AnasayfaCategoryAvrupa

https://www.tourbulance.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Monte-Carlo-1-640x480.jpg

Monte Carlo, Avrupa’da Akdeniz kıyısında yer alan şehir devleti Monaco’nun kumarhaneleri, lüks yaşamı ile ünlü zengin semt şehridir. Monte Carlo Gezi Rehberi yazımızda gezilecek yerler, yeme içme kültürü ve gece hayatından bahsedeceğiz.

Monte Carlo Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler

Monte Carlo, Avrupa’da Akdeniz kıyısında yer alan şehir devleti Monaco’nun kumarhaneleri, lüks yaşamı ile ünlü zengin semt şehridir. Bir yandan deniz bir yandan bitmeyen gece hayatı bir yandan da doğal güzellikleri bir arada yaşamak isteyen ziyaretçilerin ideal adresidir. Hal böyle olunca Monte Carlo, dünyanın dört bir yanından ziyaretçi akınına uğramaktadır. Monte Carlo Gezi Rehberi yazımızda Monte Carlo’da gezilecek yerleri sizler için derledik.

Monte Carlo Gezi Rehberi
Monte Carlo Gezi Rehberi

Prince’s Palace

Monako’nun başkenti olan Monaco Ville‘de yer alan Prenslik Sarayı (Prince’s Palace), isminden de anlaşılabileceği gibi Monako prenslerinin ve ailelerinin yaşadığı alanı meydana getiriyor. Avrupa ve Akdeniz mimarisinin başarılı bir örneği olan Prenslik Sarayı, Monako’da en çok ziyaretçi çeken yapılar arasında bulunuyor.

Prens Rainer Klasik Otomobil Koleksiyonu

Monaco Top Cars Collection ismiyle de bilinen ve 1923 – 2005 yılları arasında yaşamış olan Prens Rainier‘ın kişisel otomobil koleksiyonundan oluşan müze, Avrupa ve Kuzey Amerika menşeli yüzlerce klasik otomobil modelini içeriyor.

Oceanographic Museum

1848 – 1922 tarihleri arasında yaşamış olan Prens Albert‘ın denize ve deniz canlılarına karşı merakı sonucu ortaya çıkmış olan Oşinografi Müzesi (Oceanographic Museum), dünyadaki nadir deniz bilim müzeleri arasında yer alıyor. Tarihi bir bina içerisinde sergilenen koleksiyonda balina, deniz atı, deniz kaplumbağası iskeletleri; değişik gemi modelleri; denizcilikte kullanılan araçlar ve silahlar gibi birçok kalıntı ve eser bulunuyor.

St. Nicholas Katedrali

Saint Nicholas Katedrali olarak da bilinen ve ilk olarak 1875 yılında inşa edilmeye başlanan Monako Katedrali (Monaco Cathedral), 1903 yılında tamamlanıyor. Köklü bir geçmişe sahip olan katedral, ismini Monako’ya ilk kilisenin inşa edilmesini sağlayan St. Nicholas‘tan alıyor.

Condamine Pazarı

Monako’nun 4 ana bölgesinden biri olan Condamine Pazarı (La Condamine), şehrin en merkezi noktalarından biri olmanın yanı sıra yat limanına ve butik dükkanlara ev sahipliği yapan, birbirinden renkli ve değişik ürünlere ulaşabileceğiniz çarşısıyla da dikkat çekiyor.

Monako Opera Binası

1861 yılında yapımına başlanan ve Fransız mimarisinin en rafine örneklerinden biri olan Monako Opera Binası (Monaco Opera House), opera salonu dışında Monte Carlo Casino’yu da sınırları içinde barındırıyor.

Grimaldi Forum

Monako’daki en önemli konferans ve kongre alanı olan Grimaldi Forum, bugüne kadar pek çok UEFA Şampiyonlar Ligi etkiliğine, EVER Monaco sergilerine ve konserlere ev sahipliği yapmış, kent için önemi büyük ve kritik bir nokta.

Saray Meydanı

Prens Sarayı’nı çevrelediği için her daim hareketli ve canlı olan Saray Meydanı (Palace Square), Monako’yu tepeden gören konumu nedeniyle özellikle fotoğraf çekmek isteyenler için eşsiz kareler sunuyor.

Monte Carlo Gezi Rehberi: Ne Yenir?

Monte Carlo Gezi Rehberi yazımızda Monte Carlo’da tadabileceğiniz lezzetleri sizler için derledik.

Confit de Canart

Ördek Konfi, Fransız mutfağının vazgeçilmezleri arasındadır. Dövülmüş sarımsak ve tuz ekleyerek kendi yağı ile uzun bir süre pişirilen ördek eti, pişirildikten sonra yanında fırınlanmış patates, dağ kekiği gibi ürünlerle servis edilebiliyor.

Salyangoz(Escargot)

İçerisine krema, maydanoz, tuz, karabiber atılan salyangozlar tereyağı ile karıştırıp fırında kısa bir süre pişirildikten sonra servis ediliyor.

Krep

Neredeyse her caddede bulabileceğiniz yiyeceklerin başında yer alan krep, tatlı ve ya tuzlu çeşitleri bulunabiliyor.

Kurbağa Bacağı

Ülke mutfağında önemli bir yere sahip olan kurbağa bacağı; iyice temizlenip kızartılıyor. Üzerine kekik, tereyağı ve sarımsak ekleniyor. Kızartılmış ekmek ile servis ediliyor.

Soğan Çorbası

Et suyu, soğan ve un ile yapılan çorbayı kızartılmış ekmek ile birlikte servisini görebilirsiniz.

Croque Monsieur-Madame

Salam ve eritilmiş peynir ile yapılan bir çeşit tost diyebiliriz. Artık ülkemizde de çokça görebildiğimiz bu tostlardan Croque Monsieur salam ve peynirli olanı, Crouqe Madame ise bunlara ilave üzerine yumurta kırılmış halidir.

Steak Tartare

Sinirleri ayıklanmış bonfile etini en küçük parçalara ayırarak yan malzemeleri olan kıyılmış biber ve maydanoz ile karıştırılıp ekmek üzerinde servis edilir. Üzerine çiğ yumurta da kırılan steak tartare çiğ yenilen bir et türüdür.

Entrecote

Dananın en lezzetli yerlerinden biri olan Antrikot etini Fransız mutfağında çokça görebiliriz.

Le Pan Bagnat

Harika bir ton balıklı sandviç. Ekmek olarak bazı yerler baget kullansa da bazı yerlerde hamburger ekmeği kullanılıyor.

Foie Gras

Ördek yağı, arpacık soğanı, tuz ve karabiber ile pişirilen kaz ciğeri, kızarmış ekmek ve bal ile birlikte servis ediliyor.

Tartalette

Küçük küçük envai çeşit tartları Fransız mutfağında çokça karşılaşabilirsiniz.

Croissant

Ülkemizde de çokça yayılan kruvasan kahvaltılarda çok tercih ediliyor.

Steak Frites

Çeşitli sebzelerle birlikte servis edilen ızgara biftektir.

Beef Bourguignon

Kırmızı şarapta bekletilmiş biftek, sarımsak, soğan, mantar ve taze sebzelerle hazırlanıp servis ediliyor.

Nicoise

Genellikle marul, domates, haşlanmış yumurta, ton balığı, zeytin, ançuez ve yeşil fasulyeden oluşan bir salatadır.

Moules Mariniere

Şarap soslu istiridyedir.

Bourride

Bir çeşit balık yahnisidir.

Ratatouille

Karabiber, kekik, nane ve diğer baharatlarla tatlandırılan bir sebze yemeği. Yüksek ısıda, çok az yağla kısa sürede pişirilen sebzeler daha sonra fırınlanıyor.

Cassoulet

Ördek, domuz, keçi veya inek etiyle kuru fasulyenin yavaş ve çok uzun sürede pişirilmesiyle elde edilen bir yemek.

Iles Flottantes

Adı vanilya sosu içerisinde yüzen bezelerden dolayı aslında “yüzen ada” anlamına gelen tatlı klasik bir tatlı.

Clafoutis

Meyve sosu içerisinde kek denilebilecek Clafoutis’in orjinali kirazla yapılıyor. Ancak mevsimine göre farklı meyvelerle yapılmış seçenekler de son derece yaygın

Sufle

İçi erimiş çikolatadan oluşan kakaolu kek.

Creme Brulee

Fransız mutfağından dünyaya uzanan bu tatlı yapımı için; toz şeker ve vanilya ile karıştırılan yumurtası sarısı kaynatılmış süt ve kremaya ekleniyor ve bunlar tereyağı ile karıştırılıyor. Fırında uzunca bir süre pişirildikten sonra üzerine esmer şeker ekleniyor. Meyvelerle, nane yaprakları ile bir kapta servis edilebiliyor.

Makaron

Fransa’da rengarenk ve çok fazla çeşidi bulunan makaronlar çay ya da kahvenin yanında çokça tercih ediliyor.

Monte Carlo Gezi Rehberi: Ne İçilir?

Monte Carlo Gezi Rehberi yazımızda Monte Carlo’da tadabileceğiniz lezzetli içecekleri sizler için derledik..

St. Hanorat

Adını aldığı, 5. yüzyıldan beri bir keşiş topluluğuna ev sahipliği yapan adada üretilen üzümlerden yapılan şarap.

Soixante Quinze

Cin, şampanya, şeker ve limon suyu ile oluşturulan bir kokteyl.

Café au Lait

Bir tür sütlü kahve.

Citron Pressé

Buzla dolu uzun bir bardakta taze sıkılmış limon, su ve şeker karışımı bir içecek.

Kır/Kır Royal

Şampanya kadehinde servis edilen, beyaz şarap veya şampanya ile Crème de cassis (kan renginde, tatlı, kuş üzümü aromalı bir likör) karışımından oluşan bir aperatif kokteyl.

Pastis

Güçlü bir anason veya meyan kökü tadı olan, tipik olarak sütlü, canlandırıcı bir tad oluşturmak için maden suyu ile seyreltilerek yapılan bir içecek.

Chocolate Chaud

Sıcak çikolata veya sıcak kakao, genellikle eritilmiş çikolata veya toz kakao, sıcak süt veya su ve şeker içeren sıcak içecek.

Lea D’Asco

Absint, cin ve lillet likörü ile oluşturulan bir içecek.

Sherry Cherie

Curracao likörü, demirhindi suyu ve şampanya ile oluşturulan bir içecek.

Capri C’est Fini

Kiraz domatesleri, fesleğen, balzamik sirke, şeker kamışı ve Rom ile yapılan bir kokteyl.

Tijuana Swizzle

Tekila, biber şurubu, kayısı, zencefil ve misket limon ile yapılan bir kokteyl.

Chamber G n T

Citadelle cin ve Feverfew tonik ile yapılan ve bir menekşe ile süslenmiş içki.

Bloody Mary

Taze üzüm domatesleri, barbekü acıları ve kızılcık suyu ile yapılan bir kokteyl.

1789 Bastille

Bastille viski, baharatlı bir aperatif olan Bonal Quina ve Lillet ile oluşturulan bir içki.

La Piste Verte

Meyve suyu, votka ve bal karışımı bir içecek.

Bordeaux: Yerel şarap markası
Cote du Rhone: Yerel şarap markası
Corbier: Yerel şarap markası
Muscadet: Yerel şarap markası

Monte Carlo Gece Hayatı

Deyim yerindeyse uyumayan bir şehir olan Monte Carlo’da onlarca seçenek ve sabaha kadar bitmeyen eğlence vardır. Otellerin gece kulüpleri ya da restoranları dışında lüks dans kulüpleri ve barlar da tercih edilir. En meşhur mekanları da tabii ki kumarhanelerdir. Bar ve gece kulüplerinde eğlenileceği gibi casinolarda da şanslar denenmektedir. Monte Carlo Gezi Rehberi yazımızda Monte Carlo’da gece hayatı mekanlarını sizler için derledik.

Jimmy’z, Zelos ve Bar at the Colombus Monaco, eğlencenin hiç durmadığı popüler gece kulüpleridir.

Diğer şehir rehberleri için Şehir Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz…

https://www.tourbulance.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/tour-paris-04-1-640x480.jpg

Sen Nehri çevresine kurulmuş olan ve dünyanın en çok ziyaret edilen şehri Paris, Fransa‘nın başkentidir. Sanatın mimari ile buluştuğu ve romantik atmosferiyle Avrupa’nın popüler şehirlerinden biri. Aynı zamanda başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yer almaktadır. Moda ve lüksün dünya başkenti Paris, “Işık Şehir” diye de anılmaktadır. Paris Gezi Rehberi yazımızda gezilecek yerler, yeme içme kültürü ve gece hayatından bahsedeceğiz.

Paris Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler

Sen Nehri çevresine kurulmuş olan ve Dünya’nın en çok ziyaret edilen şehri Paris, Fransanın başkentidir. Sanatın mimari ile buluştuğu ve romantik atmosferiyle Avrupa’nın popüler şehirlerinden biri. Aynı zamanda başlıca ekonomik ve politik merkezler arasında yer almaktadır. Moda ve lüksün dünya başkenti Paris, “Işık Şehir” diye de anılmaktadır. Paris Gezi Rehberi yazımızda Paris’te gezilecek yerleri sizler için derledik.

Paris Gezi Rehberi
Paris Gezi Rehberi

Eyfel Kulesi

Paris Kulesi olarak da bilinen Eyfel, Fransız Devrimi’nin 100. yıl dönümünde düzenlenen dünya fuarı için tasarlandı. İlk önce Barcelona’da 1888 Dünya Fuarı için yapılması planlanan kule, bu fikrin reddedilmesi nedeniyle, Paris fuarının giriş kapısı olarak inşasına 1887’de başlanarak 1889’de tamamlandı. Eyfel Kulesi’nin 1909’da sökülmesi planlanıyordu, ancak kule, iletişim için çok uygun yükseklikte olduğundan radyo anteni olarak kullanılmasına karar verildi.

3.000 işçi 26 ay boyunca 18.038 adet demir parçayı 2,5 milyon perçinle bir araya getirdi. Hiç ölüm vakası yaşanmamış olması, o günün şartlarında şaşırtıcı bir durum.

Eyfel Kulesi’nin inşası 3 yılda bitti ve 300 metre yüksekliğinde, 24 metrelik bir antene sahip tam 7,900 ton ağırlığında devasa bir yapı ortaya çıktı ve Paris’in o zamanki en büyük yapısı olarak tarihteki yerini almış oldu. Radyo vericileri ile birlikte Eyfel Kulesi 327 metre yüksekliğe sahip.

Eyfel Kulesi günümüzde ise Fransa’nın en yüksek 5. yapısı konumunda. Bugün yılda 7 milyon turist çeken Eyfel Kulesi, dünyanın parayla en çok ziyaret edilen anıtı unvanına sahip.

Louvre Müzesi

Aslında bugün müze olarak kullanılan bina ilk başta bir kale olarak yapılmış. 1190 yılında Kral Philippe Auguste tarafından yaptırılan bu kale 14. YY başlarında Kral V. Charles tarafından malikaneye dönüştürülmüş ve 16. YY’da da Kral I. François burayı Kraliyet Sarayı olarak kullanmış.

Bu dönemde İtalya’dan getirtilen 12 tablo ile de Kraliyet Sanat Koleksiyonu’nun temelleri atılmış ve ardından geçen sürede koleksiyona sürekli eklemeler yapılmış. Ayrıca dönemin kraliyet ailesi sadece sanat eserleri toplamakla da yetinmemiş, 1692 yılında Kral XIV. Charles burada iki sanat akademisi kurmuş. 1793 yılına gelindiğinde ise Kraliyet Ailesi’nin resmi konut olarak Versailles Sarayı’na taşınmasıyla Louvre Müzesi, bir müze olarak toplamda 537 adet eserle halkın ziyaretine açılmış. Tabii koleksiyonun genişlemesi de bu tarihten sonra hızlanmış ve bugünkü 350 binden fazla sayıda esere çok kısa bir sürede ulaşılmış.

Notre Dame Katedrali

Tarihi Paris‘in tarihiyle beraber seyreden, ülkenin coğrafi ve ruhsal anlamda da merkezi sayılan Notre Dame Katedrali Paris’i ziyaret eden turistlerin de en popüler uğrak noktalarından. Yılda ortalama 13 milyon ziyaretçi burayı görmeye geliyor. Ki bu Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi gibi simge yapıların bile ziyaretçi sayısından yüksek bir rakam.

Romanlara ilham olmuş katedral için “Tarih ve Sanatın Katedrali” demek de hiç yanlış olmaz.

Seine Nehri’ndeki küçük bi adada (île de la Cité) yer alan Notre Dame Katedrali devasa boyutları, Roma – Gotik stili karışımı mimarisi, görkemli süslemeleri, pencereleri ve vitrayları, sahip olduğu sanat eserleri ve 2000 yılı bulan tarihi ile Paris ziyaretinde görmeden dönmemeniz gereken yapılardan.

37 şapel, 75 dev sütundan oluşan 130 metre genişliğindeki katedral aynı anda 9 bin kişinin ibadet edebilmesine de olanak sağlıyor. Adı Fransızca’da “Kutsal Bakire” veya “Meryem Anamız” anlamına gelen, tarihte dönüm noktası sayılan olaylara tanıklık etmiş, kendi başından da çeşitli badireler geçmiş bir yapı olarak Notre Dame Katedrali, geçirdiğiniz her saniyenin karşılığını fazlasıyla veriyor.

2019 yılı ağır yangın badiresini de atlatacak ve ayakta kalmaya devam edecek..

Şanzelize Bulvarı

Şanzelize Caddesi(Champs-Elysees), Paris’in tarihi yapıları kadar ünlü olan bir yeridir. Dünyanın en bilindik ve lüks bulvarlarından olan Şanzelize günümüzde turistlerin de yoğun ilgi gösterdiği bir yerdir.

1667 yılında Louis XIV’nin bahçıvanı Andre Le Notre tarafından Tuileries Bahçesi manzarasını genişletmek için yapılan cadde yıllar içinde devamlı olarak gelişmiştir. 2 kilometre uzunluktaki caddenin bir ucunda Paris’in en ünlü simgelerinden olan Zafer Takı bulunmaktadır. Dilerseniz Zafer Takı’nın seyir terasına çıkarak da Şanzelize Caddesi’nin muhteşem manzarasını izleyebilirsiniz. Caddenin diğer ucu ise şehrin ünlü meydanı Concorde’a uzanır. Günümüzde cadde, birbirinden lüks moda markalarının mağazalarına, kafe ve restoranlara, sinemalara, turistik dükkânlara ev sahipliği yapar.

Sacre Coeur Bazilikası

Paris‘in Ressamlar Tepesi, Montmartre‘de zarif bir kuğu gibi görülen Sacre Coeur Bazilikası şehirdeki en önemli tarihi ve dini yapılardan biri. Aslında 20.YY’ın başlarında açılmış olması sebebiyle kentin en eski yapılarından sayılmıyor ancak en etkileyicilerinden biri olduğu da kesin. Sacre Coeur Bazilikası hem bembeyaz rengi ve kubbeleri ile bir pastayı andırdığı için “düğün pastası“, hem de yapımında kullanılan taşların özelliği nedeniyle her yağmurda kendini temizlemesinden dolayı “kendi kendini temizleyen kilise” gibi takma isimlerle de anılıyor.

Moulin Rouge

Moulin Rouge Kabaresi dünyanın en eski ve en bilindik kabaresidir. Aynı zamanda Paris’te yer alan salonun adı da Moulin Rouge’dur. Salon 120 yıl önce açılmıştır. Ancak bu denli yaşlı olmasına rağmen bu salon günümüzdeki en popüler salonlarla aynı standartlara sahiptir. Salonun tepesinde yer alan kocaman kırmızı değirmenden dolayı buraya “Kırmızı Değirmen” de denilmektedir. Moulin Rouge Kabaresi’nde en çok dikkat çeken ise eskilerden beri büyük bir ilgi ile izlenen Can – Can dansıdır. Bu dans baştan çıkaran ve oldukça seksi figürlere sahip bir dans şeklidir.

Ressamlar Tepesi

Ressamlar Tepesi, orijinal adıyla Place du Tertre, Paris’te en çok ilginizi çekecek yerlerden biridir. Adı her ne kadar “tepe” olarak geçse de burası Montmartre Tepesi‘nin ressamlarla dolu olan meydanıdır. Bir zamanlar Pablo Picasso, Claude Monet gibi dünyaca ünlü ressamlar bu bölgede birçok ünlü çalışmaya imza atmıştır. Ressamlar Tepesi, 1800’lerde ressamlar dışında heykeltıraşlara, yazarlara ve şairlere de ev sahipliği yapmıştır. Zamanında şehrin dışında kalan bu bölgenin ucuz olması o dönemki sanatçıların buraya yerleşmesindeki en önemli etken olmuştur. Üstelik bölgedeki sosyal kuralların sıkı olmaması da sanatçıların burayı tercih etmemesinin bir diğer nedenidir.

Konkort Meydanı

Konkort Meydanı(Place de La Concorde), Paris’in en büyük ve ünlü meydanıdır. Tuileries Bahçeleri ile Şanzelize Caddesi arasında yer alır. Kral XV. Louis’in emriyle yapılan meydan 8 hektardan büyük olup sekizgen yapıdadır. Kraliyete karşı yapılan Fransız Devrimi sırasında meydanın ortasında bulunan Louis heykeli meydandan kaldırılmış ve buraya giyotin konulmuştur. 1792 yılında yaşanan olaylar sonucunda aralarında XVI. Louis’in de bulunduğu 1119 kişi (kimi kaynaklarda 2800 ya da 4000 kişi) giyotin ile idam edilmiştir.

Orsay Müzesi

Orsay Müzesi, Paris’in mutlaka görülmesi gereken müzelerinden biridir. Müzede 1848-1914 yılları arasındaki Avrupa tablolarını, heykelleri ve fotoğraflarını görebilirsiniz. Orsay Müzesi’nin önemli özelliklerinden biri de bulunduğu yapıdır. Müze binası, ilk olarak 1900 Paris Evrensel Sergisi için tren istasyonu olarak yapılmıştır. 1939 yılında işlevini tamamlayan yapı yıllar boyunca çeşitli amaçlar için kullanılmıştır. 1970 yılında yıkımı gündeme gelen bina, 1977 yılında müzeye dönüştürülmüştür. Günümüzde Orsay Müzesi şehrin en önemli müzelerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Paris Katakombları

Paris’in orta yerinde, kendi halinde bir yapının küçük kapısından içeri girdiğinizde yeraltında bambaşka bir dünya göreceksiniz. Paris’te yeraltı mezarlarının bulunduğu çok özel bir yer, Catacombes.

Catacombes (katakomb) yeraltı mezarlığı anlamına geliyor ve burası Paris’te gezip görebileceğiniz en enteresan yerlerden biri. Burası aslında Paris’i Paris yapan o binaların yapımında kullanılan sarı kalker taşının çıkarıldığı eski taş ocaklarından biri. Normalde kilometrelerce uzunluğunda tünellerden oluşuyor ama günümüzde sadece iki kilometrelik bir bölümü geziliyor. Ve gezdiğiniz bu yerler sadece taş ocağı tünelleri değil, yeraltı mezarlığı şeklinde düzenlenmiş galeriler var.

Paris’in pek çok bölgesinde yüzlerce yıl ölülerin gömüldüğü mezarlıkların, zaman içinde salgın hastalıkların kaynağı olarak görülmeye başlanması üzerine gelen şikayetler sonucu 9 Kasım 1785’te alınan bir karar sonucunda boşaltılmasına karar verilmiş. Boşaltılan ilk mezarlık, Cimetière des Innocents yani Innocents (Masumlar) Mezarlığı olmuş. Innocents Mezarlığı’ndan çıkarılan kemikler bugün Denfert-Rochereau‘nun altında bulunan taş ocaklarına tek tek taşınmış. Üstelik bu kemik taşıma işlemi tek bir mezarlıkla sınırlı kalmamış, o dönemde Paris sınırları içinde kalan pek çok mezarlık istimlak edilerek ölülerin hepsi buraya taşınmış.

Salgın hastalıklardan korunma ve istimlak ihtiyacı nedeniyle kaldırılan bu mezarlıkların tümden yok edilmemesi bir anlamda ölüye saygı gibi düşünülse de, bir zamanlar kanlı-canlı birer insan olan bu ölülerin, şimdi bir sanat eseri gibi tek tek bu eski taş ocağı galerilerine yerleştirilmiş olması ve hatta günümüzde “gezilecek yerler” arasında yer alıyor olması da bir o kadar tüyler ürpertici bir durum.

Zafer Takı

Champs-Elysees‘nin başında tüm heybetiyle yükselen bu anıtın yapımına Napolyon’un emriyle 1806’da başlanıyor ve anıtın tamamlanıp açılması ancak otuz yıl sonra 1836’da mümkün oluyor. 12 tane yolun kesiştiği meydanın (eski adı Place de l’Étoile, yeni adı Place Charles de Gaulle) tam ortasında bulunuyor.

50 metre yüksekliğindeki bu yapı dört ana ayak üzerine temellendirilmiş, eski Roma imparatorlarının kazandıkları zaferlerin anısına yaptırılan taklardan esinlenerek Avrupa’da krallar ve imparatorlar tarafından yaptırılmış pek çok zafer takından biri ama en güzeli.

Pompidou Kültür Merkezi

Paris’in en tartışmalı yapılarından biri, adını Fransa’nın İkinci Dünya Savaşından sonraki ikinci Cumhurbaşkanı George Pompidou’dan alan yapı 1977’den günümüze 150 milyonu aşan sayıda ziyaretçi çekmeyi başarmış çok ilginç bir kültür – sanat merkezi. Fransa’da özellikle cumhurbaşkanlarının kültür sanat konularında anıtsal yapılar inşa ettirmeleri bir gelenek. Evet, genel algı bu binanın bir modern sanatlar müzesi olduğu yönündeyse de aslında Centre Pompidou aynı zamanda dev bir kütüphane, sergi salonları, kafe ve restoranlardan oluşan çok kapsamlı bir kültür merkezi.

Pantheon

Paris’in 5. bölgesi, Quartier Latin olarak geçen bölgede bulunan Pantheon’un yapımına 1758’de, o dönem ölümcül bir hastalığı atlatan XV. Louis’nin emriyle, bir çeşit şükranlarını sunma amacıyla başlanmış ama açılışı 1789’da yapılabilmiş. Pantheon Paris’in Koruyucu Azizesi Sainte-Genevieve‘e ithafen, bir kilise olarak hizmete açıldıysa da yine aynı yıl Fransız Devrimi sonrasında kilise olarak kullanılmasına izin verilmemiş.

Fransız Devrimi sonrası Panthon’un, Fransa’nin önde gelen düşün-sanat ve bilim insanlarının ebedi istirahatgahı olacak bir anıt yapı olarak kullanılmasına karar verilmiş. Tarihte birkaç kez yeniden kiliseye dönüştürülmüşse de halen 83 metrelik bir anıt yapı olarak Paris’in Sainte-Geneviève tepesinde tüm heybetiyle kenti selamlıyor.

Pont Des Arts – Sanat Köprüsü

Seine Nehri üzerindeki 37 köprü arasında en meşhurlarından biri, Pont des Arts (pon dezar ya da pon dezağ) “Sanat Köprüsü” ya da “Sanatlar Köprüsü” olarak çevirebileceğimiz bu isim, bir dönem aşıkların astığı kilitler nedeniyle köprünün Pont des Amoureux (pon dezamurö ya da pon dezamuğö) yani Aşıklar Köprüsü olarak anılmasına neden olmuş. Paris’i ziyaret eden sevgililer, aşklarının ölümsüz olması için bu köprüye asma kilit takmaya başlamış ve kısa zamanda bu gelenek öyle yaygınlaşmış ki köprüde kilit asacak yer kalmamış. O kadar ki sokak lambalarına bile kilit asmaya başlamışlar. Daha sonraları köprü ağırlığı kaldıramaz diye tüm kilitleri söktüler ve camdan bariyerler yaptılar. Şuan insanlar halen kilit asma geleneğini devam ettiriyorlar. Kilit asılacak bir yer bulunsun yeter ki.

Versay Sarayı – Müzesi

Yapımına 1661‘de Av Köşkü olarak başlanan, daha sonra zaman içinde büyüdükçe büyüyen, yayıldıkça yayılan, dev bir saray kompleksine dönüşen yapı, aynı şekilde uçsuz bucaksız bahçesiyle de dillere destan bir hal almış. Halen Avrupa’nın en büyük sarayı unvanını koruyan Versailles Sarayı (versay ya da veğsay) 6 hektarı aşan büyüklüğü ile, 2.300 odalı inanılmaz bir yer.

Paris Gezi Rehberi: Ne Yenir?

Çok zengin bir mutfağa sahip olan Paris kentinde yiyecek-içecek kültürü bir hayli çeşide ve öneme sahiptir. Türk mutfağının aksine domuz eti ve salyangozun çeşitlerini Paris mutfağında çokça görebiliriz. Sokak atıştırmalıklarından ana yemeğine, içeceğinden tatlısına, kendine has bir tarzı mutfağına yansıtan Paris, çok keyifli menüler sunuyor. Paris Gezi Rehberi yazımızda Paris’te tadabileceğiniz lezzetleri sizler için derledik.

Confit de Canart

Ördek Konfi, Fransız mutfağının vazgeçilmezleri arasındadır. Dövülmüş sarımsak ve tuz ekleyerek kendi yağı ile uzun bir süre pişirilen ördek eti, pişirildikten sonra yanında fırınlanmış patates, dağ kekiği gibi ürünlerle servis edilebiliyor.

Salyangoz(Escargot)

İçerisine krema, maydanoz, tuz, karabiber atılan salyangozlar tereyağı ile karıştırıp fırında kısa bir süre pişirildikten sonra servis ediliyor.

Krep

Neredeyse her caddede bulabileceğiniz yiyeceklerin başında yer alan krep, tatlı ve ya tuzlu çeşitleri bulunabiliyor.

Kurbağa Bacağı

Ülke mutfağında önemli bir yere sahip olan kurbağa bacağı; iyice temizlenip kızartılıyor. Üzerine kekik, tereyağı ve sarımsak ekleniyor. Kızartılmış ekmek ile servis ediliyor.

Soğan Çorbası

Et suyu, soğan ve un ile yapılan çorbayı kızartılmış ekmek ile birlikte servisini görebilirsiniz.

Croque Monsieur-Madame

Salam ve eritilmiş peynir ile yapılan bir çeşit tost diyebiliriz. Artık ülkemizde de çokça görebildiğimiz bu tostlardan Croque Monsieur salam ve peynirli olanı, Crouqe Madame ise bunlara ilave üzerine yumurta kırılmış halidir.

Steak Tartare

Sinirleri ayıklanmış bonfile etini en küçük parçalara ayırarak yan malzemeleri olan kıyılmış biber ve maydanoz ile karıştırılıp ekmek üzerinde servis edilir. Üzerine çiğ yumurta da kırılan steak tartare çiğ yenilen bir et türüdür.

Entrecote

Dananın en lezzetli yerlerinden biri olan Antrikot etini Fransız mutfağında çokça görebiliriz.

Le Pan Bagnat

Harika bir ton balıklı sandviç. Ekmek olarak bazı yerler baget kullansa da bazı yerlerde hamburger ekmeği kullanılıyor.

Foie Gras

Ördek yağı, arpacık soğanı, tuz ve karabiber ile pişirilen kaz ciğeri, kızarmış ekmek ve bal ile birlikte servis ediliyor.

Tartalette

Küçük küçük envai çeşit tartları Fransız mutfağında çokça karşılaşabilirsiniz.

Croissant

Ülkemizde de çokça yayılan kruvasan kahvaltılarda çok tercih ediliyor.

Steak Frites

Çeşitli sebzelerle birlikte servis edilen ızgara biftektir.

Beef Bourguignon

Kırmızı şarapta bekletilmiş biftek, sarımsak, soğan, mantar ve taze sebzelerle hazırlanıp servis ediliyor.

Nicoise

Genellikle marul, domates, haşlanmış yumurta, ton balığı, zeytin, ançuez ve yeşil fasulyeden oluşan bir salatadır.

Moules Mariniere

Şarap soslu istiridyedir.

Bourride

Bir çeşit balık yahnisidir.

Ratatouille

Karabiber, kekik, nane ve diğer baharatlarla tatlandırılan bir sebze yemeği. Yüksek ısıda, çok az yağla kısa sürede pişirilen sebzeler daha sonra fırınlanıyor.

Cassoulet

Ördek, domuz, keçi veya inek etiyle kuru fasulyenin yavaş ve çok uzun sürede pişirilmesiyle elde edilen bir yemek.

Iles Flottantes

Adı vanilya sosu içerisinde yüzen bezelerden dolayı aslında “yüzen ada” anlamına gelen tatlı klasik bir tatlı.

Clafoutis

Meyve sosu içerisinde kek denilebilecek Clafoutis’in orjinali kirazla yapılıyor. Ancak mevsimine göre farklı meyvelerle yapılmış seçenekler de son derece yaygın

Sufle

İçi erimiş çikolatadan oluşan kakaolu kek.

Creme Brulee

Fransız mutfağından dünyaya uzanan bu tatlı yapımı için; toz şeker ve vanilya ile karıştırılan yumurtası sarısı kaynatılmış süt ve kremaya ekleniyor ve bunlar tereyağı ile karıştırılıyor. Fırında uzunca bir süre pişirildikten sonra üzerine esmer şeker ekleniyor. Meyvelerle, nane yaprakları ile bir kapta servis edilebiliyor.

Makaron

Fransa’da rengarenk ve çok fazla çeşidi bulunan makaronlar çay ya da kahvenin yanında çokça tercih ediliyor.

Paris Gezi Rehberi: Ne İçilir?

Paris Gezi Rehberi yazımızda Paris’te tadabileceğiniz içecekleri sizler için derledik.

Soixante Quinze

Cin, şampanya, şeker ve limon suyu ile oluşturulan bir kokteyl.

Café au Lait

Bir tür sütlü kahve.

Citron Pressé

Buzla dolu uzun bir bardakta taze sıkılmış limon, su ve şeker karışımı bir içecek.

Kır/Kır Royal

Şampanya kadehinde servis edilen, beyaz şarap veya şampanya ile Crème de cassis (kan renginde, tatlı, kuş üzümü aromalı bir likör) karışımından oluşan bir aperatif kokteyl.

Pastis

Güçlü bir anason veya meyan kökü tadı olan, tipik olarak sütlü, canlandırıcı bir tad oluşturmak için maden suyu ile seyreltilerek yapılan bir içecek.

Chocolate Chaud

Sıcak çikolata veya sıcak kakao, genellikle eritilmiş çikolata veya toz kakao, sıcak süt veya su ve şeker içeren sıcak içecek.

Lea D’Asco

Absint, cin ve lillet likörü ile oluşturulan bir içecek.

Sherry Cherie

Curracao likörü, demirhindi suyu ve şampanya ile oluşturulan bir içecek.

Capri C’est Fini

Kiraz domatesleri, fesleğen, balzamik sirke, şeker kamışı ve Rom ile yapılan bir kokteyl.

Tijuana Swizzle

Tekila, biber şurubu, kayısı, zencefil ve misket limon ile yapılan bir kokteyl.

Chamber G n T

Citadelle cin ve Feverfew tonik ile yapılan ve bir menekşe ile süslenmiş içki.

Bloody Mary

Taze üzüm domatesleri, barbekü acıları ve kızılcık suyu ile yapılan bir kokteyl.

1789 Bastille

Bastille viski, baharatlı bir aperatif olan Bonal Quina ve Lillet ile oluşturulan bir içki.

La Piste Verte

Meyve suyu, votka ve bal karışımı bir içecek.

Bordeaux: Yerel şarap markası
Cote du Rhone: Yerel şarap markası
Corbier: Yerel şarap markası
Muscadet: Yerel şarap markası

Paris Gece Hayatı

Eğlence ve lüks bir araya gelince Paris’te sabahlar olmak bilmiyor. Gece hayatı için Avrupa’nın en tercih edilesi şehirlerinden biri tabii ki de Paris. Birbirinden güzel bar, pub ve gece kulüpleri ziyaretçilerini bekliyor. Paris Gezi Rehberi yazımızda Paris’te gece hayatı mekanlarını sizler için derledik.

Bastille bölgesi Paris’te gece hayatı denildiği zaman akla gelen ilk yer. Sayısız bar ve gece kulübü bulunan bu bölge her zaman kalabalık. Sabahın ilk ışıklarına kadar eğlence durmuyor.

Barrio Latina: En bilindik gece kulübü. Tam 4 katlı ve her katında farklı tarzda müzik çalıyor. Giriş ücreti 20 Euro.
Buddha Bar: İsminden de anlaşılacağı üzere içerde Buda büstlerinin yer aldığı, harika dekora sahip mekan. Pek gece kulübü havası olmasa da ortamı gayet iyi.
Duplex: Öğrencilerin vazgeçilmez mekanı. Salı günleri tüm öğrenciler burada buluşuyor. Ayrıca uluslararası öğrenciler için gece 00:00’a kadar giriş ücreti yok. Çok katlıdır. Harika müzikler ve fazlası için kesinlikle tavsiye edilir.

Şanzelize caddesinin çevresinde ve caddede bulunan gece kulüplerinin neredeyse tamamında face control ve dress code uygulaması var. Ayrıca kulüpler beklediğinizden çok daha pahalı. Queen Club, Le Club 79, Black Calavados tercih edilebilir mekanlar.

Pigalle bölgesi striptiz clublar, sex shoplar ve fazlasıyla ünlü bölgedir. Gece kulüplerinde erotizm her zaman ön plana çıkar. Aynı şekilde bölgede bulunan saunalarda da durum aynıdır. Ancak eğlence anlayışı gerçekten çok farklı.

Moulin Rouge: Büyük ihtimal daha önce fotoğraflarını gördüğünüz bu yapıda harika showlar düzenleniyor. Dansçı kızların harika uyumu ve erotizmi sanata çeviriş halini görmek istiyorsanız kesinlikle ziyaret etmelisiniz. Giriş biletleri 100-200€ civarında.
Le Lido: Moulin Rouge’a benzer konsepte sahip mekan. Yine sunulan dans şovları sizi çok etkileyecek. Sahne bir anda alevlerle kaplanıyor, bir anda havuz oluyor, bir anda buz pisti. Dans ise asla durmuyor! Giriş bileti ücreti 100€’dan başlıyor.

Diğer şehir rehberleri için Şehir Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz…

https://www.tourbulance.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/Uskup-Skopje-1-640x480.jpg

Balkanların ortasına diyebileceğimiz bir konumuyla, 500 yıllık Osmanlı geçmişiyle, çarşısı, kalesi ve Vardar Nehri’ni kucaklayan Taş Köprü ile bir Anadolu kenti gibi. Vardar Nehri’nin iki yakasına kurulmuş Üsküp, Makedonya’nın başkenti ve nüfus bakımından en kalabalık şehridir. Üsküp Gezi Rehberi yazımızda gezilecek yerler, yeme içme kültürü ve gece hayatından bahsedeceğiz.

Üsküp Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler

Balkanların ortasına diyebileceğimiz bir konumuyla, 500 yıllık Osmanlı geçmişiyle, çarşısı, kalesi ve Vardar Nehri’ni kucaklayan Taş Köprü ile bir Anadolu kenti gibi. Vardar Nehri’nin iki yakasına kurulmuş Üsküp, Makedonya’nın başkenti ve nüfus bakımından en kalabalık şehridir. Üsküp Gezi Rehberi yazımızda Üsküp’te gezilecek yerleri sizler için derledik.

Üsküp Gezi Rehberi
Üsküp Gezi Rehberi

Taş Köprü

Üsküp şehrinin armasında da bulunan Taşköprü, şehrin en önemli simgelerinin başında yer alıyor. Yapım yılı tam olarak bilinmese de 1451-1469 yılları arasında, Fatih Sultan Mehmet himayesinde inşa edildiği söyleniyor. Bazı kaynaklarda da Taşköprü’nün mimarı Mimar Sinan olarak geçmektedir.

Köprü, çeşitli kesimler tarafından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Fatih Köprüsü, Vardar Köprüsü, Dušan (Duşan) Köprüsü ve en yaygın olarak da Taşköprü (Stone Bridge) şeklinde adlandırılıyor. 214 metre uzunluğunda ve 6 metre genişliğindeki köprünün 12 kemeri vardır.

Makedonya Meydanı

Makedonya Meydanı tam anlamıyla şehrin kalbi. Şehrin bu en geniş meydanında yükselen 33 metrelik devasa Atlı Savaşçı heykeli, Makedonya’nın bağımsızlığının yirminci yılına özel olarak Floransa’da yaptırılmış. Büyük İskender’i temsil ediyor. Heykelde Büyük İskender atının üzerinde elinde kılıçla, Taş Köprü’nün diğer yakasındaki babası Philip’in heykelini selamlıyor.

Eski Çarşı / Türk Çarşısı

Osmanlı’dan günümüze kadar zor da olsa dayanmış, ayakta durmuş bir çarşı. Turistlerin en çok ziyaret ettiği bölgelerden biri. Osmanlı mimarisinin en güzel eserlerinden Mustafa Paşa Cami, Kurşunlu Han, Davut Paşa Hamamı, İsa Bey Cami ve Kapan Han gibi mimari yapılarla sanki Anadolu kentlerinden birindeymişsiniz gibi hissedebilirsiniz.

Üsküp Kalesi

Üsküp şehrinin en yüksek tepesinde, Vardar Nehri’nin kuzeyinde bulunan Üsküp Kalesi, bugüne kadar bazı deprem ve savaşlar sonucu çok defa zarar görmüş, çeşitli restorasyon çalışmalarıyla bugünkü haline gelmiştir.

İlk olarak milattan sonra 5. yüzyılda Roma İmparatorluğu döneminde inşa edildiği düşünülen Üsküp Kalesi’nin, 518 yılındaki bir depremle yıkılmasının ardından Bizans İmparatoru I. Justinian (Birinci Jüstinyen), doğduğu yere bir eser kazandırmak amacıyla kaleyi yeniden yaptırmıştır.

Şehrin önemli mimarilerinden biri olan Üsküp Kalesi, Üsküp şehrinin arma ve bayrağında da yer almaktadır. Kalenin şu anki halindeki eserlerin çoğu 10. ve 13. yüzyıla ait eserlerdir. Son olarak  Makedonya Kültür Bakanlığı Kültürel Miras Koruma Müdürlüğü, Osmanlı dönemine ait eserlerin sergilenmesi için kaleye bir Osmanlı Müzesi yaptırmıştır. Şu anda turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerden biri olan kale, 7/24 ziyarete açık durumdadır.

Milenyum Haçı

Yapımını Makedon Ortodoks Kilisesi’nin üstlendiği Milenyum Haçı, 2002 yılında Üsküp’teki Vodno Dağı’nın tepesinde açıldı. Hristiyanlığın 2000. yılı şerefine gövde gösterisi amaçlı yapılan bu dev haç, tam 66 metre yüksekliğindedir. Haçın yapımı esnasında Avrupa’daki çeşitli Hristiyan ülkelerin yanı sıra Amerika da destek olmuştur.

Dini boyutundan ziyade turistik bir yapı olarak da pek çok kesimden kendine ziyaretçi bulan Milenyum Haçı, Üsküp ve çevresinden rahatça görünebilmesi için yüksek şekilde tasarlanmıştır. 2008 yılında 8 Eylül Makedonya Bağımsızlık Günü’nde ise, haçın içerisine bir asansör yapıldı. Sonrasında da haçın yanına kafe & restoran ve hediyelik eşya satan dükkanlar açıldı.

Milenyum Haçı’na ulaşım, 2011 yılında haçın etrafına inşa edilen teleferik hattı aracılığıyla yapılmaktadır.

Rahibe Terasa Evi

1979 yılında hayırsever faaliyetlerinden dolayı Nobel Barış Ödülü alan, Hristiyan dünyasının ünlü rahibelerinden Rahibe Teresa anısına yapılan evdir. Asıl adı Gonca Boyacı’dır. 26 Ağustos 1910 Üsküp doğumludur. 5 Eylül 1997’de Kalküta’da ölmüştür. Hayırsever Misyonerler Cemaati’nin kurucusudur. 18 yaşında rahibe olmaya karar vermiş, Hindistan’daki misyonerlik faaliyetleri ile tanınan Loretto Hemşireleri’ne katılmıştır.

1979 yılında kendisine Nobel Barış Ödülü verilmiştir. Rahibe Teresa anısına yapılan evin alt kısmı müze olarak kullanılırken üst katı da bir kilise olarak kullanılmaktadır. Rahibe Teresa Evi’nin açılışı 30 Ocak 2009’da gerçekleştirilmiştir. Rahibe Teresa Evi Makedonya Hükümeti tarafından finanse edilen, kar amacı olmayan bir organizasyondur.

Makedonya Arkeoloji Müzesi

Makedonya Meydanı’nın hemen yakınında Vardar nehrine bakıyor. Mimari olarak sanki eski gibi görünüyor olsa da oldukça yeni. Üsküp 2014 Projesi kapsamında açılan yerlerden biri burası. İçerisinde çok sayıda antik, ortaçağ ve Osmanlı dönemlerine ait tarihi eser sergileniyor. Orijinali İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenen İskender Lahdi’nin bir kopyası da bu müzede sergilenmekte.

Matka Kanyonu

Üsküp’ün yaklaşık 15km güneybatısında, Treska Nehri’nin Vardar Nehri ile buluştuğu alanda yer alır. Doğa turizmi açısından Makedonya’nın en popüler noktasıdır. 5 bin hektarlık alan kaplayan kanyonun içinde yer alan Matka Gölü, ülkedeki en eski yapay göl olma özelliğine de sahiptir.

Üsküp Gezi Rehberi: Ne Yenir?

Balkan ülkeleri ve şehirleri denilince akıllara ilk olarak et yemekleri gelir. Etten, et ile yapılan yemekler meşhurdur Üsküp’te de. En meşhuru da tabi ki köftedir. Damak tadımız ile birebir uyuşan bir mutfak kültürü olan Üsküp’te denemeden dönülmemesi gereken lezzetler mevcut. Üsküp Gezi Rehberi yazımızda Üsküp’te tadabileceğiniz lezzetleri sizler için derledik.

Vegeta

Et suyuna mevsim sebzeleri eklenerek pişirilen çorbalara verilen isim.

Tavche Grace

Güveçte pişirilen kuru fasulye.

Cevapi

Koyun ya da dana kıymasından yapılan, ekmeksiz, ızgarada pişirilen bir köfte.

Pleskavitsa

Oldukça yağlı satır kıymasından yapılan bir köfte. Büyük ve yuvarlak bir şekli var. Yoğurulup hazırlandıktan sonra elle açılıp içerisine soğan konuyor ve ızgarada pişirilip servis ediliyor.

Turli Tava

Kuşbaşı etin çeşitli sebzelerle pişirilmesi ile oluşan bir çeşit türlü.

Elbasan Tava

Kuzu eti yoğurtlu sosla pişirilip servis ediliyor.

Slesko Meso

Beyaz şarap sosu ile fırında pişirilen bir çeşit domuz yahnisi.

Shopska

Soğan, domates, salatalık ile yapılan, çiğ ya da közlenmiş biber de eklenen bir salata. Üzerine yağlı bir peynir çeşidi rendelenip servis edilir.

Kachmak

Mısır ununun sıcak suya karıştırılarak bulamaç haline getirilip üzerine kızgın tereyağı gezdirilip, çiğ krema ya da yoğurtla servis edilen bir yiyecek.

Polneti Piperki

İnce kıyılmış soğan, sarımsak, domates püresi ve salamdan oluşan harcın etli yeşil biberlere doldurulup, çırpılmış yumurta ve ekmek kırıntısı bulanarak fırınlanmasıyla elde edilen bir çeşit dolma.

Ajvar

Közlenmiş kırmızı biber, soğan, sarımsak ve baharatlarla hazırlanan, kahvaltılarda da tüketilen bir çeşit meze.

Pindzur

Ajvar’ın patlıcanlı ve baharatlı hali.

Burek

Ispanaklı, patatesli, kıymalı olarak yapılan tepsi börekler.

Trileçe

İnek, keçi ve manda sütü karıştırılarak yapılan, adını da buradan alan (üç süt anlamında), üzerine karamel dökülerek tatlandırılan sütlü tatlıdır.

Kaymaçina

Daha çok krem karamele benzeyen, süt, yumurta ve şekerin fırında uzun uzun pişmesi ile elde edilen muhallebidir.

Slatko

Vişne, ayva, erik ve çekirdeksiz üzüm karıştırılarak yapılan bir çeşit marmelat.

Üsküp Gezi Rehberi: Ne İçilir?

Üsküp Gezi Rehberi yazımızda Üsküp’te tadabileceğiniz içecekleri sizler için derledik.

Strumka

Yemeklerin yanında ve sonrasında tercih edilebilen Makedonya’ya özgü içecek, armutlu bir gazozdur.

Rakija

Erikten yapılan bir rakı çeşidi.

Vranac

Çevre bölgede yetişen üzümlerden yapılan kırmızı şarap.

Savagnin

Çevre bölgede yetişen üzümlerden yapılan beyaz şarap.

Smederevka

Çevre bölgede yetişen üzümlerden yapılan beyaz şarap.

Mastika

Sert, sakız aromalı bir içecektir. Alkol oranı %45.

Üsküp Gece Hayatı

Vardar Nehri kıyısında barda oturup lezzetli içeceklerin keyfini sürebilir, çarşı içinde sokakta jazz müzik dinlerken yandaki restorandan yemek sipariş edebilir veya büyük gece kulüplerinde sabahlara kadar çılgınca dans edebilirsiniz. Üsküp renkli gece hayatı ile misafirlerini bekliyor. Üsküp Gezi Rehberi yazımızda Üsküp’te gece hayatı mekanlarını sizler için derledik.

Havana Club

Her gece farklı tarzda bir grubun sahnede canlı müzik yaptığı bir mekan arıyorsanız Havana Club tam size göre. Havana Club’ta içecekler oldukça uygun fiyatlı, müzikler oldukça kaliteli ve çalışanlar son derece sıcakkanlı.

Kino Karposh

Kino Karposh Yaratıcı partileri, harika atmosferi, sinema temalı dizaynı ve bir nebze gizli saklı konumu sebebiyle özellikle öğrenciler ve gençler arasında popüler bir mekandır. Gün içinde arkadaşlarınızla birlikte farklı tür kahvelerin tadını çıkarabilir, akşam saatlerinde kokteyl eşliğinde canlı müzik veya DJ performansları ile eğlenebilirsiniz. Hafta sonları büyük ihtimalle kalabalık olan mekanda yaz aylarında hizmet veren son derece büyük bir teras da mevcut.

La Bodeguita Del Medio

Üsküp’te türünün tek örneği olan La Bodeguita Del Medio Küba tarzına sahip bir restoran & kokteyl bar. Şehrin merkezinde Vardar nehri kıyısında yer alan restoran Türk çarşısına ve çevredeki bir çok alışveriş merkezi, müze gibi yerlere de yakınlığı ile dikkat çekiyor.

Menada

Üsküp’ün Türk Çarşısı bölgesinin en güzel mekanlarından birisi de Menada. Üsküp’te orijinal jazz müziğini canlı olarak dinleyebileceğiniz nadir mekanların başında gelmekte.

Club Colosseum

Yıl boyunca oldukça ünlü DJ ve canlı performansa ev sahipliği yapan Club Colosseum, Üsküp gece hayatı içinde en popüler clubların başında gelir. Yaz aylarında Üsküp Şehir Parkı’nda bulunan Club Colosseum kış aylarında ise tren istasyonu yakınında müzikseverlere hizmet vermekte.

Bir bölümde Nepal gecesi yapılırken diğer bölümünde Salsa gecesinin yapılabildiği mekan çok farklı eğlenceleri bir arada barındırmasıyla ünlü. Club Collosseum’un sahip olduğu Dress Code dahilinde spor kıyafetle mekana girmek mümkün değil.

Midnight Club

Midnight Club alışveriş merkezinin (GTC) bir parçası olarak Vardar nehri kıyısında bulunur. Çevresinde bulunan bir çok kafe bar ve kafeteryalar sebebiyle geceyi geçirmek için ideal bir mekandır. Merkezi konuma sahip club özellikle haftasonları ev sahipliği yaptığı DJ, canlı performans ve zaman zaman temalı partiler ile dikkat çekmekte.

Diğer şehir rehberleri için Şehir Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz…