müzenin araştırma bölümü omurgalıların fizyolojisi, arkeozooloji ve paleontoloji ile yarasa ve böcekler üzerine çalışmalar konusunda uzmanlaşmış.

Ulusal Kültür Sarayı

Güneydoğu Avrupa’nın en büyük çok fonksiyonlu konferans ve sergi merkezi olan Ulusal Ulusal Kültür Sarayı (National Palace of Culture), Bulgaristan’ın kuruluşunun 1300. yıl dönümü olan 1981’de açılmış. Ağırlıklı olarak konserler için kullanılan kültürel merkez, 13 holü ve 15 bin metrekarelik sergi alanıyla ticaret fuarı gibi etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Kentin simge yapılarının başında gelen kültür sarayının yer altındaki 3 katında ise kafeler ve alışveriş yapabileceğiniz mağazalar faaliyet gösteriyor.

Ivan Vazov Ulusal Tiyatrosu

Kent Bahçesi’ne bakan Ivan Vazov Ulusal Tiyatrosu (Ivan Vazov National Theatre), bir grup tiyatrocu tarafından 1904 yılında kurulmuş. Tiyatronun 1952-1962 arasında Krastyu Sarafov adıyla anılan binası, 1907 yılında kullanıma açılmış. 1923’te yangın sonucu, 2. Dünya Savaşı’nda ise bombalamalarla ağır hasar alan tiyatro binasının dışı her defasında aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş. Ancak Neo-klasik mimari ile inşa edilen binanın iç kısmında ve ön cephesinde önemli değişiklikler yapılmış.

Ayasofya

Yerel halkın bir bölümünün Aziz Sofya’nın ruhu tarafından yüzyıllardır korunduğuna inandığı Ayasofya Kilisesi’ni (Hagia Sophia/Church of St. Sophia), tarihsel öneme sahip dini yapıları gezmekten hoşlanıyorsanız Sofya gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz. Kente adını veren Ayasofya Kilisesi, Bizans İmparatorluğu’nun ilk dönemlerinde antik bir Roma tiyatrosunun ve bir dizi eski kilisenin bulunduğu alan üzerine inşa edilmiş. Haç şeklinde tasarlanmış olan dini yapının tarihi boyunca işlevi sadece Osmanlı döneminde değiştirilmiş.

Rus Kilisesi

Altın kaplı kubbeleri ve mimarisiyle Sofya’nın en zarif kilisesi olarak tanımlanan Rus Kilisesi (The Church of St Nicholas the Miracle-Maker), Bulgaristan’ın özgürleştirilmesi için yapılan savaş sırasında Rus birlikleri tarafından 1882 yılında yıkılan Saray Camii’nin yerine 1914 yılında inşa edilmiş. Yeşil ve beyaz renklerin hakim olduğu dış cephesinin güzelliğine rağmen kilisenin en çok ilgi çeken kısımlarını içerisindeki freskler ve ana girişin solunda yer alan mezar bölümü oluşturuyor.

Central Sofia Market Hall

1911 yılında açılan ve günümüzde kentin en önemli ticaret merkezi konumundaki Central Sofia Market Hall, kent merkezindeki Marie Louise Bulvarı’nda yer alıyor. 1907’de Naum Torbov’un Neo-Rönesans akımını temel alarak tasarladığı pazar yeri binasının mimarisi, Neo-Bizans ve Neo-Barok ayrıntılarla zenginleştirilmiş. 3 katlı olarak inşa edilen Sofya Merkez Çarşı’da günümüzde gıda, giyim, kuyum, fastfood dükkanları ve tezgahları bulunuyor.

Sofya Gezi Rehberi: Ne Yenir?

Bir yandan Avrupa bir yandan Osmanlı eklenince oldukça çeşitli lezzetleri görmek mümkün. Balkan mutfağı bir kenara komşu ülke Bulgaristan’da Osmanlı lezzetleri de hakim. Bu lezzetler bir de Akdeniz mutfağı ile harmanlanınca ortaya harika şeyler çıkıyor. Sofya Gezi Rehberi yazımızda Sofya’da tadabileceğiniz lezzetleri sizler için derledik.

Tarator: Cacık benzeri bir yiyecektir.

Tikvenik: Fırında pişirilen bir tatlı. Trakya dolaylarında “Kabak Gıvırma” da denmektedir. Bal kabaklı bir börek çeşidi de denebilir.

Pritnisa: Bir çeşit kabak yemeğidir. Bulgar mezesi de denmektedir.

Funuyki: Bir çeşit yerel tatlı. “Külah tatlısı” olarak da anılmaktadır.

Shkembe Chorba: İşkembe çorbasıdır.

Pileshka Chorba: Tavuk suyu çorbadır.

Kebapche: Baharatlı ızgara kıyılmış etli bir Bulgar yemeğidir. Et, bir sosisli sandviçe benzeyen uzun silindir şeklindedir.

Kufte: Köfte.

Gyuvech: Güveç.

Kiselo Mlyako: Yoğurt.

Shopska: Söğüş salatalık, domates ve soğan karışımı, üzerine yağlı bir peynir rendelenen salata çeşidi.

Kashkaval: Sarı renkli özel bir koyun peyniri.

Sirene: Beyaz peynir.

Bob Chorba: Kuru fasulye, soğan, domates ve havuçtan yapılan bir çorbadır. Yerel varyasyonlar ayrıca havuçları hariç tutabilir veya kırmızı biber, patates ve hatta bir çeşit et içerebilir.

Mish Mash: Kahvaltı ve öğle yemeği olarak da sunulan bir çeşit omlet veya menemendir.

Banitsa: Yufka hamur işleri arasında çırpılmış yumurta ve peynir parçaları karıştırılarak hazırlanır ve daha sonra fırında pişirilir. Kahvaltıda yoğurt, ayran veya boza ile servis edilir. Hem sıcak hem de soğuk yenilebilir.

Lukanka: Bulgar mutfağına özgü bir Bulgar salamı.

Meshana Skara: Bulgaristan’a özgü bir karışık ızgara çeşidi.

Moussaka: Musakka.

Sarmi: Sarma dolma.

Kifla: Bulgar poğaçası.

Mekitsa: Mekitsa, derin yağda kızartılmış yoğurttan yapılan yoğurma hamurundan yapılmış geleneksel bir Bulgar yemeğidir. Un, yumurta, yoğurt, mayalı bir ajan, su, tuz ve yağ ile yapılır.

Kozunak: Bulgaristan ve Romanya’ya özgü tatlı mayalı bir ekmek çeşidi.

Milinka: Fırında veya yağda kızartılarak yapılan bir tür hamur işi.

 

Sofya Gezi Rehberi: Ne İçilir? 

Sofya Gezi Rehberi yazımızda Sofya’da tadabileceğiniz lezzetli içecekleri sizler için derledik..

Boza: Darı irmiği, su ve şekerden üretilen bir kış içeceğidir.
Ayryan: Ayran
Rakia: Erik rakısı
Mavrud: Hem karışım üzüm hem de Bulgaristan’daki Trakya bölgesine özgü çeşitli şaraplar için kullanılan kırmızı bir şarap üzümüdür.
Gamza: Sofya ve çevresindeki üzümlerden yapılan bir çeşit kırmızı şarap.
Dimyat: Sofya ve çevresindeki üzümlerden yapılan şarap markası
Rubin: Damıtılmış şaraptan üretilen yüksek dereceli alkollü içki. Üzümden yapılan şarabın yanı sıra mayalanmış başka meyvelerden, mesela elma ve kirazdan da üretilir.
Stolichno: Yerel bira markası.
Mastika: Sert, sakız aromalı bir içecektir. Alkol oranı %45.
Menta: Nane likörü.
Etar: Meyveli soft bir içecek.

Sofya Gece Hayatı

Oldukça hareketli bir gece hayatına sahip olan Sofya’da akşam üzeri sokaklar hareketlenir, mekanlar dolar ve eğlence başlar. Sabah geç saatlere kadar devam eden eğlence sonrası kahvaltılık mekanlar açılır. En hareketli günler ise perşembe, cuma ve cumartesidir. Sofya Gezi Rehberi yazımızda Sofya’da gece hayatının aktığı mekanları sizler için derledik.

Briliantin

Her gün 22:00-05:00 saatleri arasında hizmet veren Briliantin Disko Bar, Sofya’nın popüler gece hayatı mekanlarından biridir. 2010 yılında En İyi Gece Kulüpleri Zinciri Ödülü’ne layık görülen Briliantin, Bulgaristan’da Sofya, Plovdiv ve Bansko şehirlerinde hizmet vermektedir.

Yalta Club

Cuma ve cumartesi günleri sabahın ilk ışıklarına kadar hizmet veren Yalta Club, Bulgaristan’da açılan ilk diskolarındandır. 2005 yılında yenilenen Yalta Club, Bulgaristan gece hayatı konusunda birçok ilke ev sahipliği yapmaktadır.

Demo Club

Sofya gece hayatının popüler mekanlarından biri olan DEMO, 2010 yılında hizmet vermeye başlamıştır. Kaliteli ses sistemleri ile gürültülü bir gece geçirmek için tercih edebileceğiniz Demo Night Club, ünlü DJ’ler eşliğinde temalı partilere ev sahipliği yapmaktadır.

Sofya Live Club

Sofya şehir merkezinde olan kulüplerden biri olan Sofya Live Club, Sofya’nın popüler mekanlarından biridir. Canlı müzik sevenlerin sıkça tercih ettiği bir yer olan Sofya Live Club mekanı, caz ve dünya müzikleri konusunda kaliteli bir müzik anlayışına sahiptir. Sofya Live Club’a giriş için ortalama 5-10 Euro giriş ücreti ödenmektedir.

Plazza Dance Club

Gece kulüpleri zinciri Plazza’nın Sofya’daki şubesi, şehrin önde gelen eğlence merkezlerindendir. Varna, Burgaz ve Silistre gibi bölgelerde de şubeleri bulunan Plazza Gece Kulübü, DJ’ler eşliğinde haftalık partilere ev sahipliği yapmaktadır. Üniversite öğrencileri ve Bulgar gençlerinin en sık tercih ettiği Plazza Dans Kulübü, sabahın ilk ışıklarına kadar eğlencenin sürdüğü bir yerdir.

The Cotton Club

Haftanın her günü 22:00-07:00 saatleri arasında hizmet veren The Cotton Club, lüks bir mekanda eğlenmek isteyenler için ideal bir mekandır. Çılgın partilere ev sahipliği yapan eğlenmeyi sevenlerin sıkça tercih ettiği mekanlardan..

Diğer şehir rehberleri için Şehir Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz…

https://www.tourbulance.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Nice-Panoramik-640x480.jpg

Uçsuz bucaksız sahilleriyle bir Akdeniz şehri olan Nice, Fransız Rivierası’nın başkentidir. MÖ. 500’lere dayanan tarihi, müzeleri, limanlarıyla turizm anlamında Fransa’nın 2. önemli turizm şehridir. Nice Gezi Rehberi yazımızda gezilecek yerler, yeme içme kültürü ve gece hayatından bahsedeceğiz.

Nice Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler

Uçsuz bucaksız sahilleriyle bir Akdeniz şehri olan Nice, Fransız Rivierası’nın başkentidir. MÖ. 500’lere dayanan tarihi, müzeleri, limanlarıyla turizm anlamında Fransa’nın 2. önemli turizm şehridir. Nice Gezi Rehberi yazımızda Nice’de gezilecek yerleri sizler için derledik.

Nice Gezi Rehberi
Nice Gezi Rehberi

Vieux Nice

Nice’in tarihi merkezi, 18. yüzyıldan bu yana mimari açıdan çok az değişikliğe uğramış durumda. Bu yüzden kentin tarihi hakkında detaylı bilgi alma fırsatı bulunuyor. Vieux Nice sınırları içerisinde Cathedrale Sainte-Reparate, Chapelle de la Misericorde, Palais Lascaris gibi Barok mimarinin en görkemli örnekleri bulunuyor.

Promenade des Anglais

Nice’in tarihi merkezini ziyaretin ardından gezginlerin birçoğu, nefis deniz manzarası eşliğinde keyif dolu birkaç saat geçirmek için Promenade de Anglais‘ye gidiyor. Fransa’nın Akdeniz kıyılarındaki en güzel kordon boylarından biri olan gezinti yeri, adını 1822’de bölgede araziyi satın alan İngiliz iş insanlarından alıyor.

Cours Saleya (Çiçek Pazarı)

Yerel çiftliklerde yetiştirilen ürünlere, uygun fiyatlı hediyelik eşyalara ve rengârenk çiçeklere ilgi duyanlar, Eski Nice’i ziyaret ederken vakitlerinin büyük bölümünü Cours Saleya‘ya ayıracaklardır. Çiçek satışının yapıldığı stantlar, haftanın her günü kurulan pazarı oldukça ünlü kılmış durumda. Ancak gıdaya yönelik bölümünde de sayısız fırsat, gastronomi tutkunlarını ve yeni lezzetler denemekten çekinmeyen gezginleri bekliyor. Hatta pazartesi günleri aynı alanda antika ve ikinci el eşyalar bulabileceğiniz bir bitpazarı kuruluyor. Ürün çeşitliliği ve satıcıların pazarlığa açık olmaları, Cours Saleya’yı alışveriş tutkunu bireylerin gözünde vazgeçilmez kılıyor.

Parc de la Colline du Château

Nice’in kırmızı kiremitli yapılarının oluşturduğu enfes manzarayı seyretmek ve fotoğraflamak için eski kentin doğu ucundaki Parc de la Colline du Château‘ya çıkılabilir. Gerçekleştirilen arkeolojik kazılar sonucunda sık orman örtüsü ile kaplı tepede Kelt ve Roma dönemine ait kalıntılar keşfedilmiş. Yükselti, Orta Çağ’da ise bir kaleye ev sahipliği yapmış. 08.00-20.00 saatleri arasında ziyarete açık tutulan tepeye kurulu park, güneşli günlerde piknik yapmak ve huzur bulmak isteyen bireyler tarafından yoğun şekilde ziyaret ediliyor.

Place Massena

Promenade des Angleis’den yürüyerek birkaç dakikalık uzaklıktaki Place Massena, 1840’lı yıllarda inşa edilmiş. Kentin ünlü caddeleri Jean Medicine ve Rue Massena arasında köprü vazifesi görüyor. 2007 yılında gerçekleştirilen yenileme çalışmaları sonucunda daha da ilgi çekici bir görünüme kavuşan meydanda göreceğiniz heykeller, 7 kıtayı temsil ediyor ve İspanyol mimar Jaume Plensa’nın imzasını taşıyor.

İtalyan tarzı binalarla çevrili Place Massena, ilk açıldığı günden bu yana geniş çaplı etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Yıl boyunca konserlerin ve festivallerin düzenlendiği meydan, en görkemli haline 13 Şubat-1 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen Nice Karnavalı esnasında bürünüyor.

Cathedrale Orthodoxe Saint Nicholas

Rengârenk kubbeleri ve iç mimarisindeki detayların zenginliği ile gezginlerin ilgisini çeken Cathedrale Orthodoxe Saint Nicholas, bir zamanlar Nice’de ikamet eden ve hızla büyüyen Rus topluluğu için 1902-1912 yılları arasında inşa edilmiş. Zira o dönemde Nice, Rus aristokratlar için gözde bir tatil destinasyonu konumundaymış. Milli anıt statüsündeki dini yapı, yurt dışında yaşamlarını sürdüren Ruslar için yapılmış en büyük Ortodoks katedrali olma özelliği taşıyor. Bir parkın ortasında yer alan Rus Ortodoks Katedrali’nin içerisine girdiğinizde göz kamaştırıcı güzelliğe sahip onlarca ikona görülebilir.

Notre Dame de Nice Bazilikası

Kentin ilk modern dini yapısı olarak anılan Notre Dame de Nice Bazilikası, Louis Lenormand’ın tasarımına bağlı kalınarak 1864-1868 yılları arasında inşa edilmiş.

Nice’in Sardunya Krallığı’ndan Fransız hâkimiyetine geçmesinin ardından kentte yapımı gerçekleştirilen ilk yapılardan biri olan bazilikanın tasarım sürecinde, Cathedrale Saint-Maurice d’Angers ilham kaynağı olmuş. Sade ancak oldukça zarif bir görünüme sahip bazilikanın ikiz çan kuleleri, en çok dikkat çeken bölümünü oluşturuyor. 65 metre yüksekliğindeki kulelere ek olarak ön cephesindeki gül desenli vitraylar da oldukça ilgi görüyor. Üzerinde Hz. Meryem’in göğe yükselişini betimleyen resimler bulunan camlar, Jean Medecin Bulvarı’na yakın konumdaki dini yapıya 19. yüzyılda eklenmiş.

Avenue Jean Medecin

 Alışveriş tutkunları için kentin en önemli noktalarından biri konumundaki Avenue Jean Medecin, Nice’in Savoy Kontluğu hâkimiyetinde olduğu 1864 yılında inşa edilmiş.

İki farklı dönemde kenti yöneten Fransız politikacının adıyla anılan bulvar, gerek mimarisi gerekse de turistik açıdan keyifli içeriği ile gerçekten de zaman ayrılmayı fazlasıyla hak ediyor.

Garibaldi Square

Askeri geçit törenlerine ev sahipliği yapması amacıyla 18. yüzyılın sonlarına doğru inşa edilen Garibaldi Square, Antonio Spinelli tarafından tasarlanmış. Adını Nice doğumlu İtalyan milliyetçi ve askeri kahraman Giuseppe Garibaldi‘den alan meydan, türdeşleri arasında kentin hem en eskilerinden hem de en büyüklerinden biri olma özelliği taşıyor. Araç trafiğine kısmen kapalı durumdaki alan, bir zamanlar askeri amaçlar için kullanılmasına rağmen günümüzde yerel halkın gözünde popüler bir buluşma noktası olma özelliği taşıyor.

Nice Cathedral

Barok mimarinin kentteki en önemli örnekleri arasında sayılan Nice Cathedral ya da yerel dildeki ismiyle Cathedrale Sainte Reparate, 1650’de başlayıp 1699’da tamamlanan 50 yıllık inşa sürecinin ardından halkın kullanımına açılmış.

Eski şehir merkezinde Palais Lascaris ile Opera de Nice’in arasında yer alan katedralin çan kulesinin yapımı ise 18. yüzyılda gerçekleştirilmiş. Roma İmparatorluğu zamanında işkence görüp şehit edilen Azize Reperata’ya adanan Nice Katedrali, 1906 yılından bu yana tarihi eser statüsünde koruma altında tutuluyor. Azizenin ebedi istirahatgahına ev sahipliği yapan dini yapıdaki 10 şapel, mimari detayları nedeniyle gezginlerin ilgisini çekiyor.

Opera de Nice

300 yılı aşkın süredir opera, bale ve klasik müzik alanlarında önemli isimlerin sahne aldığı opera binası, ilk olarak ahşap malzeme kullanılarak 1776’da inşa edilmiş. Şimdiki görünümünü aldığı inşa süreci ise 1882 yılında tamamlanmış. O dönem Belediye Tiyatrosu adı verilen yapı, günümüzde resmi olarak Opera Nice Cote d’Azur ismiyle anılıyor.

Place Rosettti

Tarih kent merkezinin kalbinde yer alan meydan, genelde canlı atmosferine şahit olmak isteyen gezginler tarafından çokça uğranan yerlerden. Hatta sosyalleşmek ve açık havada zaman geçirmek isteyen yerel halk da bu yapısından dolayı meydanı sıklıkla tercih ediyor.

Nice Gezi Rehberi: Ne Yenir?

Akdeniz ikliminin hakim olduğu bu bölgede, tipik Akdeniz yemekleri, liman şehri olması sebebiyle oldukça çeşitli deniz ürünleri masalarda bolca yerini alıyor. Fransız mutfağı başta olmak üzere, Avrupa’nın farklı kültürleriyle de harmanlanmış lezzetler ziyaretçilerini bekliyor. Nice Gezi Rehberi yazımızda Nice’de tadabileceğiniz lezzetleri sizler için derledik.

Socca

Mayalanmış nohut unu ile yapılan yassı bir tür ekmek. Odun fırınında özel bakır tepsilerde pişirilir.

Salade Nicoise

Domates, turp, sopan, siyah zeytin, yumurta, ton balığı ve hamsi konulan Nice Salatası.

Le Pan Bagnat

Salade Nicoise’in sandviç hali. Ekmek olarak bazı yerler baget kullansa da bazı yerlerde hamburger ekmeği kullanılıyor.

Pissaladiere

İçerisinde soğan, hamsi ve zeytin bulunan tarta benzer bir yemek. Başka çeşitlerde de yapılabiliyor.

La Daube Nicoise

Sığır etinden yapılan, kısık ateşte soğan, havuç ve çeşitli sebzeler ile yavaş yavaş pişirilen bir yemek. Yanında da bir makarna ile servis edilir.

Ratatouille

Patlıcan, soğan, sarımsak ,havuç, domates, kabak gibi çeşitli sebzeler ile yapılan bir yemek.

Tarte Tropezienne

Krema ve çikolata ile hazırlanan bu lezzetli tatlı şehirde bulunan küçük şekerleme dükkanlarında ve bazı kafelerde bulunabilecek çok sevilen bir alternatif.

Confit de Canart

Ördek konfi, Fransız mutfağının vazgeçilmezleri arasındadır. Dövülmüş sarımsak ve tuz ekleyerek kendi yağı ile uzun bir süre pişirilen ördek eti, pişirildikten sonra yanında fırınlanmış patates, dağ kekiği gibi ürünlerle servis edilebiliyor.

Salyangoz(Escargot)

İçerisine krema, maydanoz, tuz, karabiber atılan salyangozlar tereyağı ile karıştırıp fırında kısa bir süre pişirildikten sonra servis ediliyor.

Krep

Neredeyse her caddede bulabileceğiniz yiyeceklerin başında yer alan krep, tatlı ve ya tuzlu çeşitleri bulunabiliyor.

Kurbağa Bacağı

Ülke mutfağında önemli bir yere sahip olan kurbağa bacağı; iyice temizlenip kızartılıyor. Üzerine kekik, tereyağı ve sarımsak ekleniyor. Kızartılmış ekmek ile servis ediliyor.

Soğan Çorbası

Et suyu, soğan ve un ile yapılan çorbayı kızartılmış ekmek ile birlikte servisini görebilirsiniz.

Croque Monsieur-Madame

Salam ve eritilmiş peynir ile yapılan bir çeşit tost diyebiliriz. Artık ülkemizde de çokça görebildiğimiz bu tostlardan Croque Monsieur salam ve peynirli olanı, Crouqe Madame ise bunlara ilave üzerine yumurta kırılmış halidir.

Steak Tartare

Sinirleri ayıklanmış bonfile etini en küçük parçalara ayırarak yan malzemeleri olan kıyılmış biber ve maydanoz ile karıştırılıp ekmek üzerinde servis edilir. Üzerine çiğ yumurta da kırılan steak tartare çiğ yenilen bir et türüdür.

Entrecote

Dananın en lezzetli yerlerinden biri olan Antrikot etini Fransız mutfağında çokça görebiliriz.

Le Pan Bagnat

Harika bir ton balıklı sandviç. Ekmek olarak bazı yerler baget kullansa da bazı yerlerde hamburger ekmeği kullanılıyor.

Foie Gras

Ördek yağı, arpacık soğanı, tuz ve karabiber ile pişirilen kaz ciğeri, kızarmış ekmek ve bal ile birlikte servis ediliyor.

Tartalette

Küçük küçük envai çeşit tartları Fransız mutfağında çokça karşılaşabilirsiniz.

Croissant

Ülkemizde de çokça yayılan kruvasan kahvaltılarda çok tercih ediliyor.

Steak Frites

Çeşitli sebzelerle birlikte servis edilen ızgara biftektir.

Beef Bourguignon

Kırmızı şarapta bekletilmiş biftek, sarımsak, soğan, mantar ve taze sebzelerle hazırlanıp servis ediliyor.

Nicoise

Genellikle marul, domates, haşlanmış yumurta, ton balığı, zeytin, ançuez ve yeşil fasulyeden oluşan bir salatadır.

Moules Mariniere

Şarap soslu istiridyedir.

Bourride

Bir çeşit balık yahnisidir.

Ratatouille

Karabiber, kekik, nane ve diğer baharatlarla tatlandırılan bir sebze yemeği. Yüksek ısıda, çok az yağla kısa sürede pişirilen sebzeler daha sonra fırınlanıyor.

Cassoulet

Ördek, domuz, keçi veya inek etiyle kuru fasulyenin yavaş ve çok uzun sürede pişirilmesiyle elde edilen bir yemek.

Iles Flottantes

Adı vanilya sosu içerisinde yüzen bezelerden dolayı aslında “yüzen ada” anlamına gelen tatlı klasik bir tatlı.

Clafoutis

Meyve sosu içerisinde kek denilebilecek Clafoutis’in orjinali kirazla yapılıyor. Ancak mevsimine göre farklı meyvelerle yapılmış seçenekler de son derece yaygın

Sufle

İçi erimiş çikolatadan oluşan kakaolu kek.

Creme Brulee

Fransız mutfağından dünyaya uzanan bu tatlı yapımı için; toz şeker ve vanilya ile karıştırılan yumurtası sarısı kaynatılmış süt ve kremaya ekleniyor ve bunlar tereyağı ile karıştırılıyor. Fırında uzunca bir süre pişirildikten sonra üzerine esmer şeker ekleniyor. Meyvelerle, nane yaprakları ile bir kapta servis edilebiliyor.

Makaron

Fransa’da rengarenk ve çok fazla çeşidi bulunan makaronlar çay ya da kahvenin yanında çokça tercih ediliyor.

Nice Gezi Rehberi: Ne İçilir?

Nice Gezi Rehberi yazımızda Nice’de tadabileceğiniz lezzetli içecekleri sizler için derledik..

St. Hanorat

Adını aldığı, 5. yüzyıldan beri bir keşiş topluluğuna ev sahipliği yapan adada üretilen üzümlerden yapılan şarap.

Soixante Quinze

Cin, şampanya, şeker ve limon suyu ile oluşturulan bir kokteyl.

Café au Lait

Bir tür sütlü kahve.

Citron Pressé

Buzla dolu uzun bir bardakta taze sıkılmış limon, su ve şeker karışımı bir içecek.

Kır/Kır Royal

Şampanya kadehinde servis edilen, beyaz şarap veya şampanya ile Crème de cassis (kan renginde, tatlı, kuş üzümü aromalı bir likör) karışımından oluşan bir aperatif kokteyl.

Pastis

Güçlü bir anason veya meyan kökü tadı olan, tipik olarak sütlü, canlandırıcı bir tad oluşturmak için maden suyu ile seyreltilerek yapılan bir içecek.

Chocolate Chaud

Sıcak çikolata veya sıcak kakao, genellikle eritilmiş çikolata veya toz kakao, sıcak süt veya su ve şeker içeren sıcak içecek.

Lea D’Asco

Absint, cin ve lillet likörü ile oluşturulan bir içecek.

Sherry Cherie

Curracao likörü, demirhindi suyu ve şampanya ile oluşturulan bir içecek.

Capri C’est Fini

Kiraz domatesleri, fesleğen, balzamik sirke, şeker kamışı ve Rom ile yapılan bir kokteyl.

Tijuana Swizzle

Tekila, biber şurubu, kayısı, zencefil ve misket limon ile yapılan bir kokteyl.

Chamber G n T

Citadelle cin ve Feverfew tonik ile yapılan ve bir menekşe ile süslenmiş içki.

Bloody Mary

Taze üzüm domatesleri, barbekü acıları ve kızılcık suyu ile yapılan bir kokteyl.

1789 Bastille

Bastille viski, baharatlı bir aperatif olan Bonal Quina ve Lillet ile oluşturulan bir içki.

La Piste Verte

Meyve suyu, votka ve bal karışımı bir içecek.

Bordeaux: Yerel şarap markası
Cote du Rhone: Yerel şarap markası
Corbier: Yerel şarap markası
Muscadet: Yerel şarap markası

Nice Gece Hayatı

Nice şehrinde harika eğlenceli pub ve barlar vardır fakat gece kulübü için 20 dakikalık mesafe ile Cannes şehrine gitmek gerekir. Gündüz deniz keyfi, gece ise eğlencenin doruklarına ulaşmak hiç de zor değildir. Nice Gezi Rehberi yazımızda Nice’de gece hayatının aktığı mekanları sizler için derledik.

Riviera Bar Crawl & Tours

Harika yürüyüş turlarının yanı sıra eşsiz içkileri ile kendinize aşık eden olan Riviera Bar Crawl & Tours turistlerin ilgi odağı olmayı başarmış mekanlardan yalnızca biridir. Şehir de oldukça popüler hale gelmiş olan mekan sabit kalıp mekana ayak uydurmanızı gerektirmeyen özgürce dolaşabildiğiniz açık havanın tadını çıkarabileceğiniz bir yerdir.

Puzzle Bar

Nice bar seçenekleri arasında en çok dikkat çekenlerden bir tanesidir. Farklı konsepti ve çok gürültülü olmayan mekan özellikleriyle, özellikle akşam yemeklerinin ardından hem içki içip hem de keyifli zaman geçirmek isteyenlerin tercihi olabilir. Burada çalışan kişilerin dost canlısı tavırları, güzel bir gece geçirmenizin önemli adımlarından bir tanesi olacaktır.

Fred’s Bar

Sanat ve bar hayatının iç içe geçtiği bu mekanda bir yandan içkinizi içerken bir yandan sigaranızı da içebilirsiniz. Genel olarak Fransa’da bulunan barlara kıyasla bakıldığında daha sakin bir yer olarak göz önüne gelmektedir. Farklı kokteyl seçeneklerini değerlendirebileceğiniz bu bar, duvarlarında ve dekorasyonunun belirli aşamalarında sanat ürünlerini kullanması sebebiyle adından söz ettirmektedir.

Les Trois Diables

Akşam 9’dan sonra canlı DJ performansları ile dansın ve müziğin ritmini Nice’de hissetmek istiyorsanız bu mekanı deneyebilirsiniz.

Diğer şehir rehberleri için Şehir Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz…